RİTALİN’E HAYIR(1,2,3.bölüm)..

RİTALİN’E HAYIR
NO MORE RİTALİN
Dr.Marry Ann Block

Önceleri (15senelik) ev hanımı olan Dr. Marry Ann Block, 39 yaşından sonra Tıp okumaya karar verir. Bu yaştan sonra karar vermesinin nedeni de, küçük yaşlardan beri hasta olan kızını iyileştirme çabasıyla verdiği mücadeleler sonucu, kendince bu kararı
alma yoluna gitmesindendir….

Kızı  Michelle’in, 4 yaşından beri idrar yolu enfeksiyon problemi olan ve bir türlü geçmek bilmeyen bu kronik enfeksiyon nedeniyle değişik doktor ve uzmanlara başvurmuş. Uzman doktorların başlatmış olduğu ilaç tedavisi ise kızını iyileştireceği yerde, durumunun daha kötüye gitmesine neden olmuştur. Kızında idrar torbasında oluşan enfeksiyondan daha sonraları, çocukta altını ıslatma problemleride ortaya çıkmıştır. Bu nedenle uzman doktor tarafından verilen 3 değişik ilaç önerisiyle tedaviye başlanılmış. Altını ıslattığı gerekçesiyle verilen Tofranil (antidepresan ilacı ve bu ilaç Dikkat eksikliği ve hiperaktivite tedavisi için de kullanılıyor) kullanılmaya başladıktan sonra, kızının idrar yollarında daha fazla enfeksiyon oluşmasına vede yan etkiler göstermesine yol açmış.

Bir gün yazarın, okumuş olduğu bir magazin dergisinde, şu anda kızına verilen ilaçların yan etkilerinin neler olabileceğini belirten bir yazı gözüne çarpmış. Bu tip ilaçların vücutta, ciddi bir şekilde nörolojik hasarlara yol açabileceğini belirten yazı ile birlikte, yazar soluğu kendi doktorunda almış. Doktoruna bu tür şeylerin olup olmayacağı konusunda sorular sorduğunda ise doktoru ona bu tür şeylere kulak asmaması gerektiğini söyleyerek, tedaviye devam etmesini söylemiş.

Bu geçen süre zarfında kızının durumu iyileşeceği yerde her geçen gün  daha kötüye gitmeye başlamış. Anne ise endişeli görünmekle beraber, elinden ise hiç bir şey gelmemekte. Doktorun sözlerinemi, vermiş olduğu ilaçlara mı inansın, yoksa kızıyla geçirdiği 24 saat gözlemlerine mi?…

Kızının durumu iyiden iyiye ağırlaşınca, tekrar doktorunun yolunu tutmuş. Doktoru ise ona, bu ilaçları bu kadar uzun süreli kullandığını bilmiyordum diyerek derhal bu ilaçları kesmesini söylemiş. Bir hafta sonra yazar kızındaki ani değişiklikler gözüne çarpmış. Hiperaktif ve depresyon belirtileri baş göstermeye başlamış. Yerinde duramayan, kıpır kıpır, oraya buraya tırmanan kızı, bir an geliyor yerinden kalkamayacak kadar yorgun bir şekilde yerlere yapışıp kalıyormuş. Ters giden bir şeyler vardı ama ne?…

Doktoruyla görüştükten sonra, aniden kesilen bu antidepresan ilaçlarının, yan etkilerinin olduğunu öğreniyor. Kızı tekrar ilaç tedavisine yöneltilip, bu ilaçların yavaş kesilmesi konusunda karar alınılmış. Yapılan bir kaç kan testinin sonucunda ise, kızının
kan hücrelerindeki akyuvarların azaldığı  tespit edilmiş. (Bunlar verilen ilaçların bir yan etkisi, bunu yazar Tıp okuluna gittiği zaman kendi gözleriyle görüyor.) Zira kansızlık ve Lösemiye varacak derecede kızı bitkin ve hasta durumuna düşmüş…

Anne çaresiz ve endişeli… Şimdiye kadar kızının vücudunda verilen ilaçların bir sürü yan etkileri oluşmuş durumda.. Anne için büyük bir hayal kırıklığı vede verilen ilaçlara karşı güvenini yitirmiş.. Kendince bir şeyler yapması gerektiğini kavrayarak, işte kendince bir araştırma ve inceleme yoluna gider…

Bir gün bir arkadaşının tavsiyesi üzerine osteopathic( kemik ve kas bilimi ) doktoru olan Mr.Champlle ile tanışır. Zira bu doktordan çok faydalı ve yararlı bilgiler öğrenmiş. Saygı vede sevgi çerçevesi içinde kızını bu doktorun eline büyük bir güvenle teslim etmiş. Bu geçen süre zarfında da kızı iyileşip, eski sağlığına döner. Şu anda kızı Michelle ise, bütün sorun ve problemlerinden arınmış olarak, sağlıklı ve mutlu bir şekilde  hayatını sürdürmekte. Yazar bu konuda  her zaman Mr.Champple  kızını iyileştirdiği için minnettar kalacağını vurguluyor…

Ann Marry 15 senelik ev hanımlığından sonra 39 yaşında Tıp okuluna gitmesinin nedeninin, kızının başına gelenler, diğer çocukların başına gelmesin diye ve Mr. Champlle’dan da öğrenmiş olduğu faydalı bilgilere dayanaraktan, hem medical, hem de osteopathic olmak üzere 6 sene tıp okumuş.. Okulu bittikten sonra ise kendine bir merkez açarak, kendi bilgi, beceri ve tecrübeleriyle, buraya getirilen çocukları iyileştirme yoluna gitmektedir. Kızının bugün sağlıklı bir birey olarak hayatını devam ettirmesini, Mr.Champple ve onun geliştirmiş olduğu tekniklere ve de vitamin, mineral ve nutritional besinlere bağlıyor.

İşte hikayemiz ve bilgilerimiz ise böylece başlamış oluyor….

II.BÖLÜM
DEHS ENDÜSTRİSİ

Ofisime bir gün 9 yaşlarındaki Jason getirildi. Çocukluğundan beri  kronik kulak iltihabı, astım ve vücudunda kaşıntıları olan Jason, çocukları itip kalkan, ısıran, eşyalarını oraya buraya atan fırlatan, hırçın, afacan bir çocuktu… Bu arada kurallara ve okul yönetimine  karşı gelen  Jasona, okul yönetimi tarafından Ritalin verilmesi gerektiği ön görülüyor. Annesi de başına daha fazla kötü şeyler gelmesinden korkarak ilaç tedavisini kabul ediyor. Ritalin,  Jason’da fazla bir olumlu yapı sergilemesine yardımcı olmuyor. Daha fazla hırçın ve agresif bir yapıya bürünüyor. ..

Ann Marry, bu tür çocuklara bu ismi vermenin, etiketlemenin çok yanlış olduğunu, bunun sadece psikiyatrinin dış görünüş ve gözlemleriyle konulmuş bir teşhis olduğunu vurguluyor.. Ann Marry, kendi merkezinde yapmış olduğu, birtakım testler sonucu ise şu teşhisi koyuyor. Jason’da DEHS (Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite) değil, Hipoglisemi var ve bazı yiyeceklere karsı bünyesi hassas (Food sensetive) olduğunu söylüyor.  Jason’a özel bir diyet uygulanıyor. Bir süre sonra Jasonda çok büyük gelişmeler kaydediliyor. Hipoglisemi çocuğun sistemini etkilediği için, Jason zamanla çok tatlı, düşünceli, kişilik ve davranışları yerine oturmuş bir şekilde hayata yeniden kazandırılmış…. Jason’in okul problemlerime ”Learn How to Learn”  programıyla ile çözüme kavuşturulmuş. Şu anda okulda çok başarılı bir öğrenci……

Sonuç, Jasonda DEHS değil hipoglisemi ve yiyeceklere karşı hassas ve de kendine has değişik öğrenme şekli vardı.

Görüldüğü gibi, bir sürü çocuk, DEHS teşhisiyle günümüze kadar geldi ve bu gün artık bir endüstri olarak geniş bir şekilde büyümeye devam ediyor… Doktorlardan ilaç şirketlerine, Psikiyatriden psikoloğa, okul yönetiminden, öğretmenlere kadar bu zincir uzayıp gidiyor… Şirketler bunun arkasından milyonlarca dolar kazanıyor. Bu güne kadar DEHB değişik isimler adı altında günümüze kadar geldi. Bu isim ise her 5 senede bir değiştiriliyor. Bu bana çok tuhaf geliyor. Kanser her zaman kanserdir ve bu isim altında tedavi edilir. Demek ki ilaç şirketleri hala bunun bilincinde değiller. Bir sonuca hala ulaşılamamış ki, değişik bir şeyler öğrendiklerinde, otomatik olarak ta teşhisteki isimde değiştiriliyor.

DEHB için bugün Amerika’daki en yaygın tedavi şekli ilaç tedavisidir. Yaklaşık %80 DEHB çocuklar ilaç kullanmaktadırlar. Ritalin çoğunlukla kullanılan ilaçların ön sırasında yer alır. Bunun arkasından Dexedrine, Cylert, Tofranil, Norpramin, Prozac ve Paxil geliyor. Su an Addreall ve Prozac yeni şekliyle piyasalara sunulmuş ve kullanılmaya başlanılmıştır.

Ritalin’e ben su ismi vermek istiyorum. “Pediatrik Kokain” çünkü bunlar madde bağımlılığı yapan memfatamin ailesinden geliyor.. Kokain bağımlılık yaparken, Ritalin bağımlılık yapmaz diyenlere de şaşıyorum. Ritalin kanunen kırmızı reçete ile veriliyor ama kokain değil?….Ritalin sadece gösterilen belirtileri örtbas eder tedavi etmez. İlacı bıraktığın zaman belirtiler tekrar ortaya çıkacaktır.. Bu ilaçlar uzun süreli kullanıldığı sürece gerçekten  madde bağımlılığı yapıyor ve bunu küçük çocuklar üzerinde kullanmaları ise beni çok düşündürüyor….

Bütün kullanılan diğer ilaçlar gibi  Ritalin’inde yan etkileri var. Kısa süreli olan yan etkileri, iştahsızlık, büyümeyi etkileme, yüzde tiklerin oluşması, sinirlilik, depresyon belirtileri, çabuk öfkelenme, alınganlık, kalp çarpıntısı, uykusuzluk, karın ağrısı, mide bulantısı, kilo kaybı ve toksik zehirlenmeler. Uzun süreli etkileri konusunda henüz fazla bir şey söylenmiyorsa da, uzun süreli kullanıldığı sürece kalp, böbrek, ciğerler ve sinir sistemini nasıl etkilediğini bilmeniz gerekir..

III.BÖLÜM
DEHB’YI  İLAÇSIZ NASIL TEDAVİ ETTİM

Vücudunuzda  eğer bir rahatsızlığınız varsa, size bunu bir şekilde sinyal verir. Bu ise bir ipucudur. Bu nedenle  belirtileri ilaçlarla yok etmek yanlıştır. Vücudunuzun sesini dinlerseniz, size bir şeyleri haber vermeye çalışıyodur. Bana göre DEHS”nin işaretleri, genellikle bunun altında sağlıksız beslenme şekilleri yatar. Çocuğun dış görüntüsüne göre karar verip, ilaç tedavisine başlamak ise çok yanlıştır. Mesela düşünün bir gün başınız ağrıdığında aldığınız ağrı kesicilerle o an için ağrılardan kurtulursunuz ama devam eden sürekli bir baş ağrınız varsa bunu ilaçlarla yok etmeniz bence anlamsız. Vücudunuz size bir belirtiyi haber veriyor olabilir. Bu baş ağrısı belki stres’ten alerjiden veya beyin tümüründen kaynaklanabilir. Eğer her gün alınan ilaçlarla bunları örtbas ederseniz, hiçbir zaman sorunun kaynağını bulamazsınız ve kronik bir ilaç bağımlılığı kazanmış olursunuz.

Ben tedavi seklimde su 3 şeyi göz önünde bulundururum.

-Osteoloji(Osteopathic) bilimi

-Bilimsel olarak vücut nasıl ve ne şekilde çalışır

-Sağ duyu

Tedavimde öncelikle çocuğun altında yatan problemlere yönelirim. Bu yönde bir şeyler buldum mu bunun derinliklerine iner, problemin kaynağını keşfederim. Psikiyatrinin yaptığı gibi, ilaçlarla örtbas etme yoluna gitmem. Benim düşünceme göre toplum olarak bugüne kadar çocuklarımızı etiketlemekten, ilaç sunmaktan başka bir şey yapılmamış…

DEHB’nin altında yatan sebepler şunlardır.

1- Hipoglisemi

2- Alerj

3- Öğrenme yetersizliği

4- Triod bezleri

5- Sağlıksız beslenme

Osteoloji eğitimi, insanin sinir ve bağışıklık sistemi üzerinde yoğunlaşarak, insan vücudunun nasıl çalıştığını anlatan bir bilim dalıdır. Benim bu konuya yaklaşımım, osteoloji teorisine bağlı olarak, vücudun altında yatan nedenleri bularak vücudun kendi kendini iyileştirme temelinde yatar. Bir vücut için magnesium çok gerekli bir elementtir. Eğer vücutta yeterli miktarda yoksa, vücut doğru ve gerekli şekilde çalışmaz…

Doktorlar Tıp okulunda küçükte olsa beslenme dersleri alırlar ama geniş kapsamlı değildir. Onlara daha çok ilaçları öğretirler, bu nedenle doktorlar ilaç dışında diğer tedavi yöntemlerini ret ederler. Ama artık bugün değişik bir sürü tıp problemleri patlak vermeye başladı. Bu nedenle hayat tarzımızı değiştirmemiz gerekiyor. Biliriz ki yüksek tansiyonu ilaç alarak normale düşürebiliriz ama ilaçları kestiğimizde,  yediklerimize dikkat etmeksek tekrar tansiyonumuz yukarı fırlayacaktır. Bunun altında sağlıksız beslenme yatar. Öncelikle bu konunun altına eğilmek gerekir. Sağlıklı bir şekilde beslenildiği takdirde bu problemlerde ortadan kalkacaktır.. Sağlıklı beslenmekte vitamin, mineral ve yararlı maddeler dolu besinleri almakla olur.

Her zaman için hastalarımı büyük bir sabır ve titizlikle dinlerim. Nedenine gelince, aileler çoğu zamanını çocuklarıyla geçiren kişiler ve benden daha çok, onlar iyi tanırlar çocuklarını. İnanıyorum ki beraberce işbirliği yaparsak, çocukların altında yatan problemleri beraberce bulmuş oluruz… 

About these ads

~ tarafından hiperaktifcocuklar Kasım 8, 2006.

154 Yanıt to “RİTALİN’E HAYIR(1,2,3.bölüm)..”

  1. bilgilerinizi bize aktardığınız için çok teşekkür ederim. benim kızıma hiperaktivite ve dikkat eksikliği teşhisi kondu ve ritalin verildi. ilacı almadan önce araştırma yaptım.artılarını ve eksilerini karşılaştırdığımda eksileri çoğunluktaydı.dolayısıyla ilacı almadım.anlamadığım bu ilacın bu kadar kolay doktorlar tarafından nasıl yazıldığı.öğrenmiş oldum ki sağlıksız beslenmenin, troid bezlerinin(ki hamilelikte troid bezlerim çok çalıştığından ilaç kullanmıştım),alerjinin ki alerjik yapıya sahibim ve kızımda da var emin değilim ama .kısacası hemen doktara gidip tahlil yaptıracağım ve sizlere çok teşekkür ederim beni bu konuda aydınlattığınız için.

    • yorumu çok önceden yapmışsınız ve büyük bir ihtimal okuyamayacaksınız ama ilacı ben de kullandım ve ilacın ne kadar yan etkileri olursa olsun akademik başarım için çok önemli adımları atmamı sağladı. ancak ben concertayı öneririm hem günde tek doz kullanılabilir hemde ritalinden daha etkilidir. teşekkürler

  2. Benim de 7 yaşına basacak kızıma DEHB( DİKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU) teşhisi 9 Eylül üni.çocuk psikiyatrisi ve psikoloğunca kondu.Yeni çıkan bir ilaç olan CONCERTA(METİLFENİDİDAT İÇEREN) kullanmam istendi.Kızımın hareketlerinde bir kısıtlama olmadı ama konsantresi arttı ve sürekli konuşur oldu.Ayrıca elle temas olayı çok fazla.Tikleri ilk gün oldu(ağız şapırdatma) sonra geçti ama iştahsızlığı özellikle öğlenleri olmaya başladı.Olumlu gelişmeler oldu mesela resim yeteneği ön plana çıktı,kursa verdim ve yarışmalarda derece almaya başladı. Bedeni el ve kol hareketleri geç geliştiğinden bu sene ilkokul 1 nci sınıfa göndereceğim.Bir de karın ağrılarından şikayet ediyor.Tüm benzer sorunları olan ebeveynlere tavsiye ederim.Gerçekten bu çocuklar özel ve sıra dışı lütfen onlarla bir kişi yakından ilgilensin ve yalnız bırakmasın çünkü ihtiyaçları var.Ayrıca bu çocuklarla yaşam çok güç olduğundan anne ve babalarında psikolojik yardım alması gerekli diye düşünüyorum.Hepimize allah sabır ve dirayet versin….

  3. benim 13 ya_1nda bir olum var olumda devaml1 sinir ve öfke var.okulunda arkada_lar1yla uymsuzluu devaml1 _ikayet.psikiyatriste gittik.oluma ritalin verdi.
    bir süredir kullan1yoruz.
    ama arast1rmalar1ma göre doru deil ne yapaca1m1 _a_1rd1m bunlar1da okudum tamamen _üphede kald1m
    denemek için 2 gün ilaç vermedim.çok daha kötü oldu had safhada sinir.bu kadar yan etkileri olan bir ilac1 doktorlar1m1z nas1l rahatl1kla yaz1yolar çözemedim ve ara_t1r1yorum

  4. Sevgili nazo hanim,

    Eger ilac tedavisie basladiysaniz, lutfen doktorunuza danismadan kendi basiniza ilaci kesmeyin. Cunku doktor kontrolu olmadan, aniden kesilen ilaclar sonucu cocugunuz depresyona girebilir veya durumu daha kotuye gidebilir, bilginize sunulur!!..

    Madem ilac tedavisine basladiniz.. Oncelikle bu kullandiginiz surec icerisinde cocugunuzun uzerindeki olumlu ve olumsuz gelismeleri bir yere not edin ve aldiginiz neticeye gore, tedaviye devam edip veya etmemek ise size sadece sizin karariniz olacaktir.

    Yukardada belirttigim gibi doktorunuza sormadan lutfen kendi basiniza ilac tedavisini hemen kesmeyin yoksa cocugunuzun durumu daha kotuye gidebilir.

    sevgiler
    Hulya

  5. http://hiperaktivitece.wordpress.com/2006/11/08/ritalin%E2%80%99e-hayir123bolum/

  6. Merhabalar, 7 yaşındaki oğlumun okulunun ilk senesindeyiz. Okula uyumsuzluk sorunumuz var. Düşünmeden itiyor ve kavga yönü kuvvetli. Hiperaktif olabileceğini söylediler. Oğlum düz duvara tırmanacak yada heryeri karıştıran bir çocuk değil. Ama bir şeylerle uğraşır boş durmaz. Bense daha çok öfke kontrolü sorunu yaşıyor. Ben ve babası çalışıyoruz ve çok yoğun tempoda evet demek zorunda kaldığımız iş hayatında sabırsızlığımız ve yorgunluğumuzla bağırabileceğimiz yegane varlık çocuğumuza bunu bizde öğretmiş olabiliriz diye düşünüyorum.

    Ön araştırmam sonucunda ise Hiperaktiflik teşhisinin çocuğa gerekli gözlemler yapılmadan ve çok objektif olmayan testlerle ilk yapıştırılan damga olduğu izlenimine vardım. İlacın kullanımıyla ilgili zıt görüşleride biliyorsunuz. Derdim ilaç kullanmayı son çare düşünen bir uzmandan istanbulda destek almak. Nereye nasıl gitmeliyim. Bana yol gösterir misiniz?

    Birde ben bu ilaç tedavisinin yanısıra çocuğa kontrolü öğretmenin başka yollarının olduğunu ve bunun için ebeveynler olarak bizlere destek veren bizi bilinçlendiren dernekler yada psikoloji klinikleri varmı? (Çocuk konusunda Psikolojik destek almak günümüz koşullarında oldukça pahalı ama bunu klinik şeklinde uygulayarak daha uygun maddi imkanlarla sunan yerler varsa nasıl ulaşabilirim?)

    Çok şey sordum değil mi? Şimdiden teşekkürler

    Birde bu tür ailelerin buluştuğu bir organizayonlar varsa bilgisi olanlar bana bilgi verebilirlermi?

  7. Sevgili Sumbul Hanim,

    Kafanizda beliren soru isaretlerini, bir anne olarak cok iyi anliyorum.. Tabiiki bir ebeveyn olarak once etraflica arastirmak bizim en dogal hakkimiz..:))

    Bahsettiginize gore cocugunuzun ilk senesiymis okulda(sirf cocuklari itip, kalkiyor veya kavga ediyor diye cocuk hiperaktiftir demek cok yanlis.. Hiperaktif cocuklarin okuldaki baslica sorunu derslere odaklananama durumu, bunun yanisira duzensiz olmalari, unutkan olmalari, dusunmeden ani yapilan hareketleri, derslere karsi buyuk bir ilgisizlik vs..gibi nedenler cogaltilabilir..) Onun boyle davranislar sergilemasine neden olacak bazi problemler olabilir.. Oncelikle bu konuda odaklanip, neden boyle davranislar icerisine girdigini tespit edin.. Psikologlar bu konuda konusma yoluyla, oglunuzdaki bu davranis problemlerini cozebilirler. Kimbilir belkide bizden yani evin icinde kaynaklanan bir sorun cocugunuza yansiyabilir, oda boyle bir davranis yolunu secebilir.. Oncelikle bir psikologla gorusup, cocugunuzun altinda ne gibi nedenler yatiyor bunu ogrenin??..

    Ben yurtdisinda(amerikada) yasadigim icin, uzgunum size Turkiye konusunda yardimci olamayacagim..:))

    Ama sormak istedikleriniz olursa ben her zaman burdayim, cekinmeden sorabilirsiniz..:))

    sevgiler
    hulya

  8. Çok teşekkürler bilgiler için çok sağolun.

  9. merhaba Sümbül hanım;
    oğlum 8yaşında ve ilkokul 2.sınıfa gidiyor yaklaşık 4senedir Adana’daki üniversite hastanesine tedavi amaçlı gidiyoruz.Ancak ilaçlı tedaviye ancak geçen sens geçtik.daha öncelerde kreş gibi öneriler seminer ve çeşitli kitap tavsiyeleriyle davarnışlarını düzeltmeye çalıştık.geçen sene ritalin kullanıyorduk.ilaçtan fayda hiç görmedik.buna karşın doktorumuz concerta 18mg’lık ilaca başlattı.bu ilaçtan sonrada oğlumda takıntılı hareketler gözlemledim.ayağını sürekli tek ritmde yere vurmaları garip el hareketleri.ilacı 1 ay kadar kullandık.ancak ilaçtan olduğunu kesinleştirmek için 1hafta kadar ritalin verdim.daha önceki kulanımda da çok sık olmamakla beraber oğlumun altına kaçırmaya başladığını gördüm.ritalinde 1senelik kullanım sürecinde ayda ortalama 5 kez olurken;bu son 1 haftada da 2 kez olunca ritalin etkisi olduğu hakkındaki fikrim teyit edilir gibi oldu.ritalin’in böyle bir etkisi var mı?
    ritalinin etkisiz kaldığı durumlarda concerta veriliyor burada onun da ritalin gibi yan etkileri var mı?bilgilendirirseniz çok sevinirim…

  10. Sevgili Ebru Hanim,

    Asagida ingilizce olarak concerta ilacinin yan etkileri belirtilmistir. Hiperaktivite tedavisinde kullanilan her ilac gibi concerta’ninda yan etkileri var. Hatta yazilanlara gore sirf belirtileri kontrol altina almak icin kullanildigi yazilmis. Kisaca asagida belirtilen yan etkileri soyle siralanmis.. Karin agrisi, sinirlilik, uzgun olma hali, uyusturucu bagimliligi, bas donmesi, uykusuzluk, bas agrisi, bas donmesi, tiklerin olusmasi, kusma. sinusut, solunum yollari hastaliklari, alerjik reaksiyonlar, istahsizlik, tansiyonun yukselmesi ve halisinasyon gorme gibi belirtileri asagida siralanmistir.

    Concerta Side Effects include:
    _ abdominal pain
    _ aggravation, nervousness, hostility, sadness
    _ drug dependence
    _ dizziness
    _ headache
    _ tics
    _ insomnia and prolonged sleepiness
    _ loss of appetite
    _ increased coughing, sinusitis, upper respiratory tract infection
    _ vomiting
    _ allergic reaction
    _ increased blood pressure
    _ psychosis (abnormal thinking or hallucinations).

    sevgiler
    hulya

  11. merhabalar,10 yaşında oglum var.hacettepe de dikkat eksikligi teşhisi konuldu,ritalin yazdılar,kullanmakta endişelıyım.çocugum biraz hareketlı ama daha zıyade günlük hayatta unutkan; örnegin okulda eşyalarını çok unutması,ögretmenı de şımarık ve derste bazen başka şeylerle ilgilendıgını,resım çizdigini söylüyor…ayrıca 5yaşında trafik kazasından dolayı dılınde kekemelık oluştu,zaten hastaneye göturme sebebımız de buydu,ama dikkat eksiklıgıyle karşılaştık..lütfen yardımcı olurmusunuz? şimdiden teşekkürler..

  12. merhabalar concerta konusunda da aynı şey geçerşi mi şu an tüm değerlerim fırladı ne yapacağım!!! bana yardım edin lütfen!!

  13. çok yiyen çok hareketli (derslerden dolayı ev içinde hareketliyim) ve biraz egzersizden uzun süre uzak kalmış concerta kullanıcısıyım. conceerta hyperaktivitemi arttırdı. ama dikkatim bir anlık 3-4 saat artıyor. çok zevkli :) pür dikkat olabilmek. çok alışkın değiliz dikkatli olmaya biz ADHD ler bilirsiniz. herkes sağlığının kıymetini bilsin.sigara kullanınca hemen ciğerlerim iltahaplıyor nefesim daralıyor. şu ara içmiyorum. gözlerim yaşarana kadar öksürünce haliyle kalp ve diğer organlara yük biniyor. o sırada konsentra dolayısıyla uçuyor oluyorum. tansiyon havalardaa.. bu öksürük sırasında vücudumda bir pınta oluşup atarsam felç olabiliyorum diye düşünüyorum. ben bu hapı kullanmazsam daha da adam olamayacağım, kullanırsam da öleceğim gibi duruyor. saygılar

    kocaeli

    kullandığım dozaj 54 mg/günlük

  14. Lutfen cocuklariniza bu ilaclari icirmeyin,cok dua edin,sevkatle,sabirla zamanini bekleyin,gececektir insaallah,icmeyen 1,icen 1000 pisman anladigim kadariyla…

  15. Sevgili Refika Hanim..

    Caresizliklerinizi o kadar iyi anliyorumkii.. Ilac versekmi yoksa vermesekmi hesabi diye bir ikileme dusmek??.. Ilac kullanmadan sececeginiz yol cok uzun ve sabir isteyen bir yol.. Diger yandan ilac tedavisini sectiginizde ise ister istemez bir suru yan etkileri sozkonusu.. Zaten bu tur cocuklarin sorunu daha cok okulda cikiyor.. dersle ilgienmiyorlar, derslere odaklananama, odaklamadigi zamanda dersten cani sikilan cocugun, durmadan ilgisi olmayan konularla dersi bolme veya sinifi kaynatma durumu cok goruluyor.. Ogretmen ogrenciden sikayetci, ogrenci ogretmeninden sikayetci.. kendince iki kisi arasinda ister istemez bir zitlasma basliyor.. Bunun yaninda cogu zaman unutkanlik ve daginik olma halleri, soz dinlememeleri, simarikca hareket etmeleri, hem evde, hem okulda sikca goruluyor. artik arka arkasina sikayetler boylelikle baslamis oluyor..:))

    Ilac kullanmadigim icin inanin bende bilmiyorum, kullanildigi taktirde uzerindeki belirtileri ne kadar yok ediyor, her cocukta ise degisik degisik yan etkilere yol aciyor.. Uzman olmadigim icinde sizi yanlis yone dogru yonlerdirmem olmaz.. Okuyup bilgilenin ve kararinizi kendiniz verin..:))

    sevgilerimle
    hulya

  16. Sevgili Mehmet Ali Ozdemir,

    Inan soru seklini anlayamadim, tum degerlerim firladi bana yardim edin demekle neyi kastettin??.. Eger ayrintili yazarsan yardimci olmaya calisirim..

    sevgilerimle
    hulya

  17. merhaba,
    benim oğlum 5,5 yaşında. 2 yıldır yuva ve anaokulu öğretmenleri DEHA sendromundan şüphe ettiklerini dile getirmekte. 2 psikolog ve bir psikiyatrist ile görüştük. ilkokul 1. sınıf itibariyle tam tanı koyabiliriz ve olmazsa ilaç tedavisi başlarız diyorlar. hatta “gözü görmeyen nasıl gözlük takıyorsa, buda öyle birşey” diyerek ilacı ve yan etkilerini minimize ediyorlar. ikna değilim! sürekli internetden alternatif araştırıyorum. ve sanırım bir sonuca ulaştım: istanbul’da yaşam sağlık merkezi. web sayfasıda var. yasamsaglik.net (dr tanju süreli. eeg ve tova yöntemleriyle beyin haritasını çıkarıyorlar ve nerofedback ve biofeedback yöntemlerini kullanıyor.) ben bunu denemek istiyorum. ilaç hariç herşeyi deneyeceğim. gücüm yettiğince bunu yapacağım.

  18. Sevgili g.o.e,

    Size oncelikle Turkiye’dede satilan su kitap’in ismini vermek istiyorum.. Kitap’i ismi “Satilik Hastaliklar” Yazari ise “Ray Moynihan ve Alan Cassel”.. Kitap’in tanitim yazisinda kisaca su notlar gecilmis; “Yüksek Tansiyon, Depresyon, Yüksek Kolestorol, Kadınlarda Cinsel İşlev Bozukluğu, Menopoz, Sosyal Anksiyete, Dikkat Eksikliği Sendromu, Osteopotoz, Orritabl Bağırsak Sendromu, Regl Öncesi Disfotik Bozukluk

    Aslında hasta değiliz!

    İlaç devleri pazarlama illüzyonuyla ‘hepimizi hasta etmek’, her sağlıklı insana ilaç satmak istiyor.

    Bu kitapta uydurma hastalıkların profesyonellerce yaratılıp bu hayalin nasıl topluma pazarlandığını okuyacaksınız. Bu uydurma hastalıkların tedavisi için yan etkileri bol kimyasalların insanlara nasıl milyar dolarlar karşılığı içirildiğini çok açık bir şekilde göreceksiniz.

    Ve soracaksınız kendinize. Acaba ben de ilaç firmalarının tuzağına düşenlerden biri miyim?

    500 milyar dolarlık cirosu ile ilaç sektörü, dünyada üçüncü en büyük ’sektör’ konumunda. Ve bu dev sektör ‘malını’ pazarlamak için her yolu deniyor.100 binlerce kişilik ilaç tanıtım elamanı ordusu, yine binlerce kişiden oluşan ‘reklam-PR-manipülasyon’ ordusuyla işbirliği yaparak bizleri şuna inandırmaya çalışıyor: ‘Aslında hepiniz hastasınız’

    Dünyayı ilaç bataklığına çevirmek isteyen profesyonel hastalık satıcıları insanları zayıf noktalarından vurmaya çalışıyor.

    Günlük hayatın sıradan iniş çıkışlarını mı yaşıyorsunuz? Yafta hazır; psikiyatrik hastalığınız var.

    Ya da çocuğunuzda ergenlik çağının basit gerilimleri mi var? İlaç şirketlerine göre bu da tedavi edilmesi gereken bir hastalık. Üstelik insanı intihara bile sürükleyecek yan etkilere sahip ilaçları ömür boyu kullanarak…

    Liste uzayıp gidiyor…

    Okudukça şaşıracaksınız ve sinirleneceksiniz. İlaç endüstrisinin üzerinde incelikle çalıştığı hastalık tuzaklarının tamamını bulacaksınız. Hastalık uydurup köşeyi dönenleri yakından tanıyacaksınız.

    ‘Bu kadar da olmaz’ diyeceksiniz. ‘Sağlıklı insanlar üzerinde bu kadar da oyun oynanmaz’ diyeceksiniz.

    Bu tanitim yazisini okuyunca, simdiye kadar benim hazirlamis oldugum yazilarla daha bir ortustu.. Ana fikir hemen hemen ayni.. Kendinizce arastirmadan, sorunlarin altinda baska baska nedenler yatabilecekken, bu hazirlanmis etiketi hemen cocuklariniza vurdurmayin, hemde kolayi secmeyin demek istememdi..

    Diger taraftan herkesin faydalanmasi acisindan sizlere bir link daha verecegim.. Site ingilizce ama cok guzel her ay update yapan yeni careler sunan, alternative yontemleride sunan benim cok begendigim bir site.. Hatta dergilerine abone olup, her ay alabilirsiniz.. diger yandan forumlari var, aileler ilac kullanip, kullanmama konusundaki tartismlarini iceriyor.. Kimisi memnun, kimisi memnun degil.. En azindan yazdiklarindan, tartisma konularindan, yasadiklari yan etkilerinden hepsi acik acik bahsediyorlar.. Her zaman istatistiklerden cok, gercekte yasanan tecrubelerden faydalanmak iyidir.. sitenin adresi http://www.additudemag.com

    Buna ek olarak sitede eger okumak isterseniz, nerofeedback ve biofeedback yontemleri ile ilgili hazirlamis oldugum bir yazida bu sitede mevcuttur..

    Eger sorulariniz olursa yine ben burda olacagim sizler icin!..:))

    sevgilerimle
    hulya

  19. merhaba ben hande kardeşim2.sınıfa gidiyor ve dikkatsizlik var ne yapmamız gerekiyor hiç bilmiyorum hala tam olarak okuyamıyor doktor ritaline hapını verde kısa bi zaman kullandı ama pek etkisi olmadı ne yapmamız gerekiyor yardımcı olursanız sevinirim zaman ilerlemeden biran önce kardeşim için doğru yolu bulmak istiyorum acil cevabıızı bekliyorum.

  20. Sevgili Hande,

    Ilaclar tek basina cozum degil inan, cogu zaman verilen ilaclar gorulen belirtileri ortbas eder, alinan ilaclar konstre olmasini saglar ama yine burda kardesinin extradan ders calismaya veya ogrenmeye ihtiyaci var.. Eger zamanin olursa oncelikle sitedeki yazilarin iceriklerini oku ve kendini kardesin icin bilgilendir..

    Benim sana tavsiyelerim nelermi olabilir??.. Oncelikle kardesinin beslenme listesini gozden gecirin.. Konstre artirici yiyeceklere yonlendirin.. Ayrica bu tip cocuklarin ogrenme sekilleri cok degisik oluyor.. Ona derslerini sevdirecek sekilde oyunlar hazirlayarak ogretebilirsiniz veya bilgisayariniz varsa okuma yazma ile ilgili cok guzel ogreten programlar var, oyun seklinde olan bu programlarla eminim cok istekli bir sekilde ogrenme istegi gelisecektir.. Kolay gelsin size!!.. Sormak istediklerin olursa ben yine burda olacagim..:)

    sevgilerimle
    hulya

  21. merhaba
    benim 15 yasinda gymnasium 3.sinifa giden bir oglum var
    yapilan testlere gore dikkat eksikligi(add) oldugu anlasildi.oldukca zeki vede okulunda ciddi tek istegi tip okumak.fakat sirf unutkanliktan ve daginikliktan dolayi okulu tehlikeye girdi .bu gidisle hayallerinden gunde en az 5-6 saat ders calismasina ragmen vaz gecicek yada doktorun onerdigi ritalini deniyecegiz .fakat bunun icin cok korkuyorum lutfen bana bir fikir verin ne yapmaliyim hala bilemiyorum .tesekkurler

  22. Merhaba Deniz Hanim,

    Bir annne olarak teruddutlerinizi cok iyi anlayabiliyorum.. Ozellikle cocuklarin okulda basarili olmalari soz konusu olunca bu teredutler ve ikileme dusmeler daha cok ortaya cikiyor..

    Gerci siz oglunuzla ilgili fazla bir sey yazmamissiniz?.. Okulda nasil??.. ders notlari nasil?.. okulda arkadas iliskileri nasil?.. Bu dikkat daginikligi simdi bu yaslarda teshis edilmis?.. Daha once yine bu tip sorunlari vardimi??.. Oncelikle bir anne olarak gozlemlerinizi, yasadiklarinizi bana yazarsaniz sorunlarin cozumlerine beraberce adim atmis oluruz..:))

    Genelde doktorlar ritalin ve buna benzer ilaclari cocuklar kucuk yaslardayken oneriyorlar.. nedenide bir nevi agac yas iken egilir kavrami.. yani kucuk yastaki cocuklarin beyinlerini bu tip kimyasal iaclarla daha ileri vakkalara ilerlemeden tedavi edebiliriz mantigiyla hareket ediyorlar.. Verilen ilaclar soyle ise yariyor, cocuk derslerine guzelce odaklanabiliyor, derslerini yapiyor.. tabikii bu ilaclari aldigi surece ise yariyor, birakinca yine bu belirtiler on plana cikiyor.. Simdi siz 15 yasindaki oglunuza simdiden baslayacaginizi dusunursek(lise ve tip okulunu okuyacagini varsayarsak)nerden baksaniz, cocugunuzun iyi bir sekilde odaklanip, derslerini calismasi icin 10 sene boyunca surekli bu ilaci kullanmaniz gerekecektir.. Bu on sene zarfinda bu ilacin uzun vadedeki yan etkileri neler olacak bunuda goz onune almak gerekir…

    Bazen sitemize Tumerkan isimli bir arkadasimiz katilir ve gozlemlerini, yasadiklarini paylasir bizimle.. Kendisi yillardir kullanmis, kullandigi surece derslerinde basarili olmus.. Gecenlerde doktoru artik birakmasi gerektigini soylemis, oda bize biraktiktan sonraki gozlemlerini paylasti.. Anlayacaginiz tekrar basa donus olmus, yine daha onceki yasadigi belirtiler on plana cikmis.. Umarim Tumerkan bu mesaji gorur, belki onunda size soyleyecegi seyler veya eklemek istedikleri olabilir..

    Sizden ricam oncelikle bu sitedeki yazilarin iceriklerini okuyarak bilgilenmeniz ve daha sonra ne yapmaniz gerektigine ise siz kendiniz karar vereceksiniz.. Cocugunuzun beslenme listesini gozden gecirin ve cocugunuzun konstre olmasi icin, konsantre artirici besinlere yonlendirin, daha once herbal ilaclardan denedinizmi?.. Omega-3 urunleri, balik yagi vb.. seyler..

    Bu arada sorunlarinizi ozelden yazmak isterseniz herkes icin e-mail adresim hozarmca@yahoo.com

    sevgilerimle
    hulya

  23. sevgili Hulya hanim
    oncelikle cevabiniz icin size cok tesekkur ederim.yalniz olmadigim hissini verdiniz bana.size kisaca oglumdan bahsedeyim.ilk okulu sinif birincisi olarak bitirdi,12 yasinda keman ogrenmeye basladi 6 senelik keman egitimini 3 senede tamamladi su an hem keman hemde piano dersleri aliyor.konservatuardan sinavsiz egitim almasi icin teklif ettiler
    fakat daha once yazdigim gibi doktor olmak istedigi icin muzik egitimine disardan devam ediyor.zaten anlayamadigimda o nasil olurda bu kadar unutkan bir cocuk yuzlerce notayi akilda tutabiliyor.ayrica ruzgar ve dalga surfu yapiyor bunlarin hepsini okul disinda hobi olarak yapiyor.ilk okulda ev odevi olmadigi icin 12 yasina kadar bir tek gun dahi birsey fark etmedim
    yani okula kendim goturup getiriyordum kitap defter gerekmedigi icin hersey yolundaymis gibi gozuktu(burada ilkokulda ev odevi verilmiyor).orta okula basladigi ilk hafta malum sorunlar basladi.ben boyle bir hastaligin oldugunu dahi bilmedigim icin anlayamadim oglumu.3 sene stresle gecti bunun disinda okulda hicbir uyum sorunu yok arkadaslariyla cok iyide vakit geciriyor 2 ay once bu basitmis gibi gozuken unutkanligi psikologa sormaya karar verdim.cunku derslerini etkilemeye basladi. bu gidisle sinifta bile kalabilir anlamadigindan degil,sinavda cevablarin yarisini yazmayi unuttugundan bu sorunlar.test yaptilar
    sonuc add vede care olarak onerdikleri ise ritalin yan etkilerini okudukca esimle ben gunlerdir uyuyamiyoruz ilaca baslarsak dediginiz gibi yillarca kullanmasi gerekecek sonrasini kimse bilemiyor kullanmazsak kariyer hayati baslamadan biticek ve daha kendisi hicbirsey bilmiyor.bu karamsarlik icinde bir isik ararken sizin sitenizi gordum .burada yazili olan her kelimeyi okudum .su beslenme konusunu bana biraz daha acarsaniz sevinirim.ayrica “mind map ” denilen hafiza egitimi kursuna yazdirdim gelicek ay gidicek sonucu sizlerle paylasicam .

    tekrar tesekkurler

  24. Sevgili Deniz Hanim,

    Anladigim kadariyla sizde benim gibi yurtdisinda yasiyorsunuz(burda pek ev odevi verilmiyor deyisinizden anladim)..:)) Benim bu sitedeki yazilari paylasmamin nedeni, caresizlik yasayan ebeveynlere bir bilgi akimi sunmak ve caresizliklerine bir nevide olsa on ayak olmak istedim cunku zaman zaman bende bu caresizlikleri yasadim, yasiyorum!!.. Her eyden once sunu soylemek istedim, Yyalniz degilsiniz, siz, biz gibi bir suru aile bunu yakindan yasiyor, ozellikle teknolojinin degisimiyle birlikte, cocuklarda buyuk bir degisim yasiyorlar.. sagimiz elektronik, solumuz elektronik hesabi, sagliksiz urunler, her yer soda ve sekerli yiyecek urunleriyle kaplandi, ister istemez cocuklarin beyinlerinide etkiliyor, sosyal olarak tembellesen bir toplumla karsi karsiyayiz…:))

    Aslinda oglunuzun bu kadar notayi ezberinde bilmesi sizi hic sasirtmasin.. Cogu zaman tembel, ise yaramaz, daginik, diye adlandirilan bu cocuklar aslinda istedikleri dalda cokta zekiler ve basarililar sadece okul dersleri onlara cok sikici geliyor.. Gordugum kadariyla enerjisini harcamak icin sosyal aktivitelerinide hic ihmal etmiyor, aferin ona..:))

    Oncelikle cocugunuza verebileceginiz kadar sevgi ve ilgi verin. Baska cocuklarla kiyas etmeyin, gereksiz yere elestirmeyin sen neden boylesin diye.. Sonra cocugunuzun beslenme listesini elden gecirin.. Vucutta seker ve sekere cevirecek besinlerden uzak tutmaya calisin.. Cocugunuzun beslenme listesini protein ve fatty acid icerene omega-3 urunleri iceren(balik, balik yagi, badem, keten tohumu vs..) besinlere yonlenin.. Birde cocugunuzun alerjik yapisi varmi?.. Kucukken cok kulak iltihabi gecirdimi?.. Bazen bunlar bile tetikleyici nedenler olabiliyormus!..

    Lutfen uzulmeyin ve karamsarliga kapilmayin.. Boyle ilgili, onu dusunen bir annesi oldugu surece eminim oglunuz cok sansli.. Birde eklemek istedigim cocuklar ergen yasina girincede cok buyuk degisime giriyorlar.. Mesela onceden hoslandigi seyi, sonra yapmak istemiyorlar, bir bos vermislik tavirlar cikiyor. Okulda bu sorunlari yasamasi ve stresse girmeside bu yonlu olabilir..

    Benim oglum su an 18 yasinda, eskiye gore biraz daha duruldu.. Benimki ADHD’i olani(kesinlikle ilac kullanmadim).. Okulla hic alakasi olmadi, olmayacakta bende bu nedenle isin acikcasi cokta zorlamadim onu. Lise bitti, artik hayat onun!!.. Ne istiyorsa, neden mutlu olacaksa, ne tur bir is istiyorsa onu yapsin.. Bana sadece bir anne olarak onu desteklemek dusecek!!..:))

    Ara sira gozlemlerinizi bizimle paylasmak bizide cok memnun eder.. Bilgi paylasiminiz ve yasanmisliklariniz diger ailelerede yol gosterir diye dusunuyorum..:))

    Sevgiyle Kalin,
    Hulya

  25. Sevgili Deniz hanim,

    Sitede beslenme listesi ile ilgili verecegim linkten okuyup, bilgilenerek yararlanabilirsiniz!.

    http://hiperaktivitece.wordpress.com/2006/11/09/12-etkili-yontem1/

  26. yanlız olmadığımı anlamak hem sevindirdi hem üzdü beni..kimsenin böyle çelişkili (özellikle çocuğu konusunda) olmasını istemem.28 yaşındayım 8 yaşında bir oğlum var.şu an 2, sınıfa gidiyor ve çok akıllı yaratıcı düşünceli vicdanlı sorumluluk sahibi hevesli bir çocuk olmasına rağmen dikkat eksiliği var.evde o kadar değil ama öğretmenine göre kendi dikkat etmediği gibi arkadaşlarınında dikkatini dağıtıyormuş.1. sınıfta bu kadar değildi.herkes toplamayı öğrenirkewn oğlum çarpmaya geçmişti.şöyle de bir durum var.ne yaparsa yapsın sınıfta.öğretmeninin ne anlattığını noktasına kadar anlatıyor.ama öğretmeni dinlemediğini iddia ediyor.1 hafta önce doktoro gittim.1 saat oğlumla 20 dk benimle görüştü.bir hafta sonra çizimlerle teste tabi tutacağını ve sonrada ilaca başlatacağını söyledi.teste tabi tuttu ve çıkan sonuçta DEHB denildi.ritalin yazdı.herşeyden önce yan etkilerini kendisi anlattı ama inanılmaz tedirginim..özel hayatımızda çok fazla bi sorunumuz yok.henüz 8 yaşında bir çocuk 18-19 yaşında olgun bir delikanlı gibi davranmasını bekleyemem.ben çalışıyorum vede oğlumu yanlız büyütüyorum.inanılmaz ilgili ve düşkünüm ona.ne yapacağım bilemiyorum.yorumlarınızı okudum.kullanmamammay karar verdim ama hala sinsi bir ikilem var.çok geriliyorum :(

  27. Sevgili Fatos Hanim,

    Oncelikle aramiza hosgeldiniz.. Icinde bulundugunuz ikilemi yani kullalnip, kullanmamaktaki tereddutlerinizi bir anne olarak cok iyi anliyorum.. Dolu bardaga dolduruyorsun olmuyor, bosa dolduruyorsun olmuyor hesabi..:))

    Yazdiklarinizi dikkatlice okudum.. Oncelikle bu sitedeki yazilarin butun iceriklerini okuyup, guzelce bir bilgilenin.. Belki cocugunuzda gozlemleyemediginiz bir neden bunun tetikleyiciside olabilir.. mesela ornek vermem gerekirse; cocugunuzun alerjik bir yapisi varmi?.. eger varsa solunum yollarimi yoksa besinleremi alerjisi var?.. beslenme sekli nasil?.. genelde en cok sevdigi seylerimi tuketiyor(seker, cola, sekerli yiyecekler ve icecekler, karbonhidrad’li besinler vs…)
    sitede bu yonde alternative yonden cozum ureten yazi icerikleri mevcut.. oncelikle bunlari bir okuyup, sonra oglunuz uzerindeki gozlemleri ve olumsuzluklari bir kenara not edin..

    Birde genelde dikkat eksikligi ve hiperaktif tanisi yemis cocuklarin beslenme listesine lutfen dikkat edin.. Onlari genedle konsantre artirici yiyeceklere yonlendirin.. omega-3 urunleri, balik yagi, B12 vitamini, badem, ceviz, keten tohumu vs.. gibi. Yine ozellikle daha gecenlerde okudugum bir makalede ginko biloba bitkisinden elde edilen exract’la mucizevi bir urun oldugunu ve insanlarin akil sagligini, hafiza ve dikkatini daha iyi toparlamasina cok yardimci oldugunu bilimsel arastirmalarla ile ilgili bir makaleden aktariyorum.. Bende bu urunu yani ginko biloba’yi(bitkisel bir urun oldugu icin)kullaniyorum, gercektenden aldigim gunle almadigim gun arasinda fark oluyor.. zihnimi aciyor, daha konuya odaklanabiliyorum.. Isterseniz oncelikle, doktorunuza bir danisip, uygun gorurse, sizde oglunuza kullanabilirsiniz..

    sevgiler
    hulya

    • SEVGİLİ HÜLYA HANIM benim 8 yaşında oğlum oğlum var üçüncü sınıfa başlayacak doğduğundan beri hep hiperaktivite olduğuna inanıyordum çevrem olmadığını söylüyordu. okul başlayınca okulun PDR si pisikyatrise yönlendirdi dr de concerta kullanmamı önerdi kullanmadığım zaman şikayetler alıyorum uyumsuzluğundan dolayı kullandığım zaman ben çok üzülüyorum özünde iyi bir çocuk ama bizi yıldırdı babası ve ben çok bunaldık sürekli bir tartışma var evde huzuru özledik.şeker,çikolata vb tüm zararlı yiyecekleri seviyor hayatında hiç balık yemedi.sizden ricam kullandığınız diet listesin ve bitkisel ilacı nereden alabileceğim konusunda bilgi verebilirseniz minnettar kalırım.zira bu yıl babamız kesinlikle uyuşturucu ilaç kullanmayacak dedi.ve ben okul başlayınca ne yapacağımı bilemiyorum.birde alerji testi için,tam olarak ne testi yaptırmamız gerekiyor. şimdiden çok teşekkür ediyorum

      • Ne olur banada yardim …….edin …..tum yazilanlar uc asagi bes yukari benim ogluma uyuyor …..beslenme ve gida konularinda yardiminiza muhtacim…….selamlar

  28. ilginiz için çok teşekkür ederim.evet bulduğum her fırsatta bu sitedeyim..yorumların bile noktasına kadar okuyorum..ilaç hariç her yolu arıyorum.oğlumun beslenmesiine gelince her çocuk gibi şeker tatlı fastfood olayına düşkün.elimden geldiğince sebze yediriyorumet yediremiyorum. balığın yanına bile yaklaşmıyor.meyve dersek.meyvesiz yaşayamaz.hiç ayırmıyor.spor yapıyor.futbol ve basket okullarına kayıtlı…şimdi bahsettiğiniz doğal ürünü araştırdım.bide beni iyice korkutuyorlasr.eğer ilacı kullanmazsan ileride beden gücüyle sana karşı çıkar baş edemezsin.okumaz gbisinden.umarım atlatacağım :)

  29. Sevgili Fatos Hanim,

    Cevrenin sizi korkutmasini tahmin edebiliyorum.. Ama sorun ilac kullanmaklada bitmiyor zira ilaclar lullanildigi surece etkili, biraktiginiz zaman bu belirtiler yine on plana cikacaktir..

    Sitede bir makale yazisindan ilaclara bakis acisi soyle degerlendirirsem, zaten bu yeni olan bir sey degil, gecmistede var olan bir seydi sadece adi yoktu.. Gecmiste ele avuca sigmayan, duz duvara tirmanan, basina buyruk, soz dinlemeyen, dedigim dedik yapidaki cocuklar yaramaz ve afacan cocuklar diye siniflandirilirken, gunumuzde psikolojik hastaliklar sergiliyorlar diyerek, bunlarin beyinleri hasta denilerek, uyarici ilaclara tabiii tutuluyorlar.. Gerci yaptiklari testlerde, ne kan orneklerinde bir abnormallik var, nede yapilan beyin testlerinde.. Objective olarak testlerle hic bir sey kanitlanamiyor sadece dis gorunusune gore verilmis kararlardan ibaret..

    Osmanli zamaninda daha besikteki bebeklere uslu dursunlar ve uyusunlar diye bol bol afyon icirdiklerinden bahsedilir ve bu bebeklerin buyuduklerinde durgun, hareketsiz, kafalarida yavas calisan cocuklar haline geldigi anlatilir.. Gerci gunumuzde kimse uyumayan, soz dinlemeyen cocuguna afyon dayamiyor ama bu gunumuzde kullanilan bu uyarici ilaclarin ozellikle ruhsal ve zihinsel sureclerini etkileyen bu kirmizi recete ile satilan ilaclarin sayisi her gecen gun dahada fazlalasiyor..

    Gunumuz toplumu giderek hasta bir toplum haline geliyor veya getirtiliyor. Dunya sistemi hasta, egitim sitemi hasta, saglik sistemi hasta vs.. degerleri hasta bir dunyada yasiyoruz.. Beyinlerde hastalik var ama cocuklarin degil!.. Bu hasta duzeni inatla surdurmeye calisan yetiskinlerin beyinlerinde.. Derin ve emek gerektiren cozumler yerine, hap cozumleriyle gunu kurtarmaya calisan yetiskinler on planda. Niye uyusturulan beyinler daha iyi yonetilir ebeveynlerde, okul yonetimide, sistemde rahat eder diye.. Ama sunuda goz ardi etmemek gerekir, simdiden cocugumuza kendi ellerimizle, hap almayi ogretirsek, ilerde hapci bir kusakla karsi karsiya kalacagiz.. Su an zaten bu ilac kullanimlariylada zaten buna zemin actik.. gelecekte duygulari korelmis, hic bir seyden zevk almayan, robot gibi istenileni yapan bir toplum olacaklar..;((

    Gunumuzde birakin hiperaktif cocuklari, artik normal cocuklara bile soz gecirmek cok zor.. Uyusturucunun kol gezdigi bir asirdayiz ve cocuklar kendilerini bunlarla tuketmek icin hazir tetikte beklemekte cunku ortamlari bunlara o kadar musaaitki(ozellikle lise yillari).. Ben oglumun agzindan, arkadaslarinin hem ritaline alip, hemde uyusturucu kullandiklarini biliyorum, neymis her ikisi bir arada daha iyi kafa yapiyormus??… Cocuklar aptal degiller ve her seyin farkindalar, neyi nerde kullanacaklarinida cok iyi biliyorlar ozellikle lise yillari gencler icin her seyin kullanilip, kesfedilme caglari.. Toplum olarak bunlara zemin actigimiz surece bu cocuklarda bu alanda kullanilmaya devam edecek. Dedimya duygulari ve zihinleri koreltilmis bir nesil cikacak karsimiza ve gordugum tablo cocuklarimiz icin cok urkutucu vede cok uzucu..:(((((

    Onun icin cocugunuzla her zaman icin iletisim icinde olun.. Onlarin degerlerine sahip cikin, dinleyin, onlarla sik sik konusup, onlarin cocuk dunyasina inip, anlamaya calisin.. Belki onlar devamli olarak ayni seyi duymaktan biktiklarini soyleselerde(dinlememis gibi gorunselerde aslinda dinliyorlar ama belli etmiyorlar), siz yinede ilginizi ve sevginizi hic ihmal etmeyin!..

    sevgilerimle
    hulya

  30. haklısınız.sanki herşey şimdi mevcut.benim kardeşim oğlumun 10 katıydı ama şimdi anestezi teknisyeni :)) ilginize tekrar teşekkür ediyorum

  31. Hülya hanım günlerce dikkat eksikliğini araştırıp sonunda bu sitede benimle aynı duygu ve çaresizlikleri paylaşanları görmek ilginç geldi .sizinle aynı fikirdeyim birçokyerde omega asitleri ile ilgili epeyce yayın var ,hatta bazılarında % 50 ye varan oranlarda düzelme söyleniyor ,benim merak ettiğim konu nörofeedback .bununla ilgili yerli bilgi göremiyorum . istanbulda çok merkez de yok faydasız olduğu için mi?yoksa uzun ve zahmetli bir yöntem ilaç nasılsa hemen ? çözüyor diye doktorlar uygulamak mı istemiyor ?play attention denen sistam Amerika da kullanılan bir yöntem,sizin bilginiz veya tedavi alan varsa bilgilerini paylaşırsa sevinirm .selamlar

  32. Sevgili Arzu Hanim,

    oncelikle bu siteden su vermis olacagim linkte bahsetmis oldugunuz konu ile ilgili yazilar var. link su http://hiperaktivitece.wordpress.com/2006/11/07/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite2/;

    benim ilk dikkat eksikligi ve hiperaktivite konusunda ilk okudugum kitaplardan birisiydi.. Hatta bu kitap’i okuduktan sonra yazarlardan birisi olan Linda Thompson’la yuz yuze gorusmemiz oldu norofeedback programi ile ilgili.. Hatirladigim kadariyla sene 1995’ti galiba.. O donemler yeni cikan bir programdi ve ben oglumu ona goturmustum.. Kafamda cok yatmisti bu programa ama cok pahali oldugu icin bizim butcemiz elvermedigi icin bir iki seanstan sonra birakmak zorunda kalmistik.. Cocuklarin beyin dalgalarini olcup, cocugun konulara konstantre olmasi icin, daha cok beyin egzersizleri yaptiran bir nevi “brain storm” denilen bir program..

    Turkiyede bu program ne kadar yaygin onu bilmiyorum, tamami 40 seansi iceren bir programdi.. Daha gecen gun addiute magazine’de okumustum.. Amerikada’da ilac kullaniminin artik cozum olmadigini gordukleri icin ozellikle bu norofeddback programini, devlet cocuklara yardim amacli ihtiyaci olan cocuklara cok yakinda sunacakmis!.. bence cok guzel bir haber cocuklar icin..:))

    sevgilerimle
    hulya

  33. Hülya hanım ilginiz için çok teşekkürler ,sanıyorum aynı programdan bahsediyoruz ,bana söylenen de nasanın hazırladığı bir program,Amerikada iş adamları ,pilotlar için de kullanılan bir yöntem(play attention) .sanırım Türkiye gelişmeleri 10yılsonra alıyor .sizin yazdığınızpuanlama sistemini 10 gündür uyguluyoruz,100 puanla gidip legosunu aldı oğlum .inanamadım .bu kadar işe yarayacağını bilsem çok önceleri yapardım .
    sevgilerimle

  34. Sevgili Arzu hanim,

    Evet ayni programdan bahsediyoruz..:)) Zaman zaman ismi degissede programin uygulanis sekli ayni.. Puanlama sisteminin ise yaradigina cok sevindim.. Bir sekilde cocuklari tesvik etmek icin bu tur seyler her iki taraf icinde cok iyi oluyor.. Paylasimlarinizin devaminida diliyorum.. Biz burda bir aileyiz, tecruberimizi, uzuntulerimizi ve sevinclerimizi hep beraber yasayacagimiz bir yer burasi.. Kolay gelsin herkese..:))

    sevgilerimle
    hulya

  35. canım oğlum sırf öğretmenlerinden azar işitmemek ve puan almak için bugün ne yapmış biliyormusunuz ?ders de ağzını bantlayıp oturmuş ,sıkıysa şimdi konuşma desin de göreyim diyor .bu çocuklar hep göz önünde ve etiketlendikleri için işleri çok zor ,ama bütün sınıfı hatta öğretmeni bile güldürmeyi başarmış :))
    sevgilerimle Arzu

  36. Sevgili Arzu Hanim,

    Bende buyuk oglumla ilgili seruvenlerimizi yazsam galiba bir kitap olurdu..:)) Iyisiyle, kotusuyle epeyce bir seyler yasadik, cogu sey geride kaldi bizim icin.. Ben sizin ilerinizde oldugum icin tecrubeli sayilirim..:)

    Bazi cocuklar sayisalsa iyidir, bazilarida sozelde.. Onun icin bu cocuklar iyi olduklari yonde odaklaniyorlar.. Birde hayati dinleyerek degilde, dokunarak(el sanatlarinda cok basarililar, muzik, resim, spor vs..) ve birebir yasayarak ogreniyorlar.. Benim iki tane oglum var.. Birisi 18 yasinda(hiperaktif olani) digeride 12 yasinda.. Iki oglumu kiyasladigimda ikiside hic birbirine benzemiyor, oysaki ikiside bu catinin altinda buyuduler. Buyuk oglum olduguna yaramaz, hasari, cesur, gozu hic bir seyden korkmayan, atletik, istedigi dalda cok basarili olan bir yapiyla buyudu.. Okul hayati hep ogretmenlerinin sikayetleriyle gecti.. Ders dinlemiyor, dersi boluyor, cok kousuyor, derslerini yapmiyor vs.. gibi. Aksine kucuk oglumda okulunda basarili(ben ona hic soylemem ders yap diye, okuldan gelir cantasini acar ve verilen butun odevlerini bitirir ve ondan sonra oynamasi gereken oyun varsa onu oynar veya tv seyreder), sinif birincisi bir cocuk.. Icinden gelen bir tutku, okuyup kendine guzel bir kariyer yapmak icin simdiden cok hevesli.. Soylemek istedigim eger cocugun icinde bu okuma tutkusu varsa zaten, etrafindaki etken ne olursa olsun, buna siki siki sarilip basariyorlar..

    Dikkat eksikligi ve hiperaktivite teshisi konulmus cocuklarda, ergen yaslarina geldiginde hiperaktifligi yavas yavas azaliyor, duruluyorlar. yerini sadece dikkat eksikligine birakiyor.. Gerci dikkat eksikligi dedikleri sadece okuldaki dersleri dinlememekle sinirli oda sirf okul derslerini sikici bulduklari icin ilginc bulmadiklarindan.. Yoksa ben soyledikleri gibi o kadar abartili sekilde dikkat eksikligi var denilen cocuklarin, ders harici istedikleri dallarda nasil odaklandiklarina ve basarili olduklarina bir anne olarak sahidim.. Madem bu cocuklarda dikkat eksikligi var deniliyor, neden istedikleri alanda bir seyi yaptiklarinda bu dikkat eksikligi denen sey o zaman ortaya cikmiyor??.. Bu islem cocuklari etiketlemeden ve kara listeye almaktan baska bir sey degil.. Oysaki okulda ozel ilgi ve konusma yoluyla bu cocuklari anlamak daha bir mumkun.. Aksini yaptiklari icin cocuklardada isyan bayragini actirmalarina neden oluyor..:))

    sevgiler
    hulya

  37. keşke kitap yazsaydınız ,bize ne kadar yol gösterici olurdu bilseniz .aslın da ben de günlük tutup yazmayı düşünmüyor değilim :)), çünkü benim yaşadıklarım belki daha sonraki annelere bir ışık olur.çünkü insan sadece kendinin yaşadığını zannediyor .yalnız olmadığını bilmek güç veriyor .
    sizin tecrübeleriniz ,yaşadıklarınız bana psikiatrislerin söyleyeceklerinden çok daha değerli ..
    sizin oğlunuz şimdilerde neler yapıyor ? geleceğini planlarken neler yaptınız ?nelerle uğraştınız ? bazı şeyler geride kaldı ,ne hoş bunları duyabilmek .ama siz bunu ritalin kullanmadan nasıl yaptınız merak ediyorum .lütfen yazmaya devam edin
    sevgilerimle Arzu

    • Sevgili Arzu Hanim,

      Yasanmisliklarinizi kaleme alirsaniz, gercekten diger ailelerede bir isik tutmus olursunuz. Hatta hazirladiklarinizi ebeveynler kosemizdede yayinlayabiliriz ve bunu diger ebeveyen ailelerimizde yapabilir, hepinizin hikayesini ve yasanmisliklarini bu sitede seve seve yayinlarim, hepimiz birbirimizden guc almis oluruz..:)

      Su son gunlerde cok yogunum ama bende zaman yaratirsam bir gun tecrubelerimizi, yasanmisliklarimizi sizlerle seve seve paylasirim..:)

      Simdi soyleyin bakalim; sitenin icerigini nasil buldunuz?.. Yazilarin icerikleri size isik tutup, bir yol gosteriyormu?.. Dusundurucumu?.. Sizi kararsizliga surukluyormu?.. Okudugunuz seyleri, cocuklarinizin uzerinde gozlemliyormusunuz?.. Hazirlanan yazilar size moral veriyormu?.. Kendinizin yalniz olmadigini hissettiriyormu?.. sizler icin vermis oldugum emege degmismi?..:)

      sevgilerimle,
      hulya

  38. Sevgili Hülya hanım ,
    site gerçekten çok faydalı oldu benim için . yalnız olmadığımı anladım . çünkü çok basit gibi görünmesine rağmen tüm yaşantıyı etkiliyor .bu çocuklar ve anneleri için faydalı olabilirsek memnun olurum . eğitimli kişiler bile dikkat eksikliğinden ?? habersiz . bir de diğerlerini düşünün .iki gündür etrafımızla paylaşınca yakın iki arkadaşımızın çocuklarının da da tamamen aynı belirtilerin var olduğunu öğrendik.nasıl yani ???
    Bu kadar sık görülelen hastalık olur mu?
    tabi Türkiyedeki sistem içinde bu çocuklar acaip zorlanacak ,hırpalanacak,yalnız hissedecekler . (iki gün önce oğlum bir arkadaşına ben robinsonum ama cuma yok diyordu ) bu çocuk 11 yaşında böyle hissediyor .daha geriden gelenler için aynı şeyler olsun istemem .siz de benden daha tecrübelisiniz .

    yoğunluk içinde vakit ayırdığınız için çok teşekkürler . ben kendi adıma sizin yönlerdiğiniz yerlere sürekli bakıyorum ve takip etmeye devam edeceğim ,çünkü bu sürecek biliyorum . ne kadar az zararla büyürse ben o kadar sevineceğim …

    elinize sağlık ..sevgiler Arzu

  39. Bunlar buradan yazismakla olmayacak galiba.. Zaman bulursam hepimiz icin bir forum alani bulup, sizede ileteyim.. Ordan sorunlarimizi ve gozlemlerimizi paylasmak daha iyi olur gibime geliyor..:))

    sevgilerimle
    Hulya

  40. bizim öğretmenimiz ilaç kullandığımızı zannediyor.ona ilaca başladığımı söyledim.fakat ilacı almadım bile.bu sitenin bana çok faydası oldu..öğretmenide güya ilacın işe yaradıını berkenin daha oturaklı daha dinleyici ve çabalayan bi öğrenci olmaya başladığını söyledi.daha dikkatli davranıyorum.yediklerine inanılmaz dikkat ediyorum .izlediğine oynadığına herşeyine konuştuğuna…alternatif tıbbında faydasını görmedim desem yalan söylerim(bitkisel çaylar gıdalr vs vs vs) yer yer emeklerim boşa gidiyor işe yaramıyorum diyorum ama pes etmiyorum.sene başından bu yana birazda olsa ilerleme var..ama asla ritalin yok :)))

    • Sevgili Ebeveynlerimiz..

      Ben dunden beri biraz zaman yaratip, bize ait bir forum alani actim.. Simdilik cok yeni, bende adminlik konusunda cok yeniyim, bazi aksilikler ilk etapta olabilir.. Bundan sonraki yazismalarimiza ordan yani forum alanindanda devam edebiliriz.. Hepimizin bir araya toplanacagi, sorunlarimizi, gozlemlerimizi aktaracak bir paylasim platformu olacak.. hadi herkesi bu forum alanina bekliyorum, uye olduktan sonra ana sayfa forumu haric, bazi forum basliklarinida uye olduktan sonra gorebilirsiniz.. Cunku ozel olacagi icin, okumak isteyenlerede sadece uye olma sarti getirdim, disardan uye olmayan baskasi okuyamaz.. hadi hepinizi orda bekliyorum, gorusmek uzere..:))

      Forum adresimiz sudur; http://www.phpbbplanet.com/forum/hiperaktivitece.html

      sevgilerimle
      hulya

  41. Merhabalar,
    Öncelikle böyle bir site kurup bilgilerinizi ve tecrübelerinizi bizlerle paylaştığınız için çokkk teşekkür ederim. Sitenizdeki tüm yazıları hemen hemen hepsini okudum. Hepside çok faydalı oldu benim için, Allah razı olsun Hülya hanım sizden, ben 36 yaşında bir anneyim, 10 yaşında bir oğlum var, çok hareketli bir çocuk, oldum olası yerinde duramıyordu, 4 yaşında anaokuluna verdim. Bir hafta ağladı gitmek istemedi o yaşta bana anne bir daha okul deme bana dedi ve okuldan almak zorunda kaldım, öğretmeni de daha yaşı küçük seneye belki daha rahat olur dedi. Nitekim 5 yaşında ana sınıfına çok severek gitti, 6 yaşında da aynı şekilde devam etti tek bir sorunumuz vardı, diğer çocuklara göre çok fazla hareketli idi, herkes hikaye saatinde okunan hikayeyi dinlerken benim oğlum diğer bi tarafta oyuncaklarla oynuyor yada başka şeylerle ilgileniyormuş, ama öğretmeni hikaye ile ilgi soru sorduğunda cevabını veriyormuş doğru bir şekilde, yani onların yanında oturmuyor ama onları dinliyormuş, bu durum ilkokula başladığımızda da devam etti, öğretmeni derslerimiz çok iyi ama bir türlü mert’i yerinde oturtamıyoruz, sıkılıyormuş sürekli oturmaktan, arada sınıfta dolaşıyormuş, ne yapacağız diye sordu, rehberlik araştırmadan yardım istedim onlarda zeka ile ilgili bi problem değil biz yardımcı olamayız dediler, şu an 4 sınıfta ve bu döneme kadar tam 4 öğretmen değiştirdik, hepsi aynı şeyi söylediler, çok zeki verilen her şeyi çok kısa bir sürede algılıyor fakat çok hareketli, çok konuşuyor, herkesin dikkatini dağıtıyor, yaşından çok büyük espriler yapıyor diyor öğretmeni bazen ben bile kendime engel olamayıp gülüyorum ben gülünce daha çok yapıyor, sınıfın dikkati dağılıyor diyor, arkadaşları onun yaptığı esprileri anlayamıyorlar, özelikle matematik dersimiz çok iyi problem çözmeyi kafasından işlem yapmayı çok seviyor, öğretmeni tahtaya soru yazdığında o yazarken öğretmenim cevabı bu deyip hemen atlayıp söylüyormuş, hatta bir de şu şekilde çözebiliriz tahta da arkadaşlarıma göstereyim diyormuş, ama tek sorunumuz yerinde duramaması ve son zamanlarda arkadaşları ile kavga edip onlara şiddet uygulaması bu yüzden bir psikolog yerine özel bir hastanenin psikiyatri doktorundan randevu aldım çünkü maddi imkanlarım ancak buna elveriyordu. Çünkü ben çalışan bir anneyim, eşim 4 seneyi geçkin işsiz, evimi çok zor şartlarda idare etmeye çalışıyorum, şu anki bir psikologun bir seanslık ücreti 170 TL. ve bizim şehrimizde değil yani bana gidip gelmem 250 TL. ye Yakın bir meblağ oluşturuyor ki ben çok az bir ücretle çalışıyorum. Benim için çok para anlayacağınız, neyse ben çocuğumu psikiyatrı doktoruna götürdüm, adam oğluma 3-4 soru sordu onun yerine ben durumu kısaca özetledim. Toplam 5 dk kadar, ben daha anlatırken, doktor bey sağolsun çoktan reçetemizi yazmıştı, çocuğum DEHB Teşhisi koydu 5dk içinde, herhangi bir test yada başka bişey yapmadı, hemen bu ilaçları kullanacaksınız dedi, bende bu ilaçların yan etkisi ya da zararı var mı dedim, hayır dedi, ilaçsız tedavi olmaz, bu tedavide yıllar sürebilir dedi, bende korktum benim çocuğumun bu kadar ne problemi var diye, ve bu ilaç ritalin di ve kırmızı reçete ile kullanılıyordu, raporunuz var mı dedi bende hayır dedim, hemen çocuk bölümüne gidip bi rapor imzalattık ve çıktık, çok şaşırmıştım, ben bizi dinleyeceğini ve sorunu nasıl çözeceğimizi konuşacağımızı zannetmiştim ama çok yanılmışım, özellikle sordum doktor bey çocuğuma nasıl davranmam gerek? dediklerini yaparsam çok daha fazlasını yapıyor aksini yaparsam hırçınlaşıyor ne yapmak gerek diye sordum ama cevabını alamadım. Oğlum daha çıkarken annem ben bu doktoru hiç sevmedim beni dinlemedi hatta seni hiç dinlemedi ne biçim bi doktor ben bir daha bu doktora gitmem dedi. Çokta haklıydı, nedense oldum olası ilaçlara karşı bir anneyim, çocuklar hastalandıklarında hep doğal yollarla tedavi etmeye çalışırım en son doktora başvururum, bu ilacıda kullanmak istemiyordum, internetten araştırırken sizin siztenizi gördüm hepsini okudum ve benim için çok faydalı oldu, şimdi bu sorunumuzu çocuğumla konuşarak ve gerçek bi psikolog bulup yardım alarak yapmaya çalışacağım. Bu konuda bilgilendirdiğiniz için tekrar çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun sizden. Bu emeğinizin karşılığı rabbim verecektir mutlaka, çok teşekkürler. Mine

  42. Sevgili Mine Hanim,
    Her seyden once aramiza hosgeldiniz diyorum ve bol paylasimlarinizin devamini bekliyoruz.. Kisaca gercekte yasanan hikayenize soyle bir goz attigimda, oglunuzla yasanan sorunlar daha cok yerinde duramama, oturamama, dersi bolme ve cok konusma eylemleriyle gecmis.. Derslerle ilgili fazla bir problem yasamadiginizi dile getirmissiniz(dinlememe disinda)!.. Cocuklar bu teshisi bir tani altinda yiyor ama hic bir cocuk birbirini tutmuyor, kimisi yaramazliga vurdurup, yerinde duramama, oturamama, cok konusma eylemlerini gerceklestirirken, diger bir kismi derslere odaklanmakta zorluk cekiyor, kimisi okuma yazma’da zorlaniyorZ(gerci bu durum gecici) kimisi matematikte zorlaniyor kisaca kimisi sayisalda iyi, kimisi sozelde iyi diyeyim. Sonuc olarak cogu aile okuldan gelen sikayetler uzerine, solugu bir specialist’in kapisinda aliyor. Bu kriterlere gorede cocugunuz DEHB’dir..:)))

    Psikiyatristler genelde elinin altinda bulunan onceden hazirlanmis belirti kriterlerine bakarak bu taniyi koydugu icin cocugun ic dunyasini bakmadan, dis dunyasina bakarak bu teshisi koyuyorlar. Durum oyle oluncada bir aile ve cocuk icinde buyuk bir hayal kirikligiyla sonuclaniyor.. Sizde bu hayal kirikligini, diger aileler gibi birebir yasamissiniz zaten. Ben mesela psikiyatristlere bir kez gitmedim, birkac kez gittim.. Hepside ayni agizdan soylenmis gibi ayni seyleri tekrar edip duruyor(elinize bir recete uzatiliyor care ilac diye). Gecminizle ilgili bir takim anket sorulari yanitlarsiniz.. Sonra okulda yasanan sorunlarla ilgili sorulari cevaplarsiniz ve daha sonra psikiyatrist bu formu karsilastirip sonra cocugunuza ve size bir kac soru sorduktan sonra , cogunuzun uzerindeki belirtiler, elindeki kritere gore 6’dan fazlaysa, hazir etiket hemen hazir, hic gozunun yasina bakmadan niye, neden, nasil sorularini sormadan, sorunun kokenine inmeden hemen yapistirir..:))

    Bazen yazdiklarinizi okurken, yasadiklariniza bir anne olarak uzuluyorum.. Bu ilaci eger kucuk yaslarda(4 yas ve uzeri) kullanirsak, daha etkili oldugunu soyleyen doktorlar simdide ilerleyen yaslar icinmi ongoruyorlar??.. Bana o zaman soylenen 10 yas uzeri bu ilaclarin tedavi amacli cocuk uzerinde cokta etkili olmadigiydi!!.. Demekki aradan gecen zaman icinde, hem yas, hemde hastaligin ismi durmadan degistirilip duruluyor??. Bakalim ilerleyen yillarda onumuze daha ne fikirler ve isimler cikacak??…

    Keske bir psikolog olsaydim, cocuklariniza bu yondende yardimci olmayi cok isterdim ama maalesef degilim!..:)) Mine Hanim, size bir sey sormak istiyorum.. Sitedeki butun yazilari okudugunuzu soylemissiniz.. “Hiperaktiviteye dur” isimli kitap ozetinde, orda SNTR adli bir konudan bahsediliyordu.. Kisaca hic emeklemeden yuruyen veya yurutece konulan cocuklarda bu simetrik boyun refleksi gelismedigi icin bu tur cocuklarin yerinde duramama, oturamama veya ders calisirken cesitli uzanma, oturma(ayaklarini birbirine sarmasi,uzatmasi, sirada yari yatarak yazmasi vb..) seklini sectikleri belirtilmisti(hatta vermis olduklari gunluk yapilacak egzersizlerle, yasanan sorunlarin yok olacagini yazmisti).. Mesela ben bu kitap’i okudugumda cok sasirmistim cunku benim oglum pek emeklemedi, hatta yurutece koyuyordum, sikilmadan istedigi yere gitsin diye.. Ders calisirken ve yemek yerken yuzu koyun yere uzanip yemeyi tercih ederdi genellikle.. Isterseniz bu bahsetmis oldugum kitap’in ozetine tekrar bir goz atip,sizde gozlemlerinizi bizimle paylasin!..:))

    sevgiler
    hulya

  43. HÜLYA HN .BENİM OĞLUMU ANKARA’YA GÖTÜRDÜM 10 YAŞINDA RİTALİN’E BAŞLAYALI 1 HAFTA OLDU YAZILARI OKYUNCA DEHŞETE KAPILDIM .NE YAPACAĞIMI BİLMEZ BİR HALDEYİM

  44. Merhaba benim oğlum 16 yaşında ve dikkat eksikliği teşhisi kondu . Ritalin verildi ama ben kullanmakda tereddüt ediyorum .Ne yapacağımıda bilemiyorum Lütfen tardımcı olursanız sevbinirim

    • Sevgili Belgin ve Asuman Hanim,

      Biraz ogullarinizdan bahsedermisiniz?.. Sizi bu ilac kullanima surekleyen karariniza ne neden oldu?.. Oglunuzla ilgili gozlemlerinizi bizlerle paylasirsaniz, bende elimden geldigince bilgilendirmeye calisirim.

      Buna ilaveten oncelikle sitede bulunan yazi iceriklerinin hepsini bir guzelce okuyup, bilgilenin.. Sonrada bu bilgilere nazaran cocuklarinizin uzerinde gozlemlediginiz olumlu ve olumsuz davranislar neler olabilir?..

      Ilac kulanmaya baslamadan ve basladiktan sonraki gozlemlerinizide bizlerle paylasirsaniz hepimiz icin daha aydinlatici olur.. Lutfen panik olmayin, hepimiz birimiz icin buradayiz.. Yazmak istediklerinizi hem burdan, hemde yeni acilmis olan forum alanimizdan uye olarak gozlemlerinizi, yasanmizliklarinizi yazabilirsiniz!..

      sevgiler
      hulya

  45. Merhaba Hülya hn .Sitedeki tüm yazıları okudum . Oğlumu ergenlik sorunlarından dolayı doktora götürmüştüm .Doktor ilk kez gördüğünde dikkat eksikliği var farkındamısınız diye sordu ama ben farketmemiştim . Hiperaktif değil ama sadece dikkat eksikliği var. Prof.Dr Eyüp sabri Özcan ın kitabını okumamı önerdi ve DEB ile ilgili tüm beirtiler vardı . Henüz ilaca başlamadım ama tereddütde kaldım . Bana başka önerileriniz varsa şimdiden teşekkür ederim .

  46. Sevgili Asuman Hanim,

    Oglunuzla ilgili ne tur ergenlik sorunlari yasadiniz???.. Bizimlede paylasmak istermisiniz?.. Doktorun farkettigi, sizin farketmediginiz seyler neler oldu sizce?. Oglunuzun okul dersleri ile arasi nasil?. Bana oglunuzla ilgili yasadiginiz sorunlari yazarsaniz, benimde olaylari gozlemlemem daha net olur!.. Paylasimlarinizi bekliyoruz..

    sevgiler
    hulya

  47. Merhaba Hülya Hn. Oğlum öfkesini konrol edemiyordu.Sinirli ,huysuz derslerine boş veren dediğim dedik biri oldu.Biz babasıyla 3 yıl önce ayrıldık .Onların ilişkileride biyolojik baba olmaktan öteye gidemedi. Ben belki açığı kapatmak için korumacı davranmış olabilirim.Bazen nasıl davranmam gerektiğini bilemiyorum .Ysrdımlarınız için teşekkürler…

  48. merhaba ben pamuk benimde oglum hiper aktif bir bucuk senedir bizde ritalin kullanıyoruz ben ilerisi için endişeleniyorum ritalinin bagımlılık yapdını ve hapı kesmeye başladında başka şekilde bagımlılını giderildini duydum yaşayan bir anneden benim endişem bu nasıl kurtulcaz cevaplarsanız sevinirim

  49. Gondermis oldugunuz sorulariniza bir donem cevap veremeyecegim, simdiden kusura bakmayin.. Cok sevdigim bir yakinimi kaybettim.. Acim su siralar cok buyuk!..:((((((((

  50. Ritalin kullanıpta faydasını gören varmı acaba?

  51. Sevgili Ebeveynler,

    Gecen gun okudugum bir haber karsisinda cok sasirdim resmen sok oldum diyebilirim.. Zira benim oglum 4.yasinda iken kendisine ilk teshisi yani ADHD teshisini koyarak ve bize ritalin oneren, unlu Dr.Attila Turgay Bey’in(kendisi uzun yilar Toronto’da yasiyordu) intihar ederek oldugunu ogrendim. Ve bu durumu sizlerlede paylasmak istedim.. Aslinda Turk basininda, 64 yasinda kalp krizi gecirerek hayatini kaybettigi yazilsada isin diger yuzu oyle degil!.. Esrarengiz olumu, yerini kafamda bir soru isaretlerine birakti!!!… Kanada Turk haberindeki yazilanlari sizlerlede paylasmak istedim. Haberin kaynagini asagiya kopyaliyorum…

    sevgilerimle
    hulya

    Ölüm şekli de, cenaze töreni de çok tartışılacak

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu alanındaki çalışmalarıyla ünlü psikiyatrist Atilla Turgay intihar ederek hayatına son verdi.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu alanındaki çalışmalarıyla ünlü psikiyatrist Atilla Turgay intihar ederek hayatına son verdi.

    Toronto Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile ve Toplum Hekimliği Profesörü Prof. Dr. Atilla Turgay, Toronto sahilindeki 99 Harbour Square adresinde bulunan condo binanın 27’nci katındaki dairesinin balkonundan atlayarak intihar etti.

    Olay 7 Nisan Çarşamba akşamı meydana geldi.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu alanındaki çalışmalarıyla dünya genelinde saygın bir yere sahip olan Prof. Dr. Atilla Turgay’ın bir süredir ağır bir hastalıkla mücadele ettiği biliniyordu. Bazı kaynaklar kendisine beyin tümörü tanısı konduğunu, bununla ilgili ağrıları ve sorunları olduğunu ve olası sonuçlarının oluşturduğu depresyon sonucu bu olayın yaşandığını belirtiyor.

    Uzun yıllar ayrı yaşadığı ve 2007’de de Kanada’da resmen boşandığı eski eşi Çiğdem Turgay ise Atilla Turgay’ın ağır hasta olduğunu söyledi ancak hastalığına tam teşhisin konulamadığını ifade etti.

    Öte yandan Atilla Turgay’ın bir süredir birlikte olduğu kız arkadaşı, olay olduğu esnada eve girdiği için şüpheli sıfatıyla sorgulandı. Ancak yapılan incelemeler ve otopsi sonucunda olayda bir rolü olmadığı anlaşıldı ve Turgay’ın intihar ettiği kesin bir şekilde kayıtlara geçti.

    Vasiyeti üzerine yakıldı

    Prof. Dr. Atilla Turgay için ölümünden bir hafta sonra 15 Nisan Perşembe günü Mount Pleasant Cemetery’de bir tören düzenlendi.

    Mezarlık içinde bulunan ziyaretçi merkezindeki Chapel’da düzenlenen törene Turgay’ın eski eşi Çiğdem Turgay, oğlu Aydın Efe ve kızı Suna ile birllikte yakınları ve sevenleri katıldı.

    Törende önce Atilla Turgay’ın anısına konuşmalar yapıldı. Çiğdem Turgay’ın konuşmasında “seçtiği ölüm şeklinden dolayı kendisi (Atilla Turgay) ile gurur duyuyorum” demesi dikkat çekti. Konuşmaların ardından içki servisinin de yapıldığı kokteyl verildi.

    Törene katılanların çoğu Atilla Turgay’ın bu tören esnasında defnedileceğini düşünüyordu ancak bu olmadı.

    Tören öncesi Turgay’ın naaşının yakıldığı öğrenildi.

    Bu gelişme üzerine Müslüman olan Atilla Turgay’ın naaşının neden İslami usullere göre gömülmek yerine yakıldığı sorusu sorulmaya başlandı.

    Konu ile ilgili Canadatürk’ün sorularını cevaplandıran Çiğdem Turgay, Atilla Turgay’ın vasiyeti üzerine naaşının yakıldığını söyledi.

    Yine vasiyeti üzerine küllerin bir kısmının çok sevdiği Toronto limanı önüne (Harbourfront) döküldüğünü belirten Çiğdem Turgay, geri kalan kısmının ise Ege Denizi ile anne ve babasının mezarına döküleceğini kaydetti.

    Scarborough General Hospital’da başhekimlik yapmıştı

    Toronto Psikofarmakoloji ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Kliniği Direktörü, Çocuk, Genç ve Erişkin Psikiyatristi, Toronto Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile ve Toplum Hekimliği Profesörü ve Toronto Üniversitesi Scarborough Sağlık Ünitesi Psikiyatri Konsültanı olan Prof. Dr. Atilla Turgay, Hacettepe Üniversitesi’ni bitirdikten sonra 1978 yılında Kanada’ya yerleşti.

    Başarılı meslek hayatında birçok başarıya imza atan Turgay, Ottawa Üniversitesi’nde Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı ve Ottawa Çocuk Hastanesi’nde Psikiyatri Bilim Dalı başkanlığı ve Toronto’da bulunan Scarborough General Hospital’da başhekimlik yaptı. 2006 yılında yönetimindeki hastanede görülen SARS hastalığı ile mücadele etti.

    Turgay, 2006 yılında başhekimlik görevinden ayrıldıktan sonra 1849 Yonge Street adresinde kendi açtığı Toronto ADHD Clinic’te çalışmalarını sürdürüyordu.

    Atilla Turgay’ın ölümünden kısa bir süre önce Ryerson Üniversitesi’nden çok önemli bir pozisyon için teklif aldığı ancak rahatsızlığını gerekçe göstererek bu teklifi reddettiği kaydedildi. Yine hastalığı nedeniyle özel kliniğini küçültüğü ve kısa bir süre sonrası için de tamamen devretmeyi planladığı ifade ediliyor.

    http://www.canadaturk.ca/ca2/haber_detay.asp?haberID=143

  52. Sevgili Hulya hanim;
    Ritalinin yan etkileri arasinda epilepsi belirtileri var midir?kisa sureli bayginlik gibi ?

  53. Sevgili Alev Hanim,

    Isin tam bu yonunu pek bilmiyorum ama bakistirdigim kadariyla bu kisiden kisiye degisiyormus, cok siklikla olmasada yuksek dozda kullanilan ritalin, cocuklarda epilepsi’ye neden olabilirmis.. Diger bir yandan eger cocugunuzda daha once epilepsi problemi varsa ritalin ilacini kullanmadan once bunu doktorunuza bildirmeniz gerekiyormus.. Cunku epilepsi varsa cocukta, ritalin kullanilmasi daha sakincaliymis…

    Biraz bana yadadiklarinizdan ve cocugunuzdan bahsedermisini??.. Cunku cumle yapiniz cok kisa ve ben sizden biraz daha detay alabilirmiyim??..

    sevgiler
    hulya

  54. BENIM 6.5 YAŞINDA BİR OGLUM VAR.KÜÇÜKKEN BAZI RAHATSIZLIKLAR GEÇİRDİ VE BUNDAN DOLAYI PSİKOLOJİSI BOZULDU BUNU AILEDE HERKES FARKETTI.DEHB 4 YAŞINDA BAŞLADI AMA BİZ 3AY ÖNCE UZMAN YARDIMI ALMAYA BAŞLADIK.RİTALİN KULLANIYORUZ.İŞTAHSIZLIK, BAZI ZAMANLARDA AŞIRI AĞLAMA,ELLERIYLE OYNAMA VE AŞIRI SORU SORMALARI BAŞLADI.ANNEYE KARŞI DAVRANIIŞLARI OLUMLU OLMAYA BAŞLADI.DUYGULARINI IYI BIR BIÇIMDEVURGULAMAYA BAŞLADI.İNSANLARA KARŞI DAHA SEVECEN VE DAHA MERHAMETLI.ŞU ANDA İŞTAHSIZLIK DIŞINDA Bİ SORUNUMUZ YOK.NE YAPMALIM

  55. Oncelikle 12 etkli yontem isimli kitap’in iceriginin tum bolumlerini okumaniz yonunde, orda her sey izah edilmis.. Once bir anne olarak yasadiklarinizdan yola cikarak bu bahsetmis oldugum kitapi okuyup, cocugunuz uzerinde bu yazilmis olanlardan neler gozlemdiniz bunlari bir not alarak bana durumunuzu izah edin.. Alerji sekilleri cocuktan cocgua degisiyor, kimi cocuklarda solunum alerjisi, kimi cocuklarda yiyeceklere karsi alerji vardir. Aerji testi yaptiracaginiz yere cocugumum nelere karsi alerjisi oldugunu bilmek istiyorum derseniz onlar gerekli testleri yaparak, cocugunuzun neye karsi alerjisi oldugunu tesbit ederler.. Mesela benim oglumun pollen ve agaclara karsi alerjisi cikmisti.. Birde anlamadim tam olarak hangi bitkisel ilactan bahsediyorsunuz??..

    sevgiler
    hulya

  56. merhaba hülya hanım.
    bugüne kadar sadece adını duyduğum ve beni fazla ilgilendirmeyen bir hastalık başımıza geldi sanırım.dün bir psikiyatrist tarafından 7 yaşındaki oğluma dikkat eksikliği ve hiperaktif bozukluğu başlangıcı konuldu.ve bu durum eşim ve bana soğuk duş etkisi yarattı.çünkü hiç beklemediğim bir tanıydı.dün geceden beri şu saate kadar internette ve kitaplar üzerinde yaptığımız araştırmalarda okuduğumuza göre bu hastalık için ben benim çocuğumda var veya yok diyemedim.
    doktorun yaptığı yarım saatlik bir görüşme sonrasında hemen concerta 18 lik bir ilaç vermesi de beni şaşıttı.
    benim sizden ricam bu ilaç hakkında samimi bilgileriniz.çoğu yerde yazdığı gibi madde bağımlığına kadar uzanan etkisi varmı.kullanmalımıyız yoksa bu ilacı kullanmadan da bu hastalığın üstesinden gelebilirmiyiz.
    bilgilerinizi bizlerle paylaştığınız için şimdiden teşekkür ederiz.sevgiler.

  57. tekrar merhaba.
    kaan küçüklüğünden beri çok hareketli.ilk torun olmasından dolayı da biraz şımartıldı.ama çok akıllı bir çocuk.kardeşi olduğunda 3 yaşında idi.ve bundan sonra kıskançlıkları arttı doğal olarak.kardeşi büyüdükçe onunla oyun oynamak istiyor kuralları kendi koyuyor kızda ona boyun eğiyor ama yinede kaan mutlu olmuyordu.sürekli başka oyun oynayalım diyor.tv de hep kavga dövüş seyretmek istiyor.ben 10 hayranı.smackdown denilen o saçma dövüş sporunu seviyor.arkadaş canlısı. hangi ortama girerse girsin mutlaka arkadaş buluyor.kendinden büyük olması hiç fark etmiyor onlarla hemen uyum sağlıyor.hiç içe kapanık değil.çok sosyal.1.5 ay önce ilkokula başladı.sınıfta hemen arkadaş bulmuş.onlarla oynamaya başlamış.öğretmeni çok sabırlı ve iyi niyetli biri( çok şanslıyız).dersleri konusunda merak ettiğini hemen öğreniyor.dersleri ara sıra dinlemiyor gb gözüküyormuş.ama sorulan soruyu hemen cevaplıyormuş.evde; sürekli annesi ile oyunlar oynamak istiyor.hava güzelse parka gitmek istiyor.evde sıkılıyor.ben akşam saat 7.30 gibi eve geliyorum.ve yorgun oluyorum.ama benim daha içeri girmeme bile izin vermeden kapalı oyun alanlarına gitmek istiyor.(bizim sosyal hayatımız kalmadı:(.)ben 3-5 gün öncesine kadar sürekli bu tutum içinde olduğu için ona kızıyordum.oda bazen ağlayarak dediğini yaptırıyor bazende odasında oynuyordu.

    bizim, kaana çok sabırlı davranmamıza rağmen o bunu istismar ederek daha fazlasını istiyor.ama bazen ben ve eşim de patlama yaşıyoruz.eşim öğretmen ve sakin bir yapısı var.ancak dayanamadığımız noktalar oluyor.onu üzmek hoşumuza gitmiyor. ama kızdıktan sonra bizi anlıyor.

    en son okulda yaşadığımız bir olay oldu.ilk defa derse başka bir öğretmen girmiş.herkez çok şaşırmış.ve sessizlik olmuş.kaan o öğretmene kalem fırlatmış ve tutturmuş.öğretmen niye böyle yaptın dediğinde elimden kaçtı demiş.bence kendi öğretmenini çok sevdiği için kıskançlık yaptı.biz bu olayı ünv.nin psikiyatristine anlattığımız zaman çocukların hepsi kıskanmıştır ama yakalanan kaan olmuş dedi.ve şap diye kaana dikkat eksikliği teşhisi koydu.
    biz psikiyatriste gidip bize kaanın dehb teşhisini koyduğu dakikadan itibaren ona çok daha dikkatli davranıyoruz.daha sakin bağırmadan ,kızmadan ,sorduğu sorulara cevap vererek daha sevecen davranıyoruz.VE KAAN DEĞİŞTİ.ESKİ KAAN DAN ESER YOK.DAHA SAKİN DERS YAPAN,DAHA HIZLI OKUYAN,EVDE KOŞMAYAN,BAĞIRMAYAN BİR KAANIMIZ VAR. Biz anladıkki problem biraz da bizde imiş.

    ben yine de temkinli konuşmak istiyorum.bize bir teşhis kondu ve bu teşhisi koyan kişi yoldan geçen bir değil.bilmem kaç sene dirsek çürüterek gecesini gündüzüne katarak okuyan bir doktor.onun fikirlerine de saygım var.bize bir ilaç yazdı bu ilaç raporla alınan bir ilaçmış.concerta 18.nette okuduğum yorumlarda sürekli kullanıldığında tedavi ettiğini yazıyor.ama ya bırakınca?
    sizden ricam doktorun verdiği bu ilacı kullanıp kullanmamamız hakkındaki samimi fikirleriniz nedir?

    dediğiniz gibi yazılan tüm yazıları ve cevaplarınızı okudum.bizim durumumuz da pek çok kişi var.ve sizin sabırla bu yazıları okuyarak cevaplamanız, bizlerle taaaa oralardan yardımcı olmanız bizler için çok güzel bişey.allah sizinde yardımcınız olsun.teşşekürler….

  58. Sevgili Hakan Bey,
    Kusura bakmayin bazen yogun oluyorum hemen yazamiyorum aslinda gunluk bakiyorum siteye ama ancak zaman bulunca cevaplama olanagim doguyor. Oncelikle duyarli bir baba oldugunuzu soylemeden gecemeyecegim. Beni tahminler uzerine facebook’tan bulmaniz bile duyarliliginizi ortaya koyuyor. Simdi yazdiklarinizi tekrar okudum. Ben bir anne olarak genelde ilac kullanimina sicak bakmiyorum.. Ama size ne kullanin nede kullanmayin demem.. Bu kendi ebevenylerin alabilecegi bir karar olmalidir..

    Gunumuzde bu tur sorunlar oylesine hortladiki sonuc olarak yapistirilmasi gereken bir etiket zaten hemen hazir, hiperaktivite teshisi, care olarak ise ilac onerileri ilk etapta.. Dunyayi ilac batakligina cevirerek, olmayan bir hastalik(tipta veriler hala kanitlanamiyor) gercekte varmis gibi bize satilarak, insanlari en zayif noktalarindan vurmaya calisiyorlar. Derin ve emek gerektiren cozumler yerine, hap cozumleriyle gunu kurtarmaya calisan yetiskinler ise on planda. Gunluk hayatin stress’li inisli cikisli yollarinda ilerlerken, ergen cocugunuzun ergenliginin vermis oldugu sorunlarla ilgilenmek yerine, sorunun gercek kaynagina inilmeden, yuzeysel olarak sunulan, ozellikle insanlari intihara bile surukleyecek yan etkilere sahip olan bu tur ilaclara bel baglaniliyor.. Sonuc ise; zaten su an bu ilac kullanimlariyla boyle bir ortama yelken acarak, cocukluklari yasanilmadan, gelecekte duygulari ve beyinleri korelmis, hic bir seyden zevk almayan, depress ve robot gibi istenileni yapan bir toplum olarak cikacaklar ortaya!!..

    Ozellikle teknolojinin degisimiyle birlikte, cocuklarimizda buyuk bir degisim yasiyorlar.. Sagimiz elektronik, solumuz elektronik, sagliksiz urunler, her yer soda ve sekerli yiyecek urunleriyle kaplandi, ister istemez bu tur seyler cocuklarin beyinlerinide etkiliyor. Buna yine ek olarak; sosyal olarak tembellesen bir toplumlada karsi karsiyayiz(tv, pc oyunlari, internet, text message vs)…

    Cogu zaman tembel, ise yaramaz, daginik, serseri ruhlu diye adlandirilan bu tur cocuklar aslinda istedikleri dalda cokta zekiler ve basarililar sadece okul dersleri onlara cok sikici geldigi icin dikkatleri dagilma yoluna gidiyor, odaklanamiyorlar.. Ama istedikleri alanda o dikkat daginikligi nedense yok oluyor??.. Bazi cocuklar sayisalsa iyidir, bazilarida sozelde.. Onun icin bu tur cocuklar, iyi olduklari yonde odaklaniyorlar.. Birde hayati dinleyerek degilde, dokunarak(el sanatlarinda cok basarililar, muzik, resim, spor vs..) ve birebir yasayarak ogreniyorlar.. Zaten hiperaktive teshisi konulan cocuklarda gizli bir yetenek ve gizli bir gizem var onlarda.. Onemli olan bu yetenegi on plana cikarip, o yetenegi uzerinde yogunlasinilirsa, daha iyi verimli sonuclar ortaya cikacaktir.

    Psikiyatristler genelde elinin altinda bulunan onceden hazirlanmis belirti kriterlerine bakarak bu taniyi koydugu icin cocugun ic dunyasina bakilmadan, dis dunyasina bakarak bu teshisi koyuyorlar. Genelikle gecminizle ilgili bir takim anket sorulari yanitlarsiniz.. Sonra okulda yasanan sorunlarla ilgili sorulari cevaplarsiniz ve daha sonra psikiyatrist bu formu karsilastirip sonra cocugunuza ve size bir kac soru daha sorduktan sonra; eger cogunuzun uzerindeki belirtiler, elindeki kritere gore 6’dan fazlaysa, hic gozunun yasina bakmadan niye, neden, nasil sorularini sormadan, sorunun kokenine inilmeden, hemen hazir olan etiketi yapistirir ve elinize bir recete uzatir.. Iste senin 40 dakikalik gorusmen bunun sonucudur..:))

    Benim icin onemli olan sagliklimi saglikli, kosuyormu kosuyor, oynuyormu oynuyor, konusuyormu konusuyor, guluyormu guluyor, mutlumu mutlu!!.. Aslinda ben bir kosede sinip oturmus, hic konusmayan, hareket etmeyen bir cocuk beni daha cok dusundurur. Acaba bir sorunumu var diye??.. Aslinda cevreninde baskisiyla sorun edilmeyecek seyleri sorun etmeye basliyoruz. Ve sansliyizki elimizin altinda cok saglikli bir sekilde buyuyorlar.. Insanlar caresi bulunmayan hastaliklarla pencelesirken, bu konuda aci cekerken, sevdiklerini kaybederken, bizim ugrasimizinda, cabamizinda aslinda devede bir kulak oldugunu goruyoruz!.. Bizler bu konuda daha sansliyiz oyle degilmi?…
    Sevgili Hakan Bey,
    Kusura bakmayin bazen yogun oluyorum hemen yazamiyorum aslinda gunluk bakiyorum siteye ama ancak zaman bulunca cevaplama olanagim doguyor. Oncelikle duyarli bir baba oldugunuzu soylemeden gecemeyecegim. Beni tahminler uzerine facebook’tan bulmaniz bile duyarliliginizi ortaya koyuyor. Simdi yazdiklarinizi tekrar okudum. Ben bir anne olarak genelde ilac kullanimina sicak bakmiyorum.. Ama size ne kullanin nede kullanmayin demem.. Bu kendi ebevenylerin alabilecegi bir karar olmalidir..

    Gunumuzde bu tur sorunlar oylesine hortladiki sonuc olarak yapistirilmasi gereken bir etiket zaten hemen hazir, hiperaktivite teshisi, care olarak ise ilac onerileri ilk etapta.. Dunyayi ilac batakligina cevirerek, olmayan bir hastalik(tipta veriler hala kanitlanamiyor) gercekte varmis gibi bize satilarak, insanlari en zayif noktalarindan vurmaya calisiyorlar. Derin ve emek gerektiren cozumler yerine, hap cozumleriyle gunu kurtarmaya calisan yetiskinler ise on planda. Gunluk hayatin stress’li inisli cikisli yollarinda ilerlerken, ergen cocugunuzun ergenliginin vermis oldugu sorunlarla ilgilenmek yerine, sorunun gercek kaynagina inilmeden, yuzeysel olarak sunulan, ozellikle insanlari intihara bile surukleyecek yan etkilere sahip olan bu tur ilaclara bel baglaniliyor.. Sonuc ise; zaten su an bu ilac kullanimlariyla boyle bir ortama yelken acarak, cocukluklari yasanilmadan, gelecekte duygulari ve beyinleri korelmis, hic bir seyden zevk almayan, depress ve robot gibi istenileni yapan bir toplum olarak cikacaklar ortaya!!..

    Ozellikle teknolojinin degisimiyle birlikte, cocuklarimizda buyuk bir degisim yasiyorlar.. Sagimiz elektronik, solumuz elektronik, sagliksiz urunler, her yer soda ve sekerli yiyecek urunleriyle kaplandi, ister istemez bu tur seyler cocuklarin beyinlerinide etkiliyor. Buna yine ek olarak; sosyal olarak tembellesen bir toplumlada karsi karsiyayiz(tv, pc oyunlari, internet, text message vs)…

    Cogu zaman tembel, ise yaramaz, daginik, serseri ruhlu diye adlandirilan bu tur cocuklar aslinda istedikleri dalda cokta zekiler ve basarililar sadece okul dersleri onlara cok sikici geldigi icin dikkatleri dagilma yoluna gidiyor, odaklanamiyorlar.. Ama istedikleri alanda o dikkat daginikligi nedense yok oluyor??.. Bazi cocuklar sayisalsa iyidir, bazilarida sozelde.. Onun icin bu tur cocuklar, iyi olduklari yonde odaklaniyorlar.. Birde hayati dinleyerek degilde, dokunarak(el sanatlarinda cok basarililar, muzik, resim, spor vs..) ve birebir yasayarak ogreniyorlar.. Zaten hiperaktive teshisi konulan cocuklarda gizli bir yetenek ve gizli bir gizem var onlarda.. Onemli olan bu yetenegi on plana cikarip, o yetenegi uzerinde yogunlasinilirsa, daha iyi verimli sonuclar ortaya cikacaktir.

    Psikiyatristler genelde elinin altinda bulunan onceden hazirlanmis belirti kriterlerine bakarak bu taniyi koydugu icin cocugun ic dunyasina bakilmadan, dis dunyasina bakarak bu teshisi koyuyorlar. Genelikle gecminizle ilgili bir takim anket sorulari yanitlarsiniz.. Sonra okulda yasanan sorunlarla ilgili sorulari cevaplarsiniz ve daha sonra psikiyatrist bu formu karsilastirip sonra cocugunuza ve size bir kac soru daha sorduktan sonra; eger cogunuzun uzerindeki belirtiler, elindeki kritere gore 6’dan fazlaysa, hic gozunun yasina bakmadan niye, neden, nasil sorularini sormadan, sorunun kokenine inilmeden, hemen hazir olan etiketi yapistirir ve elinize bir recete uzatir.. Iste senin 40 dakikalik gorusmen bunun sonucudur..:))

    Benim icin onemli olan cocugum, sagliklimi saglikli, kosuyormu kosuyor, oynuyormu oynuyor, konusuyormu konusuyor, guluyormu guluyor, mutlumu mutlu!!.. Aslinda ben bir kosede sinip oturmus, hic konusmayan, hareket etmeyen bir cocuk beni daha cok dusundurur. Acaba bir sorunumu var diye??.. Aslinda cevreninde baskisiyla sorun edilmeyecek seyleri sorun etmeye basliyoruz. Ve sansliyizki elimizin altinda cok saglikli bir sekilde buyuyorlar.. Insanlar caresi bulunmayan hastaliklarla pencelesirken, bu konuda aci cekerken, sevdiklerini kaybederken, bizim ugrasimizinda, cabamizinda aslinda devede bir kulak oldugunu goruyoruz!.. Bizler bu konuda daha sansliyiz oyle degilmi?…
    Asagida ingilizce olarak concerta ilacinin yan etkileri belirtilmistir. Hiperaktivite tedavisinde kullanilan her ilac gibi concerta’ninda yan etkileri var. Hatta yazilanlara gore sirf belirtileri kontrol altina almak icin kullanildigi yazilmis. Kisaca asagida belirtilen yan etkileri soyle siralanmis.. Karin agrisi, sinirlilik, uzgun olma hali, uyusturucu bagimliligi, bas donmesi, uykusuzluk, bas agrisi, bas donmesi, tiklerin olusmasi, kusma. sinusut, solunum yollari hastaliklari, alerjik reaksiyonlar, istahsizlik, tansiyonun yukselmesi ve halisinasyon gorme gibi belirtileri asagida siralanmistir.
    Concerta Side Effects include:
    _ abdominal pain
    _ aggravation, nervousness, hostility, sadness
    _ drug dependence
    _ dizziness
    _ headache
    _ tics
    _ insomnia and prolonged sleepiness
    _ loss of appetite
    _ increased coughing, sinusitis, upper respiratory tract infection
    _ vomiting
    _ allergic reaction
    _ increased blood pressure
    _ psychosis (abnormal thinking or hallucinations).

  59. ayrica size bir link verecegim burda acik acik her sey yaziyor peter breggin’in sitesinde ve her makalesi ayri bir aydinlatici her zaman kitaplarinida okur, sitesindende yazdiklari yeiliklerle kendisini takip ederim.. http://breggin.com/index.php?option=com_content&task=view&id=270

    sevgiler
    hulya

  60. tespitleriniz çok doğru hülya hanım.biz de eşimle, çpcuğumuz grip bile olsa ilaçsız nasıl tadevi ederiz onu düşünürdük.bir grip için bile antibiyotik vermek istemiyoruz şimdi ise uyuşturucu vermekle karşı karşıya kaldık.biz ilk olarak 12 etkili yöntemi deneyeceğiz.yani yemek listemizi önümüze koyacağız.ve hep beraber bir diyete başlayacağız.şekeri eve sokmamaya çalışacağız.

    2. olarak. ona daha sabırlı ve sevecen yaklaşacağız.son günlerde bunu yapıyoruz. ve etkisi oldu.yukarda yazdığınız bu kadar çok etkisi olan bir ilacı vermek son çaremiz olacak.

    bana zaman ayrdığınız için size çok teşekkür ederim.bildikleriniz sizden yardım isteyenlerle paylaşmanız çok güzel.size ordaki yaşamınızda başarılar dilerim.sevgilerle..

  61. merhabalar…ben 33 yaşında üç çocuk annesi araştırmayı seven herkes gibi çocuklarının sağlığını çok düşünen o kadar düşünenki kendi sağlığını bozan bir bayanım
    benimde 10 yaşındaki oğluma bu dikkat dağınıklığı ve hiperaktive tanısı konuuldu.ilk duyduğumda sevindim bile neden mi bişeylerden şüpheleniyodum ama adını koyamadığım şeylerdi emin değildim götürdüğüm dr türkiyede çok başarılı olan bi dr du şikayetimi sorduğunda tam isimlendiremiyorum ama beni rahatsız eden bişeyler var bu çocukta dedim çocukla 15 dk daha az yanlız kaldı ben girdim içeri ilaç yazdı ritalin aşkam kullanma uykusuzluk yapar dedi sabah öğlen ver dedi 3 ay sonra görüşürüz dedi yolladı bizi şu 3 ay boyunca çocukta olan değişiklikleri yazım sürekli bir harekettilik alık alık bakmak umursamamazlık ve beden öğretmeninden bile şikayet bunların hiçbiri bu derece değildi bendekileri yazim aşırı sinirlilik depresif davranışlar ağlama nöbetleri çocuğa takmışlık durumu artık sakin mantıklı düşünemiyorum yazıların hepsini okudum çocuğum sağlıklımı sağlıklı koşuyormu oynuyormu evet ben şükretmeyi unutup çocuğuma hastalıklı muamelesi yaptım onuda hasta olduğuna inandırdım ve sonuç mutsuz aile .testler yapılmadan kilosu dahi ölcülmeden kalp atışalrı dinlenmeden verilen ilaç ve sorumluluğu almaktan korktuğu için ilacı bir verip bir vermeyen ben kötü bi durum .hatta ilaç napıyo diye kendim bile içip denedim:(gereksiz uzattım biliyorum aslında size değil kendime yazıyorum kendimle hesaplaşıyorum Allah çocuklarımızın canını sağ etsin herşey okumaktan geçmiyor okuyamazsa deyip kendimide yedim oğlumu yedim evdekileride mutsuz ettim kesin kararımdır sonucunu bilmediğim bir ilacı cocuğuma verip ilerde hastalıklı caresiz kendine faydası olmayan doktor mühendis avukat olacağına sağlıklı mutlu huzurlu taksici çöpçü olsun çocuğum iyiki varsınız iyiki araştırmayı seviyorum iyiki allahım sizi benim karşıma çıkardı saygılarımla HAYAL

  62. Sevgili Hayal Hanim,

    Kendi dusuncelerinizi bize dokmeniz inanin cok sevindirici ve diger anne be babalar icin daha aciklayaci olmus.. Ben istatik bilgilerinden cok gercekte yasanan seyleri daha cok onemsiyorum.. Cunku bu yasanmistir ve gercek bir hikayedir. Hepimiz bir anne baba olarak deneme yanilma yoluyla hayati ogreniyoruz, cocuklarda nasihatlarla degil, kendi yaptiklari, kendi denemeleri ve bizden gordukleriyle hayati ogrenmeye calisiyorlar. bazi seyleri denemeden ve ogrenmeden bunun yanlis oldugunu ise idrak edemiyoruz..

    Simdi tip alemi kimyasal ilaclarin mucizesine inanir.. Doktorlar ilaclarsiz olmaz, ilaclar olmazsa doktor olmaz.. Yani ilaclar olmazsa doktor doktorlugunu yapamaz bunu boyle dusunmek lazim. Bu asamada kendi meslegini devam ettirmek icin napacak, ilac onerisinde bulunacak.. Tamam bazi ilaclar bazi seylerin tedavisinde gerekli.. Ama Hiperaktif tedavisinde kullanilan bu kirmizi recete ile sunulan, istatistiklerine gore bu ilaclarin cokta tehlike arzetmedigi yonunde ama gercekte yasanmisliklarda var, ikilemlerde var.. Tamam bu uyarici ilaclar beyni uyardigi icin ise yariyor ama kullanildigi surece etkili, ama tedavi etmiyor. bu bir antibiyotik gibi degilki, hadi diyelim bir ay kullanip atalim kutuyu cope.. cocuk okulda sirf basarili olsun diye ilkokulda baslayan seruveni universiteye kadar uzananacak nerden baksaniz 15 sene gibi bir sureyi kapsiyor.. Bu kadar alinan kimyasal toksinler tabikii bir sekilde vucudun bir yerine vuracak, uzun sureli kullaninlarimda kalp buyumelerine, kalp damarlarinin sertlestigi gozlemdi ve kalp krizi gecirip cocuk olumlerine bile rastlandi.. Ben yurt disinda yasadigim icin ozellikle bu konuda gelisen olaylari yakindan takip ediyorum. Addrealx dedikleri hiperaktivite tedavisinde kullanilan ilac cocuk olumlerine rastlandigindan dolayi apar topar marketten kaldirilip satisi yasaklandi.. Bu herkese olacak diye bir kuralda yok ama ya bu alinan risk benim cocuguma denk gelirse diye dusunmeden edemiyor insan, iste o zaman o vicdan duygusu ilelebet bizde kalacak.. Hem tip tarafindan objective olarak kanitlamayan bir veri(ne kan verilerinde bir sey var, nede beyinde) icin bu tehlike arzeden amfetamin ilaclarini seker ekmek gibi bizim gelecegimiz olan cocuklara sunmalari neden??.. Neden kolayciligi secip, kucuk taze beyinleri bu toksinlerle zehirlimeye devam ediyorlar.. Size kucuk bir ornek vermek istiyorum.. en basiti kanser hastaliginda kullanilan kemo-terapi ilaclari, tamam bir nevi kanseri oldurmek icin su an baska care olmadigi icin tedavi etmek icin vucuda verieln bir zehir ama netice olarak tedavi etmiyor kacinilmaz sonuc olumle sonuclaniyor. Kemo o kadar agir bir ilacki, insan vucudu bunu kaldiramiyor cunku kanserli hucreyi oldureyim derken bu sefer al yuvarlarida yok ediyor ve vucut savasacak gucu bulamiyor.. Kurtulma sansi olanlarda var ama onlarda hayata tutunmak isteyenler, mentalitesi saglam olan kisiler yenilmemek adina direniyor ve savasi kazaniyor.. Simdi durum boyle olunca tip’in elindeki mucize diye adlandirdigi ilac gercekten kanseri tedavi ediyormu etmiyor!!.. Yine burda hastaya cok is dusuyor.. Moral dedikleri sey iste bu asamada devreye giriyor.. her seyin basi saglik, vucudun saglikli ise, bagisiklik sisteminde kuvvetli olur ve cogu seye gogus gerer!..

    Tamam kabul ediyorum, hiperaktive tanisi yemis cocuklarda farkli bir davranis yapisi var ama bunu hastalik derecesine getirip olaylari bu derece buyutup care ilac denmemeli bence.. Cocugun ic dunyasina inilip neden boyle davranmaya ieten sebep bulunmali bence.. Durmadan kulak iltihabina yakalanan bir cocugun verimi nasil olur sizce.. tedavisi icin antibiyotik gerekli, kullanilan antibiyotikler vucuttaki iyi bakterileride oldurdugu icin cocuk halsiz kaliyor tam kendini toparlayacakken tekrar yine kulak iltihabina yakalaniyor yine tekrar antibiyotige basvuruluyor bu boyle devir daim oluyor.. kisaca anlatmak istedigim cocuklar bu tur saglik sorunlari yasarken, kulak iltihabi olsun, solunum yollari veya alerjik bunyeye sahip olan cocuklar bu durumda iken nasil verimli olsunlar.. Dusunun bir grip oldugumuzda kafamiz nasil saman gibi oluyor, dogru dusunup konusamiyoruz bile.. Demek istedigim cocuklarda belki onlari boyle davranmaya baska nedenler olabilecekken, etraflica arastirilmadan hemen bu ilaclari tek tedavi sekli gibi sunmasinlar..

    Bakin bu cocuklarda gercekten abartilacak kadar topluma kotu tanittiracaklar kadar ben bunu bir hsatalik sekli olarak gormuyorumda kabul etmiyorumda.. Hayal haniminda dedigi gibi okumazsa okumasinlar, ilaclarlami okutacaksin veya her is okumadami bitiyor, koca universite bitiriyorlar yine ortalikta issizler veya kendi secimleri olmadigi icin mecburen okuduklari dallardan hep mutsuzlar veyada yapamadiklarindan..

    Tamam bu tur cocuklarla gercekten ugrasmak zor ama sorunun kaynagina inilince yasanan sorunlarda daha azaliyor inanin.. Deidigim dedik bir aile yapisinda buyuyen cocuk, eger istemiyorsa tabikii inatlasma yoluna gidecek, sen yapma dedikce oda onun tersini yapip sizi cildirtacak veyada cildirtmaya devam edecek.. Gecmisimize dondugumuzde kendi cocuklugumuza, bizde bu yollardan gectik, bizimde aksiliklerimiz, asiliklerimiz oldugu ailerimize karsi.. eskiden okulda bir ogretmen korkusu vardi cocuk ne kadarda yaramaz olsada kendini frenliyordu ve ders calismaktan baska bir secenegi yoktu. ve biz sokaklarda buyuduk tum enerjimizi harcak icin daha sosyaldik.. ya peki bugunun dejenere cocuklari ayni seylere ayni degerlere sahipmi degil.. apartman cocugu olarak diz dize icice buyuyorlar, enerjilerini harcayacak bir yer yok.. ya televizyonun basinda yada internet basinda.. sonuc tembellesen, uyusan, takmayan, basi buyruk bir cocuk yapisiyla karsilasiyoruz..

    benim sizlere tavsiyem her zaman kendi kendinizin doktoru olun, arastirin, okuyun, kendinizi her konuda gelistirin cunku care sizsiniz yani kendiniz!.. Kolayciligi secmekten ziyade, mucaledeleci olmayi deneyin, kendiniz olun, careler uretin!.. Hap kulanmak kolay, yut hapi otur, amac isin hallolsun!..:))

    sevgiler
    hulya

  63. Hepinizin okumasi icin sizlerlebir yazi paylasmak istiyorum, benim ifade etmek istediklerimi, yazan kisi cok guzeli ifade etmis ve yazdigim cogu seylerlede ortusuyor, varmi daha bunun otesi??..

    Ritalin Dosyası

    İnsanların ilaçlara olan düşkünlüğü hiç ilginizi çekti mi? Çok inançlı dediğimiz kimseler bile bazen duaların ve iyi niyetlerin yetersiz kaldığını düşünüp çözümü somut dış gerçeklikte ararlar. Çoğunluk içinse bu zaten alışılmış olandır. İlgiler hep dış dünyaya yönelmiş olduğundan mıdır bilmem, sorunların çözümleri de genellikle dışarıda aranmıştır.

    Ailem için kısmen zor bir çocukluk geçirmiş olmama rağmen, sanıyorum koruyucu melek ve rehberlerimin de yardımıyla, psikiyatrların kimyevi kokular saçan koltuklarıyla ve şeker dağıtır gibi dağıttıkları antidepresanlarla bir yakınlığım olmadı. Şimdi dönüp baktığımda ucuz atlattığımı düşünüyorum. Bir çok dostum benim kadar şanslı değildi.

    İlaç yapımı çok eskilere dayanır. Çeşitli hastalıkların tedavisinde bitki özlerinden yararlanan kadim şifacılar çoğu kültürlerde, aynı zamanda ruhsal bir altyapıya sahip olarak görülürler. Pek çok kadim kültürde, şifacı aynı zamanda şaman veya rahiptir. Onların bu çok yönlülüğü bana günümüzde modern tıbbın da vardığı noktayı hatırlatıyor: Holistik tıp (Bütüncül / Bütünleyici Tıp). İnsanlar sağlık konusunda daha kapsayıcı fikirlere yönelmeye başladılar. Bu bilinçli mi, yoksa bilinçdışından gelen ortak bir içsel itilim mi, siz karar verin.

    Peki herşey yolunda mı? Kesinlikle hayır. Alternatif tıbbı ve şifacılığı reddeden koskoca bir “eski zihin” paradigması var önümüzde. Bu yeni yaklaşımların, kariyerindeki 30-40 yıllık parlak geçmişi bir anda silebileceği korkusuyla dolmuş doktorlar hâlâ eski usül tedavilere devam ediyorlar. “Sağlık” hâlâ “hastalık yokluğu, hastalığın olmaması” onlar için. Bu noktada bizim gibi dünyayı ve yaşamı gözlemlemeyi seven gençlere ne düşüyor? Durumun farkındalığını net bir şekilde ortaya koymak elbette.

    Danışmanlar tarafından yaşıtlarından biraz farklı (nedense bu yaşıtlarından biraz farklı olan çocukların sayısı son zamanlarda pek bir artmıştır, artık genellemeyi neye göre belirliyorlar belli değil) olarak nitelenen çocuklarının avuç avuç ilaç yutmasına göz yuman ebeveynlerin ileride çocuklarının uyuşturucu kullanıp kullanmadığından şüphelenmeleri bana biraz cahillik, biraz tembellik, biraz da ikiyüzlülük gibi geliyor.

    Yeni nesil çocuklar, ergenler ve ilkgençlik çağını yaşayanlar arasında dikkat eksikliği sendromu ve hiperaktif damgası yiyen koca bir kitle var. Bunlar gerçekten de, başka bir yerden gelmişçesine bu insanlığı ve onun kendisini köleleştirmiş sistemini garipseyip, adapte olmamakta direniyorlar. “Çocuğunuz çok zeki ama çok yaramaz.”,“çocuğunuz çok akıllı ama çok konuşuyor, dersle ilgilenmiyor” artık tüm ebeveynlerin öğretmenlerden işittikleri sözler. Bu durumda endişelenen aile ne yapıyor? Her aklı başında ve durumu uygun insanın yapacağı gibi çocuğunu alıp bir psikiyatra götürüyor. Çoğu psikiyatr da bir, iki konuşmadan sonra teşhisi yapıştırıp kırmızı reçetelere uzanıyor. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin ilacı belli ve epey popüler: Ritalin.

    Gerçekten nedir bu Ritalin? Uyuşturucu kültürüyle bir şekilde ilgilenmiş herkes bu tabirin aslında o kültürü tamamen yansıtmadığını bilir. Çünkü uyuşturucu ilaç alemindeki bütün ilaçlar uyuşturmaz; bazıları uyarır. Bunlara uyarıcı denir. Dünyanın en pahalı narkotiği kokain, en sık kullanılan narkotiklerden biri olan amfetamin, hatta nikotin ve kafein bu uyarıcı sınıfına girer. Ritalin’in ana maddesi, amfetamin ailesinin bir üyesi olan metilfenidattır.

    Zaten aşırı uyarıcı kullanmış gibi tavırlara sahip bu özel çocuklara, bir merkezi sinir sistemi uyarıcısı olan metilfenidat verildiği zaman, bu aşırı uyarılmış haller kaybolur. Zaten uyarılmış bir bünye bir başka uyarıcı ile nötrlenir. Vücudun dopamin salgısı ilacın etkisi süresince “normal” düzeye indirilir. Kısa bir süre bile bünyesine neredeyse kokain ve metamfetamin ile benzer düzeyde çalışan bir ilaç alan çocuk gerçekten de uyutulur. Fişi çekilir. Bağımlı hale getirilir. Bu çocuğun ileride bir klübe gitmesi ve ekstazi adlı amfetamin bazlı haplar ile karşılaşıp bunları almaması çok küçük bir olasılıktır artık. Aileler açgözlü ilaç firmalarının bilinçdışı dolduruşuyla, çocuklarına o en korktukları geleceği kendi elleriyle hazırlamışlardır.

    Bu “normalden” farklı özellikler gösteren çocuklar, aslında kadim ve olgun ruhlardır. Onlar zaten burada, yüksek bilinçlilik hallerine derin bir hasret duyarak yaşamaktadırlar. Bütün tantanaları o hasretten ötürüdür. Çünkü geldikleri bu dünyanın insanlarının ortak zihin alanında bilinç pek öyle yüksek titreşmez. Sevgi çok kolay bulunan bir şey değildir. Elbette uyumsuzluk çıkaracaklardır. Onların doğasına terstir çünkü herşey. Onlar buraya uyum sağlamak üzere değil, kendini öldüren dünyayı daha yüksek bilinçlere uyumlama amacıyla gelmişlerdir. Anlaşmalarının en büyük kısmını bu oluşturur. Tutucu sistem de onları uyutmanın yollarını arar. O çocuklar zaten doğal olarak bilinç değiştirici maddelere bir çekilim duyacaklardır. Bu noktada işini çok iyi bilen (?) sistem onlara, ilaç kisvesi altında onların istediğinden de çok miktarlarda bir takım bilinç değiştirici maddeler sağlamıştır.

    1990 ve 2000 yılları arasında sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde Ritalin’e bağlı 186 ölüm gerçekleşmiştir. Çoğunlukla 70’lerde doğmuş insanlardan oluşan “Kayıp Kuşağın”(Generation X) bir zamanlar için sözcüsü olmuş, o kuşağa marşlar bestelemiş bir kişi vardır: Kurt Cobain. Seattle’lı Nirvana grubunun gitaristi ve solisti olan bu renkli gözlü, sarışın, çatallı sesli, yakışıklı şarkıcı 1994 yılında kendini av tüfeğiyle vurarak öldürmüş ve kült olmuştur. Ciddi uyuşturucu problemleri olduğu bilinen Kurt Cobain’in bilin bakalım geçmişinde ne vardır? Evet doğru cevap, Ritalin. Sevgili Cobain 7 yaşından itibaren Ritalin kullanmak durumunda bırakılmıştır. Onu bu kadar umutsuz kılan yaşam deneyimleri arasında Ritalin’in de büyük bir yeri vardır diye düşünüyorum. Takdiri size bırakıyorum.

    Zaten uyarıcı özellikler gösteren çocuklara daha fazla uyarıcının verilmesi onların zihinlerini köleleştirir. Hissizleşirler. Belki de beyin soğanları kurumakta olduğundan hissizleşmiş gibi gözüküyorlardır. Sonuçta toplum kendine daha fazla robot, daha fazla canlı ceset yaratmış olur. Çocukların ne kendilerine güvenleri kalır, ne de sizlere yardım etme şevkleri…

    Ben hiç antidepresan kullanmamış olmakla birlikte, dostlarımın yaşadıklarını gördüm. Biz artık kim olduğumuzu hatırlamaya başladık. Bizi eskisi kadar etkileyemiyorlar. Ancak biz gene de belli bir farkındalığa sahip olma şansına erişmiş olanlarız. Ya neslimizin bu bilinçliliği yakalayamayan diğer üyeleri? Burada sorumluluk ailelerdedir. Çocuğunuz sizi yoruyorsa, bu gidip ilaç yazdırın anlamına gelmez. Hatta ilaç kullanmasına gerek yoktur. Aslında çocuğunuz bunları sizin değişmeniz için yapıyor. Daha çok sevgi ve daha çok bilgi verebilir misiniz ona? Sanırım sizin de daha çok sevgi ve daha çok bilgiye ihtiyacınız var. Sevgi ve bilginin kaynağı içinizdedir. Onu dışarıda aramayın. Gücünüzü kendinizden başka kimseye teslim etmeyin. Benim dediklerimi dahi kalp süzgecinden geçirdikten sonra kabul edin.

    Biz artık yetişkinliğe adım atıyoruz. Ama biliyoruz ki, hâlâ zorlu ergenlik dönemini atlatmaya çalışan veya daha buna hazırlanan kadim ve cesur dostlarımız buradalar. Onlara yardım etmekle yükümlüyüz. Bilinçsizce uyutulmalarına göz yumamayız. Ama bizim işimiz öfkeli direniş gösterileri sergilemekten çok; ışık ve bilgi, barış ve sevgi yaymaktır. Ortak bilinç alanımızda sıçramaların yaşandığı bu muhteşem zamanlarda herkesin kendi gücünü kuşanmasıdır tek dileğim. Bütün hastalıkların şifası vardır ve şifa sadece hastalığın yokluğu değil mutluluk ve huzurun sonsuzlaşmasıdır. Umarım çocuklarınızın yaşıtlarından farklı (!) özelliklerini sorun olarak algılayıp yüzeysel çözümler üretmeye kalkışmazsınız. Umarım bunu yapmayıp bütünün hayrına hareket edersiniz.

    Son olarak içinizi rahatlatmak isterim. Şimdiye kadar çocuğunuz bu tarz ilaçlar kullanmak durumunda kaldıysa bile çok endişelenmeyin. Onların içindeki bilgeliğin yanında bütün bu engeller bir hiçtir. Uyuşturucular bizi amacımızdan ayrı koyamaz. O kadar güçlü değillerdir. Sadece farkındalık ile destek olmak bizim için değerlidir o kadar.

    Yoksa yol her halükarda bellidir. Merkez kalptir.

    Yazar: Doruk Oğuz | SAYI: 08 MAYIS 2006
    http://www.indigodergisi.com

    Kaynaklar:

    Narkotik Şube: http://narkotik.iem.gov.tr/nlr_nrktktr_c.html

    InfoFacts: http://www.nida.nih.gov/Infofacts/Ritalin.html

    Death from Ritalin: http://www.ritalindeath.com/

    The Vaults of Erowid: http://www.erowid.org

  64. benım oğlumda 10 yasında ve bu yıl 4. sınıfa başladık. Öğretmenımız uyardı ders esnasında sınıfda deıl sınavlarda bıldığı hald eyanlış yapıyor cok dağınık unutkan vs bı suru sey sıraladı ee tabı hemen doktor hemen rıtalın 10mg tablet yanında prozac surub sımdı bu yazı dızısını okuyunca aklım karmakarısk oldu bu kadar mı basıt bı cocuklarımızınhayatı ya bu kadar mı para delisi bı toplum olduk bız ilaç firmaları kazansında aman cocuklar zarar görmuş kımın umrunda.su an ıtıbariyle bu ilacı bırakıp nasıl bır yol izlemelıyım..acaba bızımde daha dıkkatlı davranmamızdan dolayımı oğlumda değişiklikler var ama olumlu gelişmelerin yanında cok da sınırlı ne yapmalıyım

  65. Sevgili Emine Hanim,

    Ilac kullanimina basladiysaniz, doktorunuza danismadan ilac kullanimi aniden kesmeyin cunku cocugunuzun birden bu ilaclarin kesilmesi sonucu depresyona girer.. Kullanilan ilaclar ise yariyor, cunku beyni uyaran bir kimyasaldir.. Derslerini sizi ve ogretmenlerini sinir etmeden bitirir, soz dinler, otur dersiniz oturur, kalk derseniz kalkar, derslerini dinler, bir robot gibi herkese itaat eder. Cunku cocuguz kendini kontrol etmiyordur, ilaclar onu kontrol ediyordur. ilaclari kullandiginiz surece etkili gorunur, ritalinin etkisi gecince sizi concertaya yoneltirler.. Yani bu ilaclar cocugun aklina akil katmiyor, tedavide etmiyor sadece kullandiginiz zaman cocugunuz uzerindeki belirtileri gecici olarak yok ediyor.. nasil basimiz agridiginda bir agri kesici alip, o an bas agrisindan kurtuluyorsak, bir dahaki bas agrisina kadar yine bir agri kesiciye yonelene kadar bu devir daim oluyor boylelikle.. peki aldigimiz bir agri kesici bas agrimizi tedavi etmismi oluyor,tabikii etmiyor, sadece gecici olarak belirtileri yok ediyor!. yani bu ilaclarda kullanildigi surece yogunlasmalari konusunda etkilidir, o an uzerindeki belirtileri yok eder, cunku bir beyin uyaricisidir.. sirf hiperaktif cocuklara degil, kime bu ilaci verseniz onlarada ayni etkiyi yapar!.. ben size gercekten bu tip ilaclari kullanin veya kullanmayin diyemem cunku bu kendi ailenin verecegi bir karar olmalidir.. Sitede bayagi bir bilgi akimi var, ozellikle 12 etkili yontem’i okumaniz ve cocugunuzu bu yonde gozlemlemeniz yonunde.. sitede aileler icin bigi akimi cok, hepsini okuyup bilgilenin ve ondan sonrada yapmak istediklerinize karar verin. yukardada belirttigim gibi ilac kullanimina baslamis ailelerin ilaclari birden bire kesmemeleri gerekiyor cunku cocugunuz depresyona girebilir.. Bunu her zaman doktorunuzun kontrolunde yavas yavas keserek ancak cocugunuzu bir duzluge cikartabilirsiniz!..

    Dikkatimi hep ceken bir sey var, hiperaktif tanisi yemis cogu cocukta gozlemlediklerim kadariyla alerjik bir bunyeye sahipler, kronik kulak iltihabina siklikla yakalaniyorlar, bence once bu tip sorunlar ele alinmali ve tedavi yoluna gidilmeli..

    Sizden ricam ilac kullanmaya basladiginizdan beri ne tur olumlu ve olumsuz gelismelere sahip oldunuz.. her yazdiginiz bir cumle, yapmis olacaginiz her bir aciklama, emin olun diger aileler icinde aydinlatici olacaktir..:)

    sevgiler
    hulya

  66. Aydınlattığınız için cok tsk ederim bugun 10. gundeyım dun sızın yazınızı okudum ve diğer ailelerin yazıları nı okudum nasıl bı tedavının içişne düştük demeden kendimi alamadım. İlacın evet yan etkileri var iştahsızlık ki oğlum cok iştahlı bır cocukdu bıde cok sınırlı hemnen herseye sınırlı tepki verıyor.Bizi öğretmenımız aradı oğlumuzun derse konsantre olamadığını sureklı yerınde kıpır kıpır duramadığını yanındakileride rahatsız etttğini dersin ilk 10 dk ve son 15 dk sı sınıfda değil aklının baska yerlerde olduğunu söyledi ilk önce piskoloğa gıttık bır kaç test yapıldı cok endişeli ve kaygılı olduğunu aaklında bır suru kucuk sorular olduğunu ve bunlardan dolayı artık hıc bır seye dıkatını veremedğini söyledi.Bize uzman bır piskiyatırdan yardım almamızı söledi ve sonuc ılk randevuda hemen ritalin 10 mg ve prozac 20 mg yazdıritalini sabah öğlen kullanmamızı surubuda sabah akşam yarım ölcek kullanmamızı önerdı ayda 1 kere görüşmemizin de oğlumuza faydalı olacağını söyledi bu tedavı ne kadar böyle devam edicekki gecici bir seyde deil ve ilaç bırakılıncada yıne aynı eskıye dönuyomuş bır cok hasta.Biz aileler cocuklarımız iyileşsin die onları ilerideki yaşamlarına birer bağımlı olarak mı yetiştiriyoruz.Aslında söle de bır durum var unutmaması gereken herseyı aklına öle bır yazıyor kı ama önemsemıyosa 1 dk sonra bıle unutabılıyor mesela basket ve futbol macları hangı gun önemlı takımların macı ne zaman yada kendısıyle ılgılı onun cok ıstedği seyleri asla aklından cıkarmıyo ama başka seyler hemen buhar olup ucuyo neyseee bu maddeler öle cok uzuuyoki şimdi 10 gunluk rıtalın kullanmamız sonucunda bız bu ılacın yan etkileirni görürmüyüz benı bıraz daha aydınlatırsanız cok sevınıcemm şimdiden cok tsk ederimm öyle aydınlattınız ki bir cok konuda görüşmek üzere diyorummm….

  67. Sevgili Emine Hanim,

    Ritalinin kisa vededeki yan etkileri icinde, uykusuzluk, istahsizlik, karin agrisi,bas donmesi,sinirlilik,mide bulantisi, buyume oranini durdurma,yuzlerde tik olusumu gibi belirtiler gorulebiliyor hatta su ozellikle doktorlar tarafindan soylenmesi gerektigi halde hep goz ardi ediliyor ve gordugum kadarda soylenmiyor veyada sizede soylenmemis eger cocugunuzda, gogus agrisi, kalp carpintisi,bayginlik ve hallucinations gorme belirtileri gordugunuz an hemen doktorunuza bildirmeniz yonunde, cocuklar kalp yetmezliginden bile olebiliyorlar. size belki doktorunuz bunlari soylememis olabilir ama ben bu vesile ile bunlari sizlere soyleyeyim. uzun sure kullanildiginda cocuklarin kalp damarlarinda sertlesmeler oldugu saptandi, kalpbuyumeleri saptandi ve kalp yetmezliginden olen cocuklarda oldu. benim burda tanidigim bir arkadasimin 10 senelik kullandiklari ritalin sonucu cocuk beyin islevlerini kaybetti.. bu herkese olacak diye bir kaidede yok ama alinmasi gereken bir risk var her zaman.. birde piyasada en etkili cozum bu diyen ilac sirketlerine gercekten cok tepki veresim geliyor, bunuda doktorlari araci tutarak.. bir insanin veya bir ococugun hayati bu kadarmi ucuz yaa..o cocuklar ne emeklerle buyuyorlar.. al ben yemedim, sen ye!.. hikayesine donusuyor resmen..:(( O ilac sirketleri o malinin satilmasi icin o kadar cok doktorun gozunu boyamiski, el altindan ne hediyeler,ne rusvetler donuyor..

    helede yazdiginiza gore bir psikologun, sizi bir psikiyatriye yonlendirmesi ise bana cok garip ve tuhaf geldi.. niye derseniz bir psikolog ilaclarin mucizesine inanmaz ve ilac onermez, kendileri konusma yoluyla insanlari psikolojik yonden tedavi etmeye yoneliklidir ve ilac yazma yetkileri yoktur.. artik gercekten meslekler adina utaniyorum.. cocugunuzun endise ve kaygi, sinirlilik problemi varsa B6 vitamini buna birebir, kullanmaya baslayin zamanla farkini goreceksiniz.. ben bir anne olarak kendimi iyice gelistirdim bu konularda, onlardan cok ben yardimci olmaya calisiyorum cunku ben bir anneyim..

    bakin bu cocouklarda bir eksiklik, bir kusur veya bir noksanlik yok, hep bunlari boyle lanse ederek ilac kullanimina tabii tutmaya calisiyorlar. bu cocuklar istedikleri alanda cokta basarililar, siinde soylediginiz gibi istedigi bir sey oldugu aman kesinlikle unutmuyor diyorsunuz, gercektense istedikleri bir sey oldugunda bahsettikleri dikkat eksikligi veya unutkanlik aninda yok oluyor.. bu nasil bir is anlam veremiyoruz??.

    sizede biraz once zehra hanima yazdiklarimin bir kismini buraya kopyaliyorum, oncelikle bunlarin tespiti icin bir on ayak atin ve cocugunuz uzerinde gozlemler yapin, sorunun kaynagi nereden kaynakliyor oncelikle bunlari bir tespit edin. bir anne olarak bir huyum var, kisa yazamiyorum, elimden geldigince size uzunca yazayarak aydinlatmaya calisiyorum umarim faydali oluyorumdur.

    simdi size tavsiyelerim arasinda, 12 etkli yontem’i okudugunuzda size cok degisik bilgilere yonlendirecektir. oncelikle o bilgileri okuyup kendi cocugunuz uzerinde nelerin etken olabilecegini bir saptayin. ikinci olarak bu tip cocuklarda, demir, cinko magnesium, B6 vitamin eksikleri gorulmustur.. oncelikle cocuklarinizin kan verilerine baktirarak bunlarin normal olup olmadigina bir bakin.. bir anne cocugundaki demir eksikligini tespit ederek, doktor kontrounde 6 aylik kullanimi sonucunda cocugundaki belirtilerin hepsinin yok oldugun soyluyor. sanki o cocuk gitti,yerine baska bir cocuk geldi diye kendi dusuncelerini belirtmis. yine omega-3 ve fish oil(balik yagi) cocugun consanstra olmasi konusunda daha etkli.. B6 vitamini yine cocugun sinirlerini yatistirmasi ve saglikl bir sinir sistemine sahip olmasi icin en etkili bir vitamin turu.. yine B6 vitamini aliminda cocugunuz onundeki derslerine daha fokus oldugunu goreceksiniz.. tabikii hemen basladiginiz zaman bunun etkilerini goremezsiniz bir iki gun veya kisa bir sure icinde, kullandikca zamanla bunlarin farkini daha iyi goreceksiniz.. cocuklari kimyasal ilaclar yerine, dogal yonlerden uzerindeki belirtileri yok etmek bence daha saglikli bir method. yalniz bu vitamin turlerini kullanirken doktorunuzdan gunluk miktarin ne olmasi gerektigini ogrenin, her uc ayda bir kan verilerine bakarak normalin ustune cikmayin. biliyorsunuz her seyin asirisida zarardir onemli olan dogru orantiyi yakalamaktir. dersleri konusunda ozel dersler aldirabilirsiniz veya okumasini en ilginc sekilde nasil asilayabilirim ona derseniz bu yonde adimlar atacak yine sizsiniz.. kendi basina yerine siz ona yardimci olmayi deneyin, oyun seklinde ogretebilirsiniz veya okumayi pekistirecek bilgisayar oyunlarinda egitimlerini ilgilndiren oyuna yonelikle cd’ler alin.. cocuklar bu turlu ogrenme seklini inanin cok seviyorlar. ben o donem almistim kendi cocuguma bu tur programlar ve cokta ise yaradi. o donem ogrenmek oynamak icin can atiyordu..

    size soyleyecegim kendiniz yaratici olunuz, care sizsiniz inanin. doktor sizin cocougunuzu en fazla yarim saat gorur ama butun gun cocugunuzla ilgilenen yine sizsinizdir. ne tur emeklerle buyutuyoruz onlari bir anne ve baba olarak bunlari sadece biz biliyoruz.. cocugunuzu anlamaya calisin, onunla devamli konusun, azarlamayin, elestirmeyin, verebileceginiz kadar sevginizi aktarin cunku cocuklarin beklentileri hep bu yonde.. enerjilerini harcamak icin onlari kendi sevdikleri spor alanlarina yonlendirin veya yetenekleri varsa bunlari on plana cikarin ve hep destekleyin emin olun zamanla olumlu gelismeler goreceksinizdir..:))

    ilaclarsiz isimiz zahmetli, yorucu cok emek isteyen bi yol ama biz aten anne ve babalrin hep yaptigi sey degilmidir fedakarlik, emin olun bununda ustesinden gelecegiz..:)

    ayrica toplu olarak okumaniz acisindan 12 etkii yontemin linkini kolaylikla bulmaniz icin buraya kopyaliyorum. http://www.phpbbplanet.com/forum/viewtopic.php?t=49&mforum=hiperaktivitece

    sevgiler
    hulya

  68. Cok tsk ederim verdğiniz bilgilere biliyorum okadar cok soru sordum sizi d eyordum ama bır soru daha sormak ıstıyorum ginseng bloba cayı nın tamamen bıtkısel ve işe yaradığını yazmışlar arastırdığım diğer sitelerde siz böle bır cay duydunuz mu cayın bır suru özelliği var ama etkileri bır kaç ay kullanılınca ortya cıkıyomuş bır cok kışıde memnun tamamen doğal olduğu için kullanılabilir mi acaba bırde cocuklarda kullanılırmı bılgınız varsa bu konudada yardım ıstıyorum sızden sizin 12 etkili yöntemı yavaş yavaş uygulamaya başladık en azından buda iyi bir başlanguc ama ılacı siznde söyledğiniz gibi bir anda bıraktıramıcam galıba doktora tekrar gıdınce arastırdğımı ve rıtalın hakkında bır cok bılgıye ulaştığımıda anltıcam görüşmek üzere … kendinize cok cok iyi bakın hoşçakalın…

  69. Sevgili Emine Hanim,

    Aslinda buyukler icin ginkgo biloba kapsuller halinde satiliyor zihin acici ve fokus olmak icin, kullananlarda bayagi memnun. Arada bende kullaniyorum kendimi cok unutkan hissettigim anlarda ve ise yariyor. ADHD icin yani dikkat eksikligi ve hiperaktivite’nin tedavisi icinde ginkgo biloba’nin kullanildigini ve bayagi fayda sagladigini yazmislar yabanci sitelerdede. Cay seklini hic duymadim, simdi sizden duydum.. simdi cocuklar kucuk oldugu icin miktarlarin ne olmasi gerektigi acikcasi benide dusunduruyor. Bizler yetiskinler icin bir problem yok ama konu cocuklar olunca beni acikcasi miktar konusu hep dusunduruyor.. bu cayla ilgili bilgiyi nerden okudunuz, turk sitelerindemi?..

    Ayrica doktorunuza gittiginizde, arastirma sonuclarinizi ona aktardiginizda buyuk bir azar demalum.. cunku karsilarinda kendilerinden bilgili birisini hic gormek istemezler. hatta size ne diyecegini cok iyi biliyorum, nerden buluyorsunuz bu tur sacmaliklari, yok oyle bir seyler diyecekler, sizin dusundugunuz gibi degil, bu ilaclar yillardir kullaniliyor, guven duymasak zaten size onermeyiz diyecekler..:))

    sevgiler
    hulya

  70. http://www.noi.com.tr/KMDefault.aspx?ctrid=12107 bu sıtede cayla ilgili acıklamalar var inceleyın dıe lınk atıyorum ama cocuklarda nasıl kullanılır onun hakkında hıc bır bılgı yok bulursam sızede msj atarım ii geceler…

  71. Sevgili Emine Hanim,

    ginkgo biloba ve ginseng’le ilgili ozellikle cocuklar icin kullanip kullanmayacagina baktim. 12 yasin altindaki cocuklara onermiyorlar.. genelde bu tur herb’ler yetiskinler icin. ginkgo biloba’ninda kani sulandirma ozelligi oldugu icin cocuklara fazla onermiyorlar onun icin kullanimi icin dikkatli olun derim.. Hem ben size bir sey soyleyim bu tip seyleri cocuklara icirmek cok zor.. eger yasil cay iciyorsaniz veya denediyseniz ne demek istedigimi anlayacaksiniz,tatsiz tutsuz bu tip seyleri cocuklara icirmek cok zor bir sey, ben yetiskinken pek icmek istemiyorum dusunun onlar daha fazla isyan edecektir.. bu tur caylarin gunde iki kere icilmesiden yanalar oda yetiskinler icin.

    sevgiler
    hulya

    • Çok tsk ederim almadım zaten ama dediğiniz gıbı tatsız olduğu ıcın ıcıcenı pek sanmıyorum görüşmek üzere hoşçakalın…

  72. merhaba ben de 3 çocuk annesıyım 2 kıızm 1 oglum var oglum şu an 21 yaşında yıllar önce 2. sınıfa giderken bende okuldan aldıgım şikayetlerle izmir behçet uz çocuk hastanesine götürmüştüm hiper aktif tanısı kondu ve ritalin verıldı sadece dr kontrolunde okul zamanı verdik o dönemde ögretmenın durmadan şikayetınde artık okula gitmiyordum utanıyordum yıen ilacı içmeye başladıgı ilk ay ögretmen benı çagırdı ısrarla gittim ne yaptınız bu çocuga mükemmel oldu hemn sakın hemn başarılı dedı ve ben 7. sınıfa kadar ritalını düzenli okul dönemlerınde dr kontrolunde içirdim maddı problemım yüzünden ilacı alaamdım ve kestık oda derslerdekı başarısı duşunce okula gıtmemış ve devamsızlıktan okuldan atıldı bır eczaneye verdık çalıştı askere gıttı fiziksel olarakta maşallah 1.87 boyunda oldu bedenen gelışmesınde hiç bir problem olmadı tabıkı ilacı içtigi dönemlerde ayda bır dr kontrolune göturdum tahlıllerı yapıldı ilacı saatını dahı aksatmadan içirdik ritalin içtigi dönemde okul başarısıda çok yüksekti ilacı maddi problem yüzünden kesmek zorunda kaldık bu konuda çok üzgünüm ilacı içseydi şu an ünüversitede olurdu emınım

  73. Sevgili Sevgi Hanim,

    Kendi hikayenizden anladigim kadariyla, duzenli olarak kullandiginiz ritalin 5 veya 6 sene devam etmis.. Benimde anlatmak istedigim iste bu.. bu tur ilaclar alindigi surece etkli, alinmadiginda yine basa donus basliyor.. Simdi kullandiginiz bu ilac yani ritalin cocugunuzu tedavi etmismi, hayir etmemis!!. eger etmiyorsa, hayati boyunca bu tur tehlike sacan ilaclarami mahkum olacak??.. diyelimki universiteyide bitirdi ya ondan sonra o zaman is dalinda basarili olmasi icinde bu ilaclara bel baglamaya devammi edecek???.. Siz o kullandiginiz ilacin ne tur icerikte oldugunu biliyormusunuz veya uzun vadede kullanilmaya devam ettiginde kalp damarlarini sertlestirip, kalp buyumelerine vede kalp krizlerine neden oldugunu biliyormuydunuz??. Ya o kadar kimyasal ilacin uzun vadede karacigerde ve bobreklerde ne tur hasarlara neden olabilecegini hic dusundunuzmu??.. Yani bir anne olarak sizin cocugunuzun sagligindan cok, sizi daha cok okul basarisi ilgilendiriyor galiba??…

    sevgiler
    hulya

  74. Merhabalar efendim…
    Benim 7 yaşında bir oğlum var. Bebekliğinden beri çok hareketliydi. Evde tek çocuk olduğu içinde çok sıkılıyordu ve bu sebepten dolayı 1 sene kreşe 1 sene ise anaokuluna gitti ve şimdi 1. sınıfa başladı.Okulun ilk 1 ayında çok hareketli sınıfta yerine oturmayan derse dikkatini veremeyen ve öğretmeninin sınıfta verdiği çalışmalarını yapmayan bir çocuk, aynı zamanda arkadaşlarıyla kavga etme problemlerimiz vardı.Ama dersleri çok iyi çok güzel yazıp okuyor.İlk bir ay okula uyum sağlar ümüdiyle sürekli konuşarak sorunu çözmeye çalıştık.Olumu yönde gelişme olmayınca pskolojik yardım almaya karar verdik ve çocuk psikiyatrisine gittik.Doktorumuz DEHB teşhisi koydu ve rtalin verdi.Okul sabah ve öğladen sonra olduğu için sabah yarım öğlen yarım rtalin vermemizi istedi.Yaklaşık iki haftadır ilaç veriyoruz ve olumlu gelişmeler var.sınıfta sırasında oturuyor öğretmeninin verdiği çalışmaları yapıyor sınıfta derse konsantre olarak ders etkinliklerine katılıyor. Öğretmeni şu anda sınıftaki durumundan ve ders durumundan oldukça memnun. Sonuç olarak tedavide olumlu gelişmeler var ama ben rtalin ilacının yan etkilerini okuyunca açıkçası korktum İlaca devam edip etmemekte kararsızım.Bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.Şimdiden ilginize çok teşekkür ederim.

  75. MERHABA HÜLYA..HOZARM SIN DEĞİLMİ?…

    Siten güzel ve içeriği çok önemli spesifik bir site olmuş.Dilerim anlamına ve başlangıcına uygun, uzun sürelerde faydalı olur.Bu konuda faydalı olmak için birebir uğraşan bir anne olarak, samimi katkıların olacağına hiç kuşkum yok.Bende fırsat buldukça bir şeyler karalamaktan mutluluk duyarım.

    Sevgiler,

    Zeynep(Gülnur)….

  76. Merhaba Zeynep’cim

    Evet tahmin ettigin kisi benim, aramiza zaman zaman bir hekim olarak vakit buldukca katilirsan buyuk bir mutluluk duyarim. bu arada ben turkiyeye tatile geldim, su an turkiyedeyim mutlaka goruselim oldumu..

    sevgiler
    hulya

  77. merhabalar benim 6 yaşında bir erkek çocuğum var 2 yaşından beri sürekli kafasını duvara vurarak kendine zarar veriyordu istedikleri olmadığı zamanlar yapıyordu fakat biraz zaman geçtikten sonra saten ve parlak kumaşlara karşı tuhaf bir tutkusu olmaya başladı nasıl tuhaf derseniz cinsel organı ile ilgili bizler çok takip edip neler yaptığını anlamya çalıştık ege üniversitesi çocuk psikiyatr doktoruna götürüp muayene ettirdik bize çocuğunuzda dikkat ve davranış bozukluğu olduğunu söyleyip RİSPERDAL adlı ilacı uygun gördü fakat 2 senedir kullandık yine aynı davranışları devam etti tekrar yine ege üniversitesine baş vurarak (özel muayene ücreti ödeyerek tabiki)bize RİTALİN adlı hapları reçeteye yazarak eve gönderdi
    yaklaşık 1 aydır kullanıyoruz fakat bu sefer dahada hırçınlaşarak kötüye gidiyor bana yardımcı olursanız çok sevinirim not:ayrıca cinsel organıyla çok fazla oynamaya başladı bizler fark edincede çok asabileşiyor ne yapmamız gerekiyor adresim :al19821@hotmail.com yardımlarınızı bekliyorum teşekkürler

  78. merhaba ali bey,

    cocugunuzun problemleriyle ilgili bir sey soylemek isterdim ama uzmanlik alanim olmadigi icin bir sey diyemiyorum.. psikiyatrik ilaclar cocugunuzun yasadigi sorunlara cozum degil, hatta bu tip ilaclar bazi cocuklara yaramiyor ve dahada hircinlasiyorlar.. psikiyatrist yaklasimdan ziyade cocugunuzu bir psikologa goturup neden bu tur davranis sekli sergiliyor diye oncelikle konunun nerden kaynaklandigi saptanirsa belki etkili bir cozum bulunabilir.

    sevgiler
    hulya

  79. Hülya Hanım daha öncede sıze oğlumun durumu hakkında mesaj yazmıştım sözlerınız ve öğütleriniz benı daha bilinçlendirdi gercekden de ilaçla nereye kadar sorunlarımıza çözüm bulabilirz dedim.Biizimde dikkat eksikliği problemımız vardı öğretmen doktora doktor dırek rıtalıne bu işe çözüm bulduğumuzu düşündüm ama sizinle tanısana kadar ama izlediğimzi yol okadar yanlış bır yolmuş ki biz bunu 1 ayda fark ettık ve hemen rıtalını bıraktık.Sizin de söyledğiniz gıbı beslenme seklımızı değiştirdık ve bunu oğlumada anlattım ılaç içmekden nefret eden bır cocuk oğlum bunun yerıne sebze yemeklerıne et sut proteınlı ve dıkatlı beslenmeye başladık. Abur cubur fastfoodları hayatımızdan yavas yavas cıkardık ona daha fazla zaman ayırdık onunla kalıtelı zaman gecırdık ders calışmasına yardımcı olmak ıcın ben daha cok onunla ilgilendım ve bız bı duzen oturttuk sükür ki evet suan doğru yoldayız buna bugun daha cok ınandım ben. Karne gunu mukemmel bır hedıye verdı bıze aslan oğlum takdır belgesını uzattı elimize cok mutlu olduk.Herseyın caresı ilaç deıl arkadaslar bende hulya hanımın yazılarını okuyana kadar ılac tedavısını savunuyodum ama hayır asla kendı evlatlarımıza kendı ellerımızle zehırlemeyelım.Bu konuyu öyle arastırdım kı hulya hanımın sayesınde baya bılgı sahıbı oldum ilac. hep kısa cözüm ama yasam boyu da ılaç alamıcamız agöre okulda ılaçlar sınav zamanlarında ılaçlar calışma hayatına gecıncede ılaçlar ee bu tur cocuklar hep rıtalınlemı hayatlarını kontrol altına alıcaklar bunun yanında bu ılaç cocukların vucuduna bır vırus gıbı yapışıcak sonrasında dahada buyuk sorunlar bız anne ve babaların kapısında…Su anda öğretmenımız bıle bıızm devamlı ılaç aldığımız sanıyor oğlumada ilaca devam ettiğimizi söyle asla bıraktık deme dıe öğütlüyorum zamanı gelınce söyleyınce cok merak edıyorum tavrı nasıl olucak.BEN OĞLUMU KENDI ELLERİMLE ZEHIRLEYEN BIR ANNE OLMAK ISTEMIYORUM SİZE SONSUZ TŞK EDERİM HÜLYA HANIM…. MUTLU KALIN

  80. sevgili emine hanim,

    yazdiklarinizi okurken yuzume kocaman bir gulumseme yayilarak okudum olumlu gelismeleri, inanin bende sizin kadar cok mutlu oldum cunku topluma saglikli bir birey daha kavusturgumuz icin.. carenin bizler oldugumuzu gormek inanin cok sevindirici.. isimiz zor ve emek isteyen bir yol ama her iki tarafta mutlu, en guzelide bu olsa gerek degilmi.. ilerleyen yasaminiz boyunca gozlemlerinizden bizleride mahrum etmeyin, paylasimlariniza devam edin vede sizlerde hep mutlu kalin, kalmayada devam edin..

    sevgilerimle,
    hulya

  81. Valla yazılarınız ve yardımlarınızl ucurumun kenarından dönduk bız ayağımızı boşluğa attık ama gerıde cekebıldık buda sızın sa yenızde ne demek artık sıkı takıpcınızım mutlaka yzamaya devam edıcem ben sıze ınannın bızde cok mutluyuz CARE ANNELER BABALAR YANI CARE BIZIZ arkadaslar dahada kötu durumlarla ciddi sağlık problemlerıyle uğrasmıyoruz evet cocuklarımız bıraz problemlı cocuklar ama bızler ne kadar bılınclı olursak okadar verımlı oluruz cocuklarımıza hoşçakalın hepbırlıkde mutlu kalalım….:)

  82. dehb olan çocuklar için muayehanemizde play attention yöntemi kullanılmaktadır.

  83. muayehanemizde dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğuna yönelik olarak play attention yöntemi kullanılmaktadır. yöntem hakkında bilgi almak için http://www.armaganpinaradanar.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.

  84. sevgili anneler; ben bir psikoloğum ve ilaçların dehbli çocuklar üzerinde çok da etkin bir çare olmadığını gördüğümden yurtdışında neler yapıldığını araştırdım ve bu yöntemi getirdim..ilgilenenler için 0232 465 13 85 nolu telefonumu veriyorum..sevgilerimle psikolog armağan pınar adanar

  85. Sevgili Pinar Hanim,

    Sitenizdeki giris yaziniz cok hosuma gitti aynen buraya aliyorum ‘Anne-baba olmak yaşamdaki en ağır sorumluluk…yeni yüzyılın gelişen ve değişen değerlerinde çocuk yetiştirirken zaman zaman sıkıntılar,sorunlar yaşanabiliyor..çocukların sergiledikleri davranışlarda aslında okumamız gereken mesaj sahnede sergilenen davranışta değil;sahnenin arkasında kuliste saklıdır. Çocuklar;yetişkinler gibi ”benim…sorunum var ya da benim…sıkıntım var”diyemezler. sahnede sergiledikleri davranışlarla bizden kulisi anlamamızı beklerler. kulisteki dünyaları o kadar geniştir ki ; hayalgücümüz onların hayalgüçlerini kimi zaman anlamaya yetmez. Çocukları anlamak için onların hayal dünyasına konuk olmamız gerekir’.. demissiniz. Gercektende hiperaktif tanisi yemis cocuklarin ic dunyalarinda kendilerince bir seyler yasaniyor, bunlar aile icindeki gecimzsizlikler olabilir cocuga yansiyabilir, yine bosanmalar olabilir ve cocuk anasiz veya babasiz bir yasamdan mahhrum kalabilir, cocuk asiri derecede simartilmis olabilir ve aileyi parmaginda oynatabilir, yine cocuk uzerine gelen kardesini kiskanabilir ve bunu bize baska bir dille yansitmak isteyebilir, kenidnce icinde kabuslari korkulari olabilir. bana gore baslica etkenler simdilik boyle siranabilir. cocuklar anne ve babanin ilgisini cekmek icin turlu saklabanliklar yapabilir ama biz aile olarak bunlari goremeyiz veya yasadigimiz sorunlardan dolayi belkide gormek istemeyiz.. cevre icin nasil olsa kolay bir cozum var nasil olsa ver ilaci, sorununun kokekini bastirsin.. yine diyorum sorunun kokenini bastirsin veya ortbas etsin.. ben sorunun yuzeysel olarak[ilaclar] degilde, derinsel olarak ele alinmasindan yanayim.. psikiyatristin ilaclarla yuzeysel yaklasimindan pek hosnut degilim. onun icin oncelikle bir psikologla gorusup, cocugun ic dunyasinda neler yasaniyor oncelikle bunu saptamak isterim. ilac yazmayan ve bu yonde yemin eden psiklglarinda, nasil oluyorda cocuklari, o minik beyinleri psikiyatriye yonlendirmelerinide ayrica cok yanlis buluyorum. eger meslegini dogru yapamiyorsan o diplomayi haketmedigini ve ticari bir amac guttugunu dusunurum..

    Ben isterdimki Pinar Hanim, sizin bir psikolog olarak, burada hemen ilk soz olarak kendi reklaminizi yapmanizi pekte etik bulmadim acikcasi.. isterdimki kendi programinizla ilgili aileleri ikna yolu ile, daha cok bilgilendirerek daha sonra kendinizin tanitiminiza gecmenizi isterdim. burasi bir reklam panosu degildir. aileleri ticari gaygi gutmeden sadece ve sadece bedava emekten ibaret, aileleri aydinlatmaya yonelik bir yerdir. aslinda bahsetmis oldugunuz programi bilmekle beraber yani neurofeedback programini icerir. programinizin cocuklara fayda saglayacagi kaanatindeyim ama dedimya davranisinizi ve yaklasiminizi bir psikolog olarak, kendinizi ilk etapta tivari bir amac gibi sunmanizi pek etik bulmadim..

    sevgiler
    hulya

  86. hülya hanım; düşüncelerinize katılıyorum..işin reklam boyutuna gelirsek annelerden bir tanesi yöntemi bildiği için biz de evet biz de var dedik. muayehaneye anne-baba-çocuk geldiğinde ben bu sisteme girmek istiyorum dediğinde çocuğun ihtiyacı olup olmadığına emin olduktan sonra sisteme alıyoruz. önyargılarımızdan kurtulduğumuzda gerçekten ama gerçekten işe yarayan sistemleri de keşfetmiş oluruz…bu ülkede işini iyi yapan psikolog da psikiyatrist de var ancak doğru insana rastlamak gerek…

  87. Sevgili Pinar Hanim,

    play attention programi, daha onceden kullanilan neurofeedback programinin biraz daha genisletilmis hali olan pc oyunlarini iceriyor, bir nevi cocuklarin dusunce gucunu oyuna yonelten beyin egzersizleridir, beyni esneterek cocugun daginik dusuncelerini bir odak uzerinde toplayabilmesidir..

    peki size bazi sorularim olacak, ne kadar bir sure icerisinde cocuklarda buyuk gelismeler gozlemliyorsunuz?… tedavi sureciniz, kalicimi yoksa gecicimi?.. ne tur bir garanti veriyorsunuz?. programiniz yaninda cocuklarin ic dunyasina inerek, psikolojik destekte veriyormusunuz?.. pahali bir programmi?… vs.. oncelikle sizden bir bilgi akimi alabilirsek, ailelerinde size guvenmeleri ve yonlenmeleri daha kolay olur..

    sevgiler
    hulya

  88. sevgili hülya hanım; bu neuro değil edufeedback programıdır. ve bu programın nasıl uygulandığı sitemde var zaten..ben bu programı tedavi ana amacı olarak kullanmıyorum; psikoterapilerimde alet çantamda bulunan bir destek sadece. psikoterapilerimde kullandığım bir yöntem de diyebilirsiniz. çocuk ile terapim bittikten sonra o gün seans sırasında çocukla beraber girdiğimiz bir sistem. çocuk oyun sırasında kaçıncı dakikada oyundan kopuyor? gündüz rüyaları var mı? performans anksiyetesinden dolayı odaklanması gereken hedeften uzaklaşıyor mu? oyun sırasında hem görsel hem de ses uyaranları var çocuk oyun sırasında dikkatini hedeften uzaklaştırıp uyaranlara mı yönlendiriyor gibi bir çok sorunun cevabını çocuk ile birlikte çocuğun farketmesini sağlayarak buluyoruz. ve ardından bu sıraladağım olumsuzluklara rağmen çocuğun hedefe odaklanmasını sağlıyoruz. ne kadar sürer sorusuna cevap bu tamamen çocuğa bağlı ancak maximum 8 ay süren bir çalışma..detaylar dediğim gibi sitemde var..açıkcası ben bu sistemi terapimin bir parçası olarak kullanıyorum. geçmişte dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu tanısı alan ve uzun bi dönem ritalin kullanmak zorunda kalan biri olarak ben bu sisteme inanıyorum…ancak tekrarlıyorum sadece terapilerim sırasında alet çantamdaki çalışma yöntemlerimden biri olarak kullanıyorum. pahalı bir yöntem değil..ancak bu yönteme uygun olan çocuk da var uygun olmayan ve sisteme almadığımız çocuk da..buna terapi sırasında karar veriyorum..

    • Sevgili Pinar Hanim,

      Aciklayici bilgi akimi icin tesekkurler.. Yalniz cumleleriniz arasinda bir sey dikkatimi cekti eger yanlis anlamadiysam.. cumlenizde zamaninda sizinde hiperaktif oldugunuzu ve uzun bir donem ritalin kullanimina maruz kaldiginizi yazmissiniz. peki bir psikolog olarak, bu ilaci kullandiginiz donemlerde neler hissettiniz, gercekten faydasini gordunuzmu, yoksa ilaclar sadece yuzeysel olcudemi yardimci oluyor.. bir psikolog olarak sizin dusuncelerinizde bizler yan aileler icin cok degerli.. sizden ricam gecmisle ilgili gozlemlerinizi bizlerle paylasirmisiniz!..:))

      sevgiler
      hulya

  89. çocuk gelişimi uzmanı sorun nedir diye sorduğunda (sanırım bu soruya hazırlıklı değildim) sadece ahmet dedim. o da ilginç hiç böyle özetleyen olmamıştı dedi.beni dışarıya yollayarak ahmetle (tamtamına 10 dk )konuştu.aile ile ilgili sorular sorduğunu duydum dışarıdan.sonra ahmetle yer değiştirdik.klasik cevap geldi – çocuğunuz dehb dedi.itiraz ettim hayır çocuk doktorumuz dehb olmadığını sdece enerjisinin fazla oduğunu söylüyor dedim. çocuk doktorunun bunu teşhis edemeyeceğini dehb yi psikiyatrislerin teşhis vetedavi ettiğini ısrarla vurguladı ve psikiyatriste yolldı.oysaki oraya bu cevpları almak için gitmemiştim.özellile çocuk gelişimcisine gittimki duvara tosladığım zamanlar için bana yönergeler versin,ahmetle konuşsun (çünkü çocuklar aile dışındakileri daha iyi dinliyorlar)ahmeti yönlendirsin.neyse fazla uzatmadan eşimin itirazlarına rağmen psikiyatriste gittim.daha önce olanların aynısı bir farkla ahmete 2-3 satır birşeyler okuttu zekasında pek bir şey gözükmüyor dedi.oysaki ahmet gerçekten çok zekidir (bu arada ahmet 8 yaşında 2 sınıfa gidiyor)ilaca başlamamız gerekiyor diyince gerçekten sinirlendim yani aptallaştırıp oturtacağız dedim .arkasından klasik sözler geldi.ilacın uykusuzluk ve iştahsızlık dışında hiçbir yan etkisinin olmadığını söyledi.kolumuzun altında rçete ile çıktık.bir yeri ağrıyınca yada ateşi 39 bulmadıkça ağrı kesici vermeyen (kendime inanamıyorum)ben doktorumuzunda itiraz etmesine rağmen geçtiimiz pazartesi ritaline başladım.sabah yarım öğlen yarım.öğlen dozunu öğretmenimiz vereceği için durumu anlattım ve iyi bir gözlem istedim.öğretmenimizde sıcak bakmadı .benim basiretim nasıl bu kadar bağlandı,nasıl bu kadar kör oldumbende bilmiyorum.işe yaradımı hayır.perşembe gecesi acayip bir rüya gördüm,sanırım beni hatanın başından döndürende bu rüya oldu.şükürler olsun rabbime.cuma sabahı kalktığımda aptallaşmış gibiydim.ilacı artık kullanmayacağım diyerek kendimi rahatlattım.ahmet okula giderken ilacını istedi artık onu içmeyeceğiz senin o ilaca ihtiyacın yok dediğimde hüngür hüngür ağladı.bu ağlama benim için tam bir şok oldu çünkü ahmet düşsede,elini kessede,en sevdiği oyuncağı zorla elinden alınsad hüngür hüngür ağlamaz ,asla ağlamaz.o zaman sorular beynime üşüşmeye başladı.benim çocuğum ilaç için neden ağladı,neden yoksunluk hissi vardı ahmette.cevabı çok acı olarak geldi içimden bir yerlerden.ritalin bağımlılık yapıyor olabilir.önce acı sonra vicdan azabı ufakta olsa itirazlar ve merak.iyiki internet var .ritalinin yan etkileri diye yazdım arama motoruna .propektüsünde yazmayan onlarca yan etkisi var.ve en kötüsü katkı maddeleri var diye hazır gıdaya öcü gibi bakan yoğurdunu peynirini konservesini vb evde yapan ben kokain ailesinden gelen bir maddeyi elimle çocuğuma veriyorum.3 gündür vicdan azabı çekiyorum.işte böyle buldum sizi.hiperaktiviceyi oradanda bu forumu.bütün konuları yazıcıdan çıkartarak başucu kitabı yaptım.nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.her anne sanki ahmeti tarif ediyordu sanki.yanlız olmadığım içinde sevindim ayrıca.cuma günü öğretmenimizlede konuştum bi değişiklik varmı diye.hiç bir şey fark etmedi sanki dahada agresif oldu dedi. önceden sinirlenmediği şeylere sinirlenmeye başladı ritalini kullandığımız 4 gün içinde.böceğim dediği için ablasına (nisa 18 yaşında)kitabını attı.sevgi sözcüklerine bile kızdı. bu tanışma yazısını çok uzattım .size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum iyiki varsınız bende çevreme bu konu hakkında bilgi vereceğim ve foruma yönlendireceğim.dertler paylaştıkça azalır.sevgiler

  90. ahmette hiç emeklemeden 11 aylık yürüdü ve konuştu.yüzükoyun saatlerce yatabiliyor hatta yemek yerken,ders çalışırken bile.her akşam masada yemek yerken 100 kere uyarıyoruz.yazdıklarınızı okuyunca stnr olabilir gibi geldi.egzersizlerden bahsedilmiş bazı bölümlerde bu egzersizler hakkında bilgi verebilirmisiniz.teşekkürler sevgiler.

  91. arkadaşlar; bi konuya dikkat çekesim var; adhd ile anksiyete bozukluğu birbirine karıştırılır. önce çocuunuzda gerçekten adhd var mı emin olmalısınız..araştırılması gereken adhd mi anksiyete mi???adhd ve anksieyete farklarını sizinle daha sonra paylaşıcam malum iş saati..pınar

  92. Sevgili Aynur Hanim,

    Oncelikle eger bir sakincasi yoksa sizin yonunuzle, biraz Ahmet’in durumundan soz edermisiniz?.. Ne tip sorunlar yasiyorsunuz ahmet’le okul ve ev yasantinizda???. anlattiklarinizla benimde size yardimci olmam daha kolay olur. Hani psikiyatristler yuzeysel olarak anlamadan dinlemeden hemen ellerindeki teshis rehberine gore cocugunuzda bu var diyorlarya, bende bir anne olarak sizi dinlemek ve gunluk yasantinizda ne tur sorunlarla karsilasiyorsunuz bunlari sizden dinlemek istiyorum!..:))

    STNR’la olan sorunuza ise; turkcesine simetrik tonik boyun reflekside diyebiliriz. yani kucuk yaslarda cocuk hemen emeklemeden yurumeye gecmisse, yine emeklemeden cocuklar yurutece konmussa, bu yuzden stnr yeterli olcude gelismedigi icin, cocuklarda yerinde rahat oturumama, yaptigi ise konsantre olamama problerimden bahsetmisti. bu tur sorunlarinda gerekli exercise’larla asilacagindan bahsetmisti.. hani cocuklar ders calisirken masada duzgun oturmazlar, rahat olacagi bir pozisyon secerler. yazarken kafasini masaya koyarak yazar veya ayaklarini uatma ihtiyaci hisseder veya yere yuzu koyun uzanarak yazi yazmak ister veya yemek ister vs… simdi ordaki kitap’in icindeki resimleri bulmak su an mmkun degil ama ben aciklayaci olarak cevirirken iah etmeye calismistim.. kitap’in icerigiyle ilgili haber su linkte mevcut.. http://stoppingadhd.com/Home.aspx

    eger sorulariniz olursa bana sormakta cekinmeyin, seve seve yardimci olurum.. sitede, forumdaki yazilarda buraya aittir. Her iki tarafada yazabilirsiniz..:))

    sevgiler
    hulya

  93. merhaba!ilgilendiğiniz için teşekkür ederim .ahmet oldukça değişik bir çocuk.her şey iki yönlü onda.merhametli-acımasız,korkak-korkusuz,çok zeki ama çok tembel (ders sözkonusuysa tabiki)dikkati dağınık ama işine geleni asla kaçırmaz en ince ayrıntısına kadar.hiç bir şeyi ,iyi yada kötü asla ama asla unutmaz.kimse yokken sessizce oturan çocuk bir kişiyi gördüğünde inanılmaz derece değişir yapmadığı halt kalmaz.sınıfta oturmadığını derside dinlemediğini söylüyor öğretmeni.ama konuyla ilgili bir soru sorduğunda ise doğru cevapladığını söylüyor.yazı yazmaktan ve kitap okumaktan hoşlanmıyor ona çok gereksiz geliyormuş.kitap okuma saatimizi 21.00 yaptık yatakta yatarken ,enerjisi bitmiş olduğu için daha rahat kıpırdamadan kıvrılıp bükülmeden okuyor.zaten normal bir şekilde oturup ders yapmaz masanın üzerine yüzükoyun yatarak yazı yazar,okuması gerekiyorsa sırt üstü döner.yani ders saati benim için tam bir eziyet. dersini yapmayı sürekli erteler hep son zamana bırakır .akşamdan dersini bitirmediyse sabah erken kalkıp baştan savma yapar.yapma sözü onun sözlüğünde yok.günümün yarısı onun dağınıklığını toplamakla geçiyor.hem bedenim hem ruhum hemde sinirlerim inanılmaz derecede yorgun.bazen çok sabırlı oluyorum bazende sinirlenip kendimi kaybediyorum ve (üzülerek ve utanarak yazıyorum)dövüyorum.o zaman ne yapıyor biliyormusunuz kahkahalarla gülüyor.
    ritalini 5 gün kullandık mucize beklemiyordum ama belki daha kontrollü olur diyordum.ama daha agresif daha kavgacı olduğunu gözlemledik hem öğretmeni hem de biz.allah razı olsun çok iyi bir öğretmenimiz var.ilaca gerek yok aynur hanım ceza gerektirecek bir davranışta bulunduğu zaman derste sınıfn kenarına dikiyorum orda olmak onun için tam bir eziyet çok da gururlu 2 gün hiç problem yaşamıyoruz dedi.
    dikkat eksikliği olduğunu söyledi doktor.hiç bir şeye odaklanamaz dersteki başarısıda düşer dedi.derslarinin çok iyi olduğunu söyleyince itiraz etti.ahmet çok zeki ama dersler zorlaştıkça paragraflar uzadıkça dikkatinin dağılacağını söyledi.anlamıyorum nasıl dikkat eksikliği bu.şu ban 8 yaşında .5 yaşındayken gittğimiz yerlere gbu yıl gittiğimizde arayı tanıdı,saatlerce yatarak televizyon seyredebiliyor yada bilgisayarda oynayabiliyor yada oynadığı oyunların şifrelerini biliyor.istiklal marşının 10 kıtasını bir haftada ezberledi,bozuk bir televizyonu 1 satte söküyor 2 saatte tekrar topluyor.kafasına göre mucitlik yapıyor.geçen sene kitap okuma bilmem nesi icat etti.kitap okuken elleri yoruluyormuş kitabın açık ve dik durmasını sağlıyormuş.şimdi soracaksınız onunla kitap okudumu diye ?hayır.işte böyle herşeyi çabuk eskitiyor.bir rüzgar esiyor ve olay bitiyor.bir hafta onunla konuşmama kararı aldık.o bir hafta inanılmaz mükemmel bir çocuktu.ne zaman barışacaksınız diye sorduğunda iyi bir şey yaparsan dedim.onunla konuşmamamız sevip öpmeyişimiz çok gururuna dokundu.işte olay bu dedi eşim bende çok sevinme bunuda çabuk eskitir dedim.bir hafta sonra iyi bir şey yaptı bizde barıştık.eski ahmet geri geldi.
    istediği oyuncak için pazarlık yaptık onunla.uslu durursa dersini düzenli yaparsa 1 tl verecektik ama kurala uymazsa 1 tl geri alacaktık.baştan çok iyi gitti sonra onuda eskitti.16 tl birikti sonra sıfıra indi. şimdi ne yapıyorsunuz diye sorarsanız yediklerine daha çok dikkat ediyorum.zaten çukulata şeker bisküvi gibi gıdaları çok fazla almıyorduk ama bulduğundada kontrolsüz yiyordu.zaten enerjisi yüksek bir çocuk onlarıda yiyince kontrolünü kaybediyordu.biz kocaman bir bahçesi tavukları inekleri olan bir eve sahibiz allaha şükür onun için yazın çok problem olmuyor akşam olunca bir gram enerjisi kalmıyor ama yaz çabuk bitiyor.kışın ahmetin enerjisi bitmiyor işte.bizimle paylaştıklarınızı okuyunca ahmetede anlattım ve yazdıklarınızı okuttum.bak bu yemekten hoşlandığın şeyler seni hasta ediyormuş dedim.eeeeeeee ben ne yiyeceğim o zaman dedi. ahmeti markete götürüp reyonun başında ona dedimki içindekileri oku eğer şunlar şunlar yoksa alabilirsin dedim.inanırmısınız sadece 2 ürün alıp çıktık marketten.aynı akşam misafirimiz geldi ahmete bir poşet uzattılar heyecanla içini açtı hepsini okudu siz beni hasta etmek mi istiyorsunuz dedi.çok hoşuma gitti ama bunuda eskitir o
    iyiki varsınız ,iyiki bu bilgileri bizimle paylaştınız.size nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum.kucak dolusu sevgilerimi yolluyorum

  94. Sevgili Aynur Hanim,

    Sizinle oncelikle Thomas Amstrong’dan daha once ingilizceden turkceye derlemis oldugum su makalein icerigini paylasmak istiyorum. yukardaki yazmis oldugunuz soru ve cevap seklindeki kafanizdaki soru isaretlerine aciklik getiren bir makale yazisi.. Bunu okuyunca ahmet’in ic dunyasini daha iyi anlayacaksiniz.. ben bu makaleyi sizinle paylastiktan sonra size olmasi ve olmamasi gerekenleri siralayacagim, bu asamadan sonra uygulayip, gozlemlemekte size dusecek.:)

    Ailelere Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivitenin bir hayali veya efsanevi bir şey

    olduğunu onlara söylediğimde nedense üzülüyorlar. Düşünüyorlar ki ben onların

    çocuklarına hareketli değil, yerinde duramıyorlar, zıplamıyorlar, etrafı rahatsız

    etmiyorlar, unutkanlar, dürtüleri gelişmemiş veya organize değiller dediğimi

    düşünüyorlar. Hiç bir şekilde ben böyle bir şey ifade etmek istemiyorum.

    Değişen yüzyılın ve teknolojinin etkisiyle şimdiye kadar çocuklarımız bu denli hiç

    hiperaktif değillerdi. Burada sorulacak soru ise, bu denli çocuklarımızı etkileyen

    şey ne olabilir veya nedir??.. Gerçekten bu bir hastalık mıdır veya bozukluk mudur?.

    Hiç zannetmiyorum!.. Bunun yerine sanırım çoğu şeyi bir araya getirerek,

    çocukları bir kalıba sokmak için, galiba bu etiketi uygun buldular çocuklara.

    Çocuklar bir sürü nedenler yüzünden üzerlerinde hiperaktif belirtileri gösterebilirler.

    Çünkü endişeli, kaygılı veya depress olabilir, süt veya buna benzer şeylere karşı

    alerjisi olabilir, okuldan sıkılabilir veya derslerin çoğunu sıkıcı bulabilir, onlar

    değişik bir düşünce yapısına sahip olabilirler, beyinlerini istemedikleri veya arzu

    etmedikleri şeylere karşı yormak istemezler zira aşırı derece seyrettikleri

    televizyon veya video oyunlarının kurbanı olmuşlardır. Buna neden olabilecek

    etkenlerin listesi uzayıp gider.

    Burada işaret edilmesi gereken şey, Dikkat eksikliği ve hiperaktivite teşhisi

    çocuklara koyulan bir etikettir ve yüzeysel olarak bu koyulan etiket ise çoğu şeyi

    kolaylaştırarak bunun altında yatan nedenlerin neler olabileceğine engel olur.

    Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyi destekleyecek cemiyetlerin literature�lerine

    baktığınızda yazılanlar ise çok az netlikledir. Kesin olarak ne kadar çocukta veya

    yetişkinde Dikkat eksikliği ve hiperaktivite vardır bunun kesin bir verisi yoktur

    ellerinde ve sizlerede tam olarak net bir cevap veremezler.

    Geleneksel yani tıp�ın sunduğu literature�de 3 ila 5 % çocukta Dikkat eksikliği ve

    hiperaktivite olduğu belirtilir. Bir kusur bulmak için, DEHS tanısı koyabilmeleri için

    kullandıkları teşhis rehberlerine göre hareket edilerek, davranış cetvelindeki

    sorulara göre, ailelerden veya eğitmenlerden çocukları için 1 ila 5 arasında bir

    puan verilmesi istenir. Yüzeysel olarak sadece subjektif olarak belirtilen davranış

    puanlama listesine göre de, verilecek ilacın doz ayarı belirlenir..

    Ne aptalca bir konu ve de yaklaşım seklidir bu??� Onların verdiği beyannameye

    göre; DEHS tanısını kesin kanıtlayacak objektif(kan ve diğer objektif testler) testler

    yoktur ellerinde. Eğer durum böyle ise; nasıl bu kadar emin bir şekilde bunlarda

    DEHS vardır diyebiliyoruz??..

    Gördüğüm kadarıyla yapılan araştırmaların sonuçlarına göre; DEHS belirtileri

    gösteren çocuklarda ileriki yaşlarında bu belirtiler yok olabilir veya çok az bir

    kısmını(buda eğer çocuk ilgilendiği alanlara yönlendirilirse, tam anlamıyla çocuğun

    güveneceği birisi etrafında olursa, kimse onu yaptığı isten mükafatlandırırsa veya

    her şey kendi istekleri doğrultusunda gerçekleşirse vb..) en az yaşarlar diyorlar..

    Eğer DEHS belirtileri bu şartlar altında ilerde kayboluyorsa veya kaybolacaksa,

    o zaman DEHS denen şey gerçekten nasıl var denilebilir ve de buna bir hastalık,

    bir bozuklukmuş diye bakılabilir ki?..

    Çoğu aile bana çocuklarına konulan bu DEHS tanısı üzerine kullandıkları ilaçları

    hafta sonu ve tatillerde kullanmadıklarını söylediler.. Neden??.. Çünkü çocuklar

    okulda değillerdir!!.. Aile, aktif bir şekilde çocuklarının rahatlıkla davranış şekillerini

    sergilemesine izin veriyor.. Eğer bu durum doğruysa; benim kafamdaki olay şu

    şekilde daha iyi netleşiyor. Ritalin ve buna benzeyen amfetamin ilaçlarını sırf

    çocuğun davranışlarını kontrol altına almak için sadece okul ve çevreyi tatmin

    etmek, onları o ortama uydurmak ve robotlaştırmak için kullanıyoruz..

    Ritalin kullanımı bazı çocuklarda işe yarayıp, hayatlarında değişimler gösterebilir.

    Ama bu ailelerin, doktorların ve eğitmenlerin ilk seçenek şekli olmamalıdır. Ritalin

    konusunda yapılan araştırmaların önerilerine göre; çocukların hareketlerinin

    ölçüsünü ilaçlara yükleyerek, bunu bir excuse olarak kullanabiliyorlar. Çocuklar bu

    ilaçları istemeyerek içiyorlar zira çoğu çocuk Ritalin içmekten nefret ediyor. Tabiki

    bu tür düşüncelerin ve hislerin yer aldığı şeyleri ise DEHS�in tıp literatüre�lerinde

    görmeniz ise mümkün değildir. Çünkü nedense çoğunlukla bu tür şeyler hep

    saklanır halktan!..

    Nedense DEHS fenomeni�nindeki negatiflikler beni hep rahatsız etmiştir. Biz burada

    bir hastalık ve bozukluk denen şeyden ve psikiyatrik bir hastalıktan söz etmeye

    çalışıyoruz. Acaba bu söylenmek istenen şeyler ne derecelikte doğru?..

    1950�li yıllarda sadece bir kaç çocuk Amerikan Psikiyatrik Cemiyeti tarafından

    etiketlenerek, şu grup altında �organik beyin sendromu� kategorisi altında yer

    almıştır. Bu ise çok ciddi bir kategori şeklidir.

    Aslında bu çocuklar hakkında, DEHS literature�indeki bilgiler ise beni çok

    düşündürüyor. Benim kendi yaptığım araştırmalar ve çalışmalarımda sayısız

    ölçüdeki bu etiketi yemiş çocukların birer müzisyen, ressam, dansör, atletik, lider

    vb.. daha bir sürü yaratıcı ve kabiliyetli çocuklarla yüz yüze tanışarak onların

    yeteneklerine şahit oldum.

    Niçin bu çocukları temel olarak sağlıklı vede yaratıcı bir birey olarak göremiyoruz

    veya kabul etmek istemiyoruz. Sırf okul sistemi ve sıkı kurallara adapte

    olamadıkları için mi?..Ama onlara, onların istediği şekilde öğrenme şekli sansı

    verildiğinde veya sunulduğunda buda bir problem teşkil etmeyecektir.

    Neden sporda başarılı olan, güzel resimler çizen ve çok güzel piyano çalan birisine

    �yetenekli� derken, neden matematik problemlerini zehir gibi çözen birisine acaba

    �zeki� diyoruz?. Aslında bana göre her ikisi arasında da hiç bir fark yoktur. Zekamızı

    sırf sadece matematik problemi çözmekle de değil, bunu basket maçı yaparken,

    resim çizerken veya bir müzik aleti çalarken de kullanırız vede spor, resim ve

    müzikte de başarılı olmak için zekamızı kullanırız.

    Bugüne kadar, okullarda hep sadece çocukların derslerden aldıkları notlar, zeka

    derecelerini saptayarak, onların başarıları hakkında karar verici bir olgu haline

    dönüşmüş!.. Ama buna karşın, onların günlük hayatlarındaki sorunlarına çözüm

    bulabilmeleri, arkadaşları ile iyi ilişki içinde olabilmeleri için, bugün ve gelecekte,

    başarılı ve mutlu birer birey olmalarını sağlayacak duygusal ve sosyal becerilerine

    ise yeterince önem verilmemiştir.

    İşte bir sürü çocuk DEHS adı altında etiketlenip, sanki araba tamir edilir gibi bozuk

    olan bir şeyi tamir etmeye çalışıyorlar. Bir sürü çocuk davranış zorlukları içinde

    büyüyerek bireysellik kazanırlar. Geçmişe şöyle dönüp bir bakacak olursak; Thomas

    Edison, Winston Churchill, Sara Bernhardt, Louis Armstrong, Albert Einstein vb..

    gibilerde davranış problemleri içinde büyüyerek, hayatlarında büyük bir birey

    olmayı başarmışlardır. Neden bu bireyleri bir model olarak kullanmaya

    başlamıyoruz veya onları bizim süper enerjik, yaratıcı ve yetenekli çocuklarımız

    olarak tanımlayarak, bu psikiyatrinin çocuklarımıza koymuş oldukları bu etiketi ise;

    ait olduğu yere yanii çöpe fırlatıp atmıyoruz!!..

    By Thomas Armstong
    Derleyen: Hülya Dalyan

    sevgilerimle
    hulya

    • Sevgili Aynur Hanim,

      Yukarda ahmet’le ilgili gozlemlerinizi bizlerle paylasmissiniz.. Ahmet farkli degisik bir cocuk demissiniz aslinda dikkat eksikligi ve hiperaktif tanisi yemis cogu cocugun ortak ozellikleridir bunlar.. hepimiz birebir bu tur sorunlari gunluk hayatizmizda sikca yasiyoruz onun icin yalniz degilsiniz..

      Oncelikle sitedeki yazilari okuyup bilgienmeniz yonunde ancak ahmet’in niye boyle davrandigini ve ic dunyasini daha iyi anlarsaniz, cozumu bulmaniz daha kolay olur.. cocugunuzu her seye ragmen sevin ve dislamayin ve digerleriyle hic bir zaman kiyas yoluna gitmeyin. cunku bu tur elestirileri hic sevmezler ve ne soylerseniz soyleyin sizin tam soylediginiz seylerin tersini yapma yoluna giderler onun icin hep bir seyin ortasini bulun ne sizin dediginiz nede onun dedigi olsun tam tatli serti oynayin, onu ikna ederek, onu cesaretlendirerek yapin bu tur isleri cunku inatlasmak her iki tarafada yaramiyor bu tur cozum olaylarinda.:))

      Bir anne cocuguna en yakin ve onu en yakindan taniyan kisidir. Onun icin oncelikle 12 etkeni okuyup, cocugunuzu yakindan taniyin, ne tur davranislar icerisinde, hep ne tur seyler yeme ve icme ihtiyaci hissediyor, yiyecek alerjisi veya solunum yollari alerjii varmi?.. bazi vitamin eksiklerinde vucutta ne gibi degisimler saglaniyor vb.. okumaniz icin direk link veriyorum.. http://www.phpbbplanet.com/forum/viewtopic.php?t=49&mforum=hiperaktivitece

      yine cocugunuzun yetenek alanlarini kesfedin, ne tur seyleri yapmaktan hoslaniyor?.. cocugunuzun enerjisini sarfetmesi icin onu spor faaliyetlerine yonlendirin ama kendisi isteyerek hoslanarak yapacagi bir alan olsun.. muzik olabilir, resim olabilir, spor olabilir. oncelikle cocugunuzdaki gizli yetenegini kesfetmek icin su yazi dizisini okuyun.. http://www.phpbbplanet.com/forum/viewtopic.php?t=58&mforum=hiperaktivitece

      cocugunuzu daha iyi anlamaniz ve onunla konusmaniz acisindan su yazi dizisini okuyup ve uygulamaya calisin.. http://www.phpbbplanet.com/forum/viewtopic.php?t=46&mforum=hiperaktivitece

      cocugunuzun derslere konstre olmasi ve davranislarini duzeltmesi acisindan, ozellikle B6 vitamini hic ihmal etmeyin zamanla kullandikca cocugunuzdaki degisimleri gozlemleyeceksiniz. yine cinko, demir ve magnesium eksiklikleride cocuklarda bu tur davranis sekillerine neden oluyor. cocugunuzda oncelikle bu tur tetkikleri saptayin ve doktorunuzla goruserek gerekli miktari ayarlayin. malum artik eskisi gibi besinlerle gerekli miktarda beslenemiyoruz onun icinde bu tur eksikleri tamamlamak icin vitamin ve mineral eksiklerini bu tur seylerden alarak giderme yoluna gidecegiz.. ceviz, balik yagi vb. omega3 acidler yine cocugunuzun beyin gelisimi icin cok faydalar saglar. beslenme sekli daha cok protein, sebze, meyve agirlikli olsun. karbonhidratli yiyeceklerde en az tuketecegi besinler olsun.

      birde cocuklari tek neden olarak gormeyelim, cocu zaman aile icinde kaynaklanan sorunlarda boyle davranma sekline neden olabiliyor.. kisaca sorunun nedenini en kisa zamanda tayin edersek, ne kadar derinine inersek, yasanan sorunlar en aza indirilir.. ilaclarla sadece gorunmeyen bir nedeni bastirmis oluyoruz.. ritalin kullanimi ilk 5-10 gun kullanimi sonucunda etki etmez en az 1 ay kullanmaya baslanildiginda etki etmeye baslar. ilaclar kullandiginiz surece etkilidir, devamini getirmek icin yillarca kullanmaniz gerekecektir buda cocugun sagligi icin pekte ic acici gozukmuyor.

      cocugunuzun ic dunyasini, icindeki endise ve karamsarliklarini anlamaniz acisindanda bir psikologtan yardim almaniz isabetli olur. gecen hafta bize yazan psikolog pinar hanimdan destek ve yardim alabilirsiniz.. hepimiz el ele verirsek, cocuklari bu hap tuzagindan kurtarip, topluma daha saglikli bireyler kazandirabiliriz.. tek care biziz vede toplu iletisim..:))

      Ayrica forum alaninada yazmak ve cevap vermek istedim ama yazdigim seyleri post yapamiyorum durmadan error veriyor, bende iletisimi burdan yapacagim artik..

      sevgiler
      hulya

  95. sevgili hülya hanım
    ilginize teşekkür ederim.
    sizinde söylediğiniz gibi çarenin bizde olduğunu biliyorum.Aslında Ahmette çok suç bulamıyorum.biz ata erkil mutku bir aileydik .babaannemiz dedemiz vardı.ahmet 3 yaşındaydı o zamanda çok enerjikti.bir gün dedenin kalça kemiği kırıldı 1 ay hastanede yattı .babada hastanedeydi doğal olarak.anlayacak yaşta değildi sonra dede eve geldi tıpkı kıskanılacak bir kardeş gibiydi.çok sevdiği dedesi en büyük düşmanı oldu çünkü babasınında benimde önceliğimizde dede vardı.ağır hastaydı sadece konuşuyor ,duyuyor,görüyordu ve halisünasyonları vardı.babaannede evi terk etti bu arada.mutlu huzurlu yuvamız dağılmıştı.8 ay sonra dedemizi kaybettik.o geçen bir yılı unutmak mümkün değil.ahmetin bu günkü durumu işte o zaman zirveden başladı.5 yıl önce yaşadığımız o olaylar ne eşimin ne benim ne de çocuklarımın hayatından çıktı.ahmet bugün dedelerden ve babaannelerden nefret ediyor.bile bile beni üzmesinin altını eşeleyecek olsak dedesine bakarken onunla yeterince ilglenmediğim çıkar.bunları biliyorum ama hiçbir şeyi de değiştiremiyorum.eşim kuralcıdır ahmette dediğim dedik.eşimin bazen gereksiz yere verdiği cezaları ben kırıyorum.yanlış olduğunu adım gibi biliyorum ama ne yapayım anneyim.
    ahmetin beslenmesine gelince .yemek seçmez .çok iyi beslendiğini söyleyebilirim.bir çok şeyi ben yaparım.o gün mutfakta ne piştiyse azda olsa yemek zorundalar.tabiki bıraksak patates kızartması, çukulata,cips ,gazlı içecekler ve şekerden başka hiçbir şey yemez.
    ahmetin geçmeyen bir sinüziti var.dokturu alerjik olduğunu söyledi.sakarya çok rutubetli bir şehir hem rutubetten hem de ahmet çok koşturduğundan bütün kış tamamen geçmiyor sinüziti.

    ahmette beni en çok korkutan şey baskıcı otariteye karşı davranışları.biz anne ve baba olarak onun davranış şeklini bildiğimiz için ona göre davranıyoruz.fakat insanlar nedense sinirli küçük çocukların üzerine gitmeyi onları dahada sinirlendirmeyi çok seviyor.işte o zaman ahmet inanılmaz derecede acımasız ,hırçın davranıyor.hıncını almadan da kesinlikle sakinleşmiyor.eğer bir şekilde onu engellediysek bunu hiç unutmuyor üzerinden bir yıl bile geçse o insanı ilk gördüğünde yapıyor.işte beni korkutan olay bu.18 -20 yaşına geldiğinde nasıl bir ortamı olacak ,nasıl bir insan olacak,kendine nasıl bir yol çizecek?bir çok soru işareti var kafamda bir türlü soru işaretlerinin belini doğrultup ünleme çeviremiyorum.bir çıkış yolu arıyorum .psikoloğun ücretini karşılayacak durumda değiliz şu anda keşke olsaydık.
    annesi olarak büyük bir sevgi duyuyorum ve bunuda gösteriyorum.ama insanız bazen mutsuz,üzgün, sinirli ve hasta oluyoruz.evdeki negatifi hemen algılayarak daha agresif oluyor sanki bizim sabrımızı sınıyor .
    hülya hanım sizin oğlunuz nasıl?kaç yaşına gelince düzeldi? yanlız olmadığımı biliyorum.çocukları ahmet gibi olan annelerin hepsine soruyorum bu sorunlar kaç yaşına gelince azalıyor yada bitiyor?benim tanıdığım bir çok insan çocuklarının bu problemlerini saklıyor.biliyorum benim çocuğumdan daha kötü durumda olan bir sürü çocuk var ama nedense anneler çocuklarını çok uslu çok uymlu çok başarılı gibi göstermeye bayılıyorlar.
    derslarinde çok başarılı olması yada olmaması benim için hiç önemli değil.bu ülkenin her türlü elemana ihtiyacı var .sağlıksız bir profesör olmasındansa, sağlıklı sevilen bir çöpcü olması beni daha çok mutlu eder.yeterki sosyal hayatı iyi olsun yeterki dürüst ve mutlu olsun.
    arkadaşları ile ilişkisine gelince:
    bu konuda çok başarılı değil doğal olarak.ahmetin sık sık tekrarladığı bir cümle var.İKİ KİŞİ YETER ÜÇÜNCÜSÜ FAZLADIR.iki kişilerse çok problem yok ama 4-5 çocuk varsa o zaman büyük problem oluyor.en ufak şeyde kavga çıkıyor ve hop ahmet oyun dışı.işte o zaman ipler kopuyor ahmet acayip sinirleniyor oyunu dağıtıyor.hiç olayı alttan alması yoktur onun içinde istenmeyen çocuk oluyor. oynamak içinde genellikle kendinden küçük yada pasif sakin çocukları seçiyor.ahmetin ruhunda var liderlik yönetemeyeceği arkadaş istemiyor.
    bu yazdıklarımda benim için bir terapi oldu.insan hiç tanımadığı bir insana içini daha rahat açıyor.bana zaman ayırdığınız için ve bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.sakaryadan kucak dolusu sevgiler

  96. Sevgili Aynur Hanim,

    Yazdiklarinizdan ahmet’in alerjik bir bunyeye yani bir nevi solunum yollarindan kaynaklanan alerjik bir yapiya sahip ldugu goruluyor.. Oncelikle soyle dusunun, insan bir grip oldugu zaman, insanin kafasi nasil saman gibi oluyor, o an dogru durust bile dusunemiyor, bas agrisi, duzenli nefes alamama durumu bu sebepten dolayi kendini gunluk ne kadar bitkin, yorgun hissediyordur bu bile sinirli olmasina bir neden olabidigi gibi sinizut yollarinin devamli tikanik olmasi, ahmetin her gun boyle hissetmesine vede davranmasinada neden oluyor olabilir..

    Ikincisi dedesinden dolayi yasamis oldugu travmalar yine onu boyle davranmaya itebilir, hiddeti, siddeti, ofkesi kimbilir bizim goremedigimiz veya goruntuleyemedigimiz ne tur nefret tohumlari ekti icinde kendince bunu sadece kendisi biliyor.. Hepimiz insaniz, hatalarimizla dogrularimizla deneme yanilma usulu hayati ogreniyoruz. Ahmet’te deneme yanima usulu hayati birebir deneye deneye ogrenecek. Onemli olan burda ahmete kendi denemelerinde kendine zarar vermeden, guzel bir rehber olabilmektir. Dustugu yerde, yine elinden tutarak kaldirip cesaret vererek onu guzel seylere tesvik edebilmektir.. Bunun ilacida zaman ve sabir. herkes bir gunde buyume degisimi yasamaz.. Onun icin diyorum hep. cocugun derslerle pek alakasi yoksa, onu zorlamaktan ziyade, ilgilenecegi mutlu olacagi meslek dallarina tesvik etmekte buyuk fayda vardir. cocugunuzu en yakindan taniyan sizsiniz, ilerleyeceginiz yasaminda ahmete bu yollarda destek saglayin, yol gosterin, icinde ic huzurunu yakalayan cocuk istedigi seylere karsi daha bir istek ve arzu doludur ve o istedigi seye erismek icinde caba gosterecektir..

    Ahmetin sinirlilik, hircinlik, asi hallerini B6 ve B12 vitaminini takviye ederek giderebilirsiniz..Saglikli bir sinir sistemine sahip olmasi icin bunlar vucuda gerekli olan ozellikle hiperaktif cocuklara gerekli olan bir vitamin turudur. Doktorunuza gerekli kullanmaniz gereken miktari sorup oyle kullanmaya baslayin, kullandikca ahmetteki degisimlerede gunbe gun tanik olacaksiniz.

    Ahmetin her zaman sevgiye ve ilgiye her zamankinden daha cok ihtiyaci var, hosgoru, guven ve sevgi ile asilmayacak bir sey yoktur.. Biliyorum sizinde bir anne olarak sinirleriniz harap oluyor, yasananlar kolay degil ama beterin beteri var, hep elimizin altindakilere sukredip oturalim encak kendimizi boye telkin edebiliriz. sizinde sinir sisteminiz harap olmussa, kendinizi zaman zaman frenleyemiyorsaniz sizde kendinize B-complex takviyesi alabilirsiniz, sizde kendinizin farkina varacaksiniz..:))

    cogu zaman bazi seyleri icinize atmaktansa, yazmak en guzel terapidir insana. mesela bende yazip desarj oluyorum bazen, banada terapi gibi geliyor yazdiklarim. sizde icinizden nasil geliyorsa, sizi gercekten rahatlattigina inaniyorsaniz yazmaya devam edebilirsiniz. positive dusunmenin ve uygulamanin gucu herkeste buyuk degisimlere sahnedir. Keske bir psikolog olsaydimda sizlerede bu konuda yardimci olabilseydim ama maalesef degilim!..:)

    sevgiler
    hulya

  97. sevgili hülya hanım .gerçekten yardımcı oldunuz teşekkür ederim.öncelikle ahmeti sürekli evde ellerinin üzerinde yürüdüğü için jimnastiğe başlattık.jimnastik için geç yaşta olduğunu ama hobi olarak yapabileceğini söylediler.yarın 3.antremana katılacak.enerjisini atınca daha sakin oldu.bu arada bu akşam farkına vardım ahmette kıl kurdu varmış.pazartesi kıl kurdu ve diğer konular hakkında doktorumuzla görüşeceğim.en yakın zamanda sizede geri dönerim.kucak dolusu sevgiler

  98. merhaba,
    ben 16 yasındayım ve lys sınavına hazırlanıyorum.Ders çalışırken dikkatimin dağılmaması için ritalin kullanıyorum.Ve tabiki doktorum hiçbir yan etkisi yok diyor. Günde 1 tane bazen 2 tane alıyorum. Tabiki yararı oluyor ve yazınızdan anladığım kadarıyla ciddi şekilde yan etkileri var(bu yan etkileri bende hissediyorum).Ancak bu ilacı kullanma sürem yaklaşık 14 ay kadar olacak. İlaçsız tedavi için uzun diyorsunuz onun için bu sınavdan önce hiçbirşeyi riske atmak istemiyorum ancak diğer tarafta en önemli olan şey sağlığımız var.Malesef Türkiyemiz gençlerini böyle harcıyor.Sizce ne yapmalıyım 14 aylık bu süre içinde devam mı etmeliyim yoksa riske girip ilacsız tedaviye başvurarak piskologa mı gitmeliyim ?

  99. Sevgili Brk,

    Bize kendinden biraz daha detayli bahsedermisin?.. Daha once neler yasiyordun?. Bu ilaclarin kullanimiyla hayatinda neler degisti?.. Ne zaman baaladin?.. Niye doktorun 14 aylik bir sureyi ongordu?. Kullandigin kimyasallar kullandigin surece beyni uyarir ve etkilidir.. Ama nereye kadar???..

    sevgiler
    hulya

    • Dediğim gibi ben lys sınavına hazırlanıyorum onun için yaklaşık 2-3 hafta önce kullanmaya başladım ritalini. 14 aylık süre dememin sebebi ise lys sınavına yaklaşık 14 ay kaldı yani sınava girene kadar dikkatimin dağılmadan ders çalışabilmek için kullanacağım. Söyle deyim bu ilacı kullanınca aynı yukarıda yazanlar gibi yan etkileri hissediyorum mesala birden iştahım kesiliyor,akşamları uyuyamiyorum ama ritalini alınca derslerimi inanılmaz etkiliyor resmen ders çalışmak için kendimi zorluyorum ve cok verimli oluyor. Yorgunluğum falan kalmıyor,önceliklerimi hatırlıyorum mesela ders çalışmaktan baska olarak insanlarla cok daha iyi anlaşıyorum yani resmen ilacı aliyorken sanki kendimde değilim sarhos gibiyim ama ritalini alınca normal hayata donüyorum gibi. Ve gercekten bağımlılık yaptığına inanıyorum çünkü ilacı almayinca cok eksikliğini hissediyorum.

  100. Sevgili Brk,

    Ritalin kuvvetli bir beyin uyaricisi oldugu icin derslere odaklanmana yardimci olur, faydasinida gorursun ama nereye kadar. simdi universite sinavlarina kadar bunu kullanacagini soylemissin, universiteye basladiginda yine ders calismak icin kullanmaya devam edeceksin taakii o okulda bitene kadar, oda bitti diyelim sonra is hayatina konsantra olmak icin devam edeceksin peki bu kadar aradan gecen sure icinde kullanilan o kimyasal maddelerle o beyin bir gun infilak edecek.. yoklugunda kendini yorgun bitkin ve mutsuz hissedeceksin sonuc ise depresyon belirtileri ile intihar eylemleri gerceklesecek cunku uzun sure kullanilan antidepresant ve bu tur psikiyatrik ilaclarin insan uzerinde olumsuz etkileri cok zira alinan ilaclar zamanla insanlarin duygularini koreltiyor. Kendi agzinla soyluyorsun, almayinca cok eksikligini hissediyorum diye.. Bence bu ilaclara fazla bel baglamadan kendin olmayi dene, icindeki gucu kimyasallara bel baglamadan ortaya cikarmayi dene.. Sitede bir suru faydalanacagin yazilar var. Okuduklarinla kendini gozlemle ve vucuduna daha fazla zarar vermeden guzel bir yol sec kendine.. dogal yonden beynini besleyen yiyeceklere ve vitamin turlerini denemeye calis mesela B6, B12 vitaminleri ders calismanda fokusunu artiracak seylerdir, hemde sinir sistemine yardimci olur ve icindeki kaygi ve endiselerine cok iyi gelir. Yolun acik olsun, bir sey sormak istersende ben yine burdayim..:))

    sevgiler
    hulya

  101. Sevgili Arkadaslar,

    Sizlerle icinizi rahatlatacak bir yazi dizisini paylasmak istiyorum. Her seyden once ic huzurunuzu yakalarsaniz, ilerleyeceginiz yolda hem aydinlanirsiniz, hemde aydinlatirsiniz. Hem kendinizi, hem cocugunuzu hemde toplumu egitirsiniz. Emeksiz yemek olmaz!..:))

    DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN BİR YETİŞKİNİN HİSSETTİKLERİ..

    DİKKAT EKSİKLİĞİ SENDROMUNUZ VARSA NELER HİSSEDERSİNİZ?

    Bu nasıl bir duygu?

    İnsan neler hisseder?

    Her şeyden önce,”Dikkat Eksikliği” tanımlamasına karşıyım bence bizde dikkat eksikliğinden ziyade herkeste dikkat fazlalığı var! Söylemek istediğim içinde yaşadığımız hayata bir bakın; kim tek bir konuya uzunca bir süre dikkatini verebiliyor? Banka hesabınızı doğru tutabilmek, sandalyenizde kıpırdanmadan oturabilmek ve konuşmak için her zaman sıranızı beklemek sizce gerçekten de akıl sağlığınızın yerinde olduğunun işareti mi? Bana sorarsanız DE olmayan insanların çoğu tedavisi mümkün olmayan “Her daim sıkıcı insanlar topluluğunun” doğuştan üyesidirler.

    Her ne hal ise, okuduğunuz kitaba göre ad değiştiren “Dikkat Toplayamama Bozukluğu” yada “Dikkat Toplayamama ve Hiperaktivite Bozukluğu” adlı bir sendrom mevcuttur. Peki, bu sendromu yaşamak nasıl bir duygu? Bazıları böyle bir sendromun olmadığını savunuyorlar ama bana inanın, böyle bir sendrom var.

    Durumumuzu anlatabilmek için bir sürü teşbih kullanmak olası; Sanki yağmurlu bir havada cam silecekleri olmadan araba kullanmak gibi; her şey ıslak ve bulanıktır ama siz önünüzü görmeden süratle gitmeye devam edersiniz. Ya da; parazitlerle dolu bir radyo istasyonunda en sevdiğiniz programı izlemek gibi; fırtınalı bir havada iskambil kağıtlarından ev yapmaya çalışmak gibi, önce kendinizi rüzgardan korumak için bir ev yapmanız gerekir.

    Başka bir anlatımla; her dakika omuzlarınıza taşıyabileceğinizden fazla yük olması gibi. Yapmanız gereken bir iş vardır ama tam o anda aklınıza bir ikinci iş gelir. Birinciyi bırakıp ona sarılırsınız ama ne ikinciyi ne birinciyi tamamlayamadan üçüncü bir iş aklınıza gelir. Aradan fazla zaman geçmeden siz başkalarının gözünde organize olamayan, aklına geldiği gibi düşünen bir kişi olusunuz.

    Oysa size yakıştırılan bu hiç kibar olmayan sözcükler yersizdir çünkü aslında siz elinizden gelen gayreti göstererek çalışmaktasınızdır. Sanki görünmez ipler sizi bir o yana bir bu yana çekmekte ve tek bir işin üzerinde odaklanmanızı engellemektedir. Üstüne üstlük parmaklarınız masada tempo tutmakta, ayaklarınız sallanmakta, ağzınız bir şarkı mırıldanmakta, gözleriniz bir o yana bir bu yana bakmakta, gerinmekte, kıpırdanmaktasınız.

    Doğal olarak karşınızdaki kendisini dinlemediğinize karar verir oysa siz karşınızdakini dinlediğiniz zamanın boşta kalan aralıklarını doldurmakla meşgulsünüzdür. Ben yürürken müzik dinlerken yada kalabalık ve gürültülü bir odada dikkatimi daha rahat toplayabilirim. Allah beni sessiz kütüphanelerden korusun, neyse ki hep gittiğim kütüphaneye gelenler DE sendromu olan kişiler; böylece sessizlik yerine, süre gelen huzur verici bir mırıltı var.

    “Dikkat Eksikliği Sendromu” olmak nasıl bir şey? Hem burada, hem orada hem her yerde olmak. Bir düşünür şöyle demiş; “Zaman her şeyin bir arada olmasını engelleyen şeye denir.” Zaman dakikaları küçük kısımlara ayırarak, her bölümde tek bir şey yapmamızı sağlar. Dikkat Eksikliği Sendromunda işler böyle değildir, zaman çöker. DE olan bir kişide her şey bir arada olur, zaman bir kara deliktir. Bu da kişide bir iç karışıklığına ve hatta paniğe neden olur. Öncelik gerektiren işlerin sıralanması olanaksızdır. Kişi her şeyin üstüne yıkılmasını engellemek için hep hareket halinde olmak zorunda kalır.

    Müzeler (Nasıl da konudan konuya atladığımı fark ettiniz mi? Kanalları sürekli değiştiriyorum. Televizyon seyrederken de aynı şey oluyor. Eşim çılgına dönüyor. “Bir programı sonuna kadar seyredemezmiyiz?” diyor.) Her neyse müzeler, benim müze gezmem Salı Pazarını gezmeme benziyor. Biraz ondan, biraz bundan, aman bu güzelmiş, ama buradaki raflara ne demeli? Çabuk olmalıyım koşturmalıyım. Sanatı sevmediğimden değil, sanatı seviyorum. Ama benim sevme şeklimi görenler yalan söylediğime inanıyorlar.

    Diğer yandan bir resmin karşısında uzun zaman oturduğum da oluyor. Bu dakikalarda, DE olan insanların çoğu gibi bir konuya hiper odaklanabiliyorum. İşte buda bizim dikkatimizin eksik olduğunu yalanlıyor. Kimi zaman “turbo dikkat” gösterebiliyoruz; duruma bağlı. Kuyruklar. Kuyrukta beklemem olanaksız. Bekleyemiyorum.

    Düşünce ve duygularımı hemen harekete döküyorum. İşte sonunda burada başlıyor. Durup da en terbiyeli davranma şekli nasıl olur diye düşünme yeteneğinden yoksunum. DE olan kişilerin çoğu zaman “densiz” diye nitelendirilmesinin açıklaması işte bu. Edepli olmak, kişinin harekette bulunmadan önce sonuçlarını düşünmesi ile doğru orantılı ve DE olan kişiler bu konuda çok yetersiz.

    Beşinci sınıftayken matematik öğretmeninin saç şeklini değiştirdiğini görüp, hemen “Mr. Cook başınızdaki peruk mu?” diye yumurtladığımı hatırlıyorum. Sınıftan atılmıştım. O zamandan beri aklıma geleni, uygun zamanlarda ve uygun yerlerde söylemesini öğrendim; ama çok uzun zaman çalışarak. DE nin en önemli noktası işte bu; hayata uyum sağlayabilmek zaman alıyor. Ama yapılabiliyor, hem de en iyi şekilde. Tahmin edebileceğiniz gibi, sürekli konuları değiştirerek, volta atarak, kaşınarak ve densizlik ederek birisiyle yakınlık kurmayı başarmak neredeyse olanaksızdır.

    Eşim, dalıp gitmeme artık alıştı, dikkatimi ona verdiğim zaman tamamıyla onun olduğumu biliyor. İlk tanıştığımızda deli olduğumu sanmıştı. Birlikte çıkarken yemeğin sonunda restoranlardan fırlayıp gider,konuşurken dalıp giderdim. Artık gelip gitmelerime alıştı. DE olan kişilerin çoğunluğu heyecan verici durumları neredeyse aşerirler.

    Ben bir yarış tutkunuyum. Mesleğim olan psikoterapistliğin, değişik insanlar ve durumlarla karşılaşmamı sağlayan yeminini de çok seviyorum. İşte bu yüzden DE olan insanlar suçlular ve tehlikeli yaşayanlar arasında büyük bir çoğunluğu oluşturuyorlar. Ama aynı çoğunluğu her alanda yaratıcı, deneyci, enerjik ve üretken insanlar arasında da oluşturuyorlar.

    Başka bir deyişle, bu işin olumlu bir yönü de var. Genellikle DE den söz edilirken olumlu yanlara fazla dikkat çekilmiyor, çünkü daima yanlış giden olumsuz olana dikkat çekmek insanoğlunun doğasında vardır. Bir uzman tarafından bir çocuğa ya da yetişkine DE teşhisi konduktan sonra anne-babalar, öğretmenler, arkadaşlar ve meslektaşlar yardımcı olurlarsa işte o zaman bu yaratıcılık ve üretkenlik su yüzüne çıkar. İstasyon bulunmuş, ayarlanmış, silecekler çalışmaya başlamış ve fırtına durulmuştur.

    Baş ağrısı olan, her sorunun nedeni olan çocuk ya da yetişkin daha önce yapmaya hiç fırsatı şeyleri yapmaya başlamıştır. Çevresindeki herkesi ve herkesten kendini şaşırtacaktır. DE olan kişiler genellikle olağanüstü yaratıcı ve 6. hisleri güçlü kişilerdir. Başkalarının metodlar çerçevesinde, kurallarla düşünürken göremedikleri detayları görür ve hissederler. Sonuca nasıl vardıklarını açıklayamayan, fikirlerinin kaynağını söyleyemeyen ya da nasıl olup ta böyle bir resim yaptığını bilmeyen ya da bu kestirme çözüme nasıl ulaştığını yazıya dökemeyen kişiler işte onlardır. Milyon dolarlık işi alıp ta ertesi günü çözebilen kadın ve erkekler de onlardır. Bir gün gereksiz bir söz ettiği için okuldan uzaklaştırılan, ertesi gün olağanüstü bir söz söylediği için ödüllendirilen çocuklar da onlardır. Onlar elleriyle dokunarak, hissederek öğrenen ve yapmaktan çekinmeyenlerdir.

    Onlar, pek çok şeyi hissederek bilme yeteneğine sahiptirler. Çoğumuzun ışık olmadığı için göremediği şeyleri onlar karanlıkta hissederek bulurlar. Diğerlerinin , DE olan kişilerde varolan bu “altıncı his” yeteneğine saygı göstermeleri gereklidir. Eğer çevre sürekli olarak kuralcı, akılcı ve doğru” olan davranışlarda ısrar ederek 6. hissi yok ederse toplum bundan büyük zarar görecektir. Onları konuşurken dinlemek yorucudur, ne söylediklerini anlamak ve toparlamak uğraşmayı gerektirir. Ama onları ciddiye alır ve anlamaya çalışırsanız şaşırtıcı sonuçları ve çözümleri anlattıklarını duyarsınız. Söylemek istediğim, konuşma tarzları çoğunluklan farklı olsa da ve hatta karmakarışık gibi gelse de; sabır ve anlayışla davranıldığında bundan herkesin karlı çıkacağıdır.

    Üstünde durulması gereken en önemli nokta eğer bir uzman hekim tarafından teşhis konulursa, Dikkat Eksikliği Sendromuna bağlı olan her türlü olumsuzluğa son verilebilir ya da önlenebilir. Teşhis konulması, “tembel”, “inatçı”, “sinir”, “rahatsız edici”, “imkansız”, “patronluk taslayan”, “ukala”, “geri zekalı”, “aptal” yada tek kelimeyle “kötü” olarak adlandırılan kişiler için neredeyse huzur vericidir. Bir uzman doktor tarafından konulan DE teşhisi konuyu toplumsal yargılamadan, nöropsikiyatrik alanına taşımaktır.

    Bu işin tedavisi nedir? Yükselen sesleri susturan bir yöntem. Teşhis, suçluluk ve kişinin kendini aşağı görmesi yönünde yükselen sesleri azaltmasına neden olacaktır. Kişinin hayatına, uygun bir takım kuralları dahil etmesi ilk adımdır. Uzun süreler yerine, kısa süren çalışmalar yapmak, işleri küçük parçalara ayırmak, listeler yapmak, enerjisini spora yönlendirmek, dostlarınızdan yardım görmek, size yardımcı olacak kurallardır. İlaç tedavisi de (bir uzmanın kontrolünde) yararlı bir yardım elidir. İyi haber tedavinin her zaman yararlı olduğudur.

    Sizlerden yardımınıza ve anlayışınıza gereksinmemiz olduğunu söyleyerek bitirmek istiyorum. Gittiğimiz her yeri dağınık bıraktığımızı biliyorum ama yardımınızla o dağınıklık çözümler yaratan yollara dönüşebilir. Eğer benim gibi; gürültücü, hayallere dalıp giden, unutkan, programlanamayan birini tanıyorsanız; insanların kendisi hakkında söylediği kötü şeylere inanmasından ve çok geç olmadan, aklınızdan Dikkat Eksikliği Sendromunun ne olduğunu geçirin.

    Dikkat Eksikliği, belirtiler listesi değil bir yaşama biçimidir. Teşhis konulmadan önce belki de umutsuzluk ve acı dolu bir yaşam biçimi ama teşhis konulduktan sonra yeni olanaklar ve iyiye doğru bir gelişim şansı olan bir yaşam biçimi.

    Artık umutlu olmak zamanıdır!………

    sevgiler
    hulya

  102. slm.7 yasında ılkolkula gıden bır kızım var 2 tane psıkıyatrıse göturduk unıversıde dınledıler benı kesın hıperaktıf dıkkat eksıklıgı var dendı ama bu yapacagımız bır testle kesınlesşır dendı 2 gun sonra test yaptırdık zeka sevıyesı 132 cıktı cok yuksek dendı ve dıkkat eksıklıgı yok denı.benı cok tatmın etmedı cınku cok arastırdımbenım kanımca var.baska bır uzmana göturdum 5 dakıka dınledı bızı ve kızımıd kesınlıkle var dedı .be ıkılemde kaldım ne yapmam gerektıgını bılemıorum ılaç tedavısı dendı veya makınalar var dendı o tedavıde olabılırbu makınalar hahhıkda bılgısı olan varmı yan etkılerı varmı.kızım oldukca duygusal ve cok ınsana duşkun .en cok rahatsız oldugum konuda arkadasları tarafından dışlanıo bu benı cok üzüo :((((((

  103. Merhaba, benim 9 yasindaki ilkokul 4. sinifa giden buyuk oglumda 3-4 yaslarindan beri dikkat eksikligi problemi olduguna eminim. Nasil diyeceksiniz, krese basladiginda ilkokulda, bize verilen geribildirimler, kendi gozlemlerim, suphelerim uzerine bu konuyla ilgili aldigim onca kitap, onca internet uzerinden kaynaklar… Bu konuda bahsedilen seylerin %95’inden fazlasini oglumda yasadim ve yasiyorum. Neden bir uzmana oturmedigimi soracak olursaniz evet ben de yukarida gorus yazan bircok ebeveyn gibi ilaca bagimliliktan cok cekiniyorum. Cunku neredeyse eminim bir kac arkadas/tanidigimin cocugu da benzer ritalin kullaniyorlar. Titiz bir arkadasim oldukca arastirip gorus aldiktan sonra bu ilaci vermeye ikna oldu 13 yasindaki kizina ama Tedavi edici olduklarina dair bilgi bulsam hemen goturecegim ama kullanildigi surece etkili olmalari (o da garanti degil) yaninda bahsedilen yan etkileri. Kendimi o kadar caresiz hissediyorum ki bazen. Su anda hungur hungur aglamamak icin cok tutuyorum kendimi. Simdi 4.sinif sinavlari basladi ve ilkokulda hepsinin 5 pekiyi olmasina alistigimiz sinav notlari ana derslerde 3 – 4 seviyesinde. Evde yaptirdigim soru testlerinde de sonuc benzer. Hatta sinif ogretmeniyle Dikkat ceken sey ise kapasitesinin altinda performans gostermesi. Kabul edemedigim sey de bu. Bundan onceki ve simdiki sinif ogretmeninin soyledigi ortak sey cok akilli ve duygusal bir cocuk. Evet dikkati cok cabuk dagilan bir cocuk ancak dogru islenebilirse cok farkli ve guzel seyler cikacagina inaniyoruz bu cocuktan dediler. Bunu duymak rahatlatiyor en azindan.
    Calismak zorunda oldugum icin ona fazla vakit ayiramadim, bunun ve cabamin sonuc vermemesi nedeniyle sabrimin tastigi zamanlar oldu ona soylememem gereken seyler de soyledim ve bazen hirpaladim da. Bunun yaninda cok anlayisli oldugum zamanlar daha fazla hep. Bebekliginden beri sevgimi cok belli ederim. Takdir sozleri ederim, odullendiririm, sarilir operim, sohbet ederim, hic bir sosyal faaliyetten geri kalmamasi icin kendimi ve ikinci cocugumun zamanini da hep feda etmisimdir. Yeter ki sosyal olsun, arkadas cevresinde tercih edilir olsun, ogrensin, gorgusu zenginlessin, yetenegi varsa ortaya ciksin diye. Hele simdi daha sabirli olmaya calisiyorum. Ama anliyorum ki onun elinden gelen birsey yok. Beni sinirlendirmek icin ya da bosverdigi icin yaptigi seyler degil yaptigi dikkatsizilikler. Benim icin karnenin de bir onemi yok diye dusunuyorum gercekten, o yeter ki iyi olsun. Ancak etraftan dusuncesiz aile veya arkadas cevresinden birilerinin soylebilecegi seyler yuzunden, sinifin geneline gore aldigi dusuk notlar yuzunden guvenini yitirmesi benim en buyuk korkularimdan biri ve bunu nasil telafi edecegimi bilemiyorum. Burada benimle benzer seyleri yasayip hisseden anneler oldugunu gormek bazen umutlu durumlari okumak beni bir nebze olsun rahatlatti ancak yine de onu iyi bir uzmana goturmeye artik karar verdim. Buyuk ihtimalle ogluma da ilac onerilecektir buna hazirim ama kullanacagimdan emin degilim. Bu yuzden Ritalinsiz cozum var mi diye arattigimda karsima ciktiniz. Neuroteraphy den bahsediliyor. Biz Istanbul’da yasamiyoruz ve maalesef ilacsiz tedavi umudumu guclendirmek uzere buldugum bu isim yani psikiyatr Tanju Surmeli Istanbul’da yasiyormus. Bulundugum yer de Ankara da ise bu konuyla ilgili bir isim bulamadim maalesef. Ama bu doktorun Beynin Iyilestirme Gucu isimli kitabini ve David Stein’nin Ritalin siz Cozum isimli kitabini alacagim hemen. Belki bu kitaplardan bir miktar yardim alabilirim umuduyla. Ama soyle geriden tum yasadiklarima tecrubelerime, farkettigim gerceklere, paylastiklariniza bakiyorum ve su sonuca variyorum.
    Evet, uzmanlara dogru teshis icin basvuracagim ama ilaca direnc fikrine devam, ogluma bol anlayis ve sevgi gostermeye devam, basarili olabilecegi seyi bulmasina yardimci olmak icin cabaya devam, spor (ki bu dalda oldukca iyi) da destege tam devam, baska cocuklarla sinifiyla karsilastirmaya son, babaanne, vs vs akraba elestirilerine engelleyecek yanitlar hazirlama (baskalari icin yasamiyoruz elbette ama onlarla yasamak zorundayiz iste) cocugumu incitmelerine izin vermeme ve incilitilmeyi kabul etmemeyi cocuguma asilama, onu oldugu gibi kabul etme, verebildigimce destegi vermeye calisacagim. Ilacsiz ne kadar iyilesebilirse bu mumkunse eger denemeye deger bence. Yapabilecegim baska birsey var mi sizce ya da yanlis buldugunuz birsey? Tesekkurler.

    • Merhaba yazınızı okuyunca bilgi vermek istedim. Dr.Tanju Sürmeli’nin Ankara’da da yeri olduğunu biliyorum. Bence http://www.yasamsaglik.com.tr sitesinden merkezlerini arayarak Ankara’daki yeri hakkında bilgi alabilirsiniz. Hiç başka doktor aramayın yanılırsınız….doğru yoldasınız.

  104. merhaba hülya hanım. Benim cocuğum 8.cı sınıfa gidiyor dikkat eksikliği var daha önce 6. sınıfta 1 dönem içirttim faydasını gördük sbsden sonra bıraktık 7. sınıfta kullanmadık ama bizim için zor bir dönem oldu şuanda 8e gidiyor dersanedeki basarısı güzel fakat okulda iyi değill bugün doktora gittim concerta 18mglik verdi belki faydası olur diye baslıcam odaklanamiyor derslere sürekli dersteyken dikktı dağılıyor ne önerrisiniz
    ? şimdiden teşekkürlerimi sunarım

  105. slm ben zehra toker 8yaşında bir oglum var ,oglum bebekliğinden beri hareketli bir çocuktu.surekli koşan ve terlediği içinde birturlu hastalıktan kurtulamıyordu.bir dönem kusmalar oldu mide de reflu tanısı kondu tedavi başladı ve tamamlamadan braktık.hareklilikleri devam etmekteyken ellerini surekli biryerlere vurmalar daha sanrada parmakları surekli kıpırdatmalar başladı .yerinde sabit oturamama surekli kıpır kıpır.ders yaparken tv izlerken bile ya ayakları ya elleri yada otururken katlanır gibi ,kol ve yaka sını agzına alma baddaniyedini elinde gezdirme koklma bir ucunu agzına sokma,arada kendinden küçük çocuk gbi davranma,acayip sesler çıkarma,çok çabuk öfkelenme aglama,sabırsızlık sırasını bekleyememe,hep önde olma,çok öfkeli veya kızgınken nefret etme,okulda arkadaslarıyla takışma ,derslerde başarısızlık yok aksine çok zeki,çobuk usanmak sıkılmak,gbi tavırlar sergiledi.ögretmeninde uyarısıyla doktora göturduk,yazılarında arkadaslarının yazılarıyla daglar kadar farkla çok kötu olusu parmak kasları gelişimi eksik olabileceyini dunurken gittiğimiz doktor bu şikayetlri dinledikten sonra bizi fakultede uzmana önerdi.bize CONCERTA 18mg.verdi ilaca yarın başlıcaz.ben bu ilacın ilerde oglumun uzerindeki yan etkilerinden korkuyorum açıkcası napmam gerektiğni blemiyorum.ama bu ilaca başlamasam okulda ve ilerki gunlerinde bu rahatsızlığının ilerlediğinde daha kötu olma ihtimalindende korkuyorum.ilaca başlamam dogrumu beni aydınlatırsanız çok sevinirim,sunuda eklemek istiyorum çok duygusal ve bitkileri hayvanları yaşlıları çok seven ve çiçekleri ble koparmaya kıyamayan bir özelliğe sahip .çok teşekkür ederim.

  106. ÇOK SAĞOLUN ABİM RİTALİNİ KULLANMAYI KESECEK DEMEK Kİ ABİMİ BOYU O YÜZDEN BÜYÜMÜYOR ,SİNİRLİ,GERGİN VR DEPRESYONDEYDI BİLGİLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER

  107. MERHABA BENİM BİR KUZENİM VAR 11 YAŞINDA FAKAT GECE ALTINA YAPIYOR VE BUNU FARKETMİYOR NE ÖNERİRSİNİZ DOKTORLARA BAŞVURDUK DEĞİŞİK CEVAPLAR GELDİ KİMİ PİSKOLOJİK KİMİ ANNE VEYA BABA YOLU DEDİ SİZ NE DERSİNİZ

  108. ne olur yardım edin.ne yapacağımı şaşırdım.oğlum 2.sınıfa gidiyor.çok sinirli,çok konuşan dikkatini sürekli bir yere veremeyen,zeki,sürekli değişik bir şeyler yapmak isteyen bir çocukyu ankara gata hastanaesine götürdüm ve hiparaktivite ve dikkat eksikliği olduğu söylendi.ve concerta adlı bir ilaç verdiler .şimdi bu yorumları okuyunca çıldıracak gibi oldum.ben şimdi napcan yardım edin 2 gün oldu ilacı kullanalı.yol yakınken bırakayımmı ilacı.yoksa tedavi edermi oğlumu .lütfen acilen cevap bekliyorum

    • serap hanım; bir psikolog olarak size ilacınızı bırakın ya da devam edin diyerek uzmanın işine karışmam uygun ve etik değil ancak sizinle bilgi paylaşımım olabilir eğer değerlendirmek isterseniz…
      dikkat eksikliği hiperaktivite tanısı konmadan önce diğer arkadaşlara da yazdığım gibi bazı tahliller yapılması uygundur. ( tsh t3 t4 b12 vb)
      bir diğer önemli olan nokta ; oğlunuzun neden öfkeli olduğu..insan neden öfkelenir ki? durduk yerde mi? belli ki oğlunuzun tolere edemediği bir sıkıntı var. bunun ne olduğu ya da neler olabileceği onunla konuşulmalı..bu stres yaratan durumla çocuk nasıl başaçıkacak oturup konuşulmalı,çocuğun ne hissettiği anlşılmaya çalışılmalı ve çocuk anlaşıldığını hissedebilmeli, dikkatinin dağınık olması, ilgisinin başka yerlere kaymasının önüne sporla geçebilirsiniz. ama önce çocukla sonra çocukla beraber evde kim yaşıyor ise onlarla oturup konuşulması gerekir..
      2.sınıf öğrencisi aktiftir,sert oyunlar oynar, hareketlidir ,onun yaşına inmek ve anlamaya çalışmak gerekir.
      saygılarımla
      psikolog Armağan PınAR Adanar

  109. şunu söyleyebilir ki ben de çocuğu psikiyatriste götürdüm dikkat eksikliği nedeniyle. ama tüm bu yazılanları okuduktan sonra asla ama asla bu ilacı kullanmamaya karar verdim. kıyısından dönmüşüz… Çünkü psikiyatrist bunu bize başlatacaktı ama henüz altı yaşında olduğu için, biraz daha olgunlaşma sürecine bakalım dedi. ama eğer siz isterseniz hemen başlatabiliriz demişti ve bu ilacın çok yan etkisi olmadığını, hatta ilacın adını kendisi verdi İnternetten araştırmamız için. fakat ben bunlarla karşılaşınca ŞŞOOOOOKKKK oldum. Madem tedavi edici değil, faydası kadar da zararı var, o zaman HAYIRR.. Çocuğumun madde bağımlısı gibi gözükmesini, kendini öyle bilmesini asla istemem… Dediğiniz gibi doktora gidip vicuttaki eksik kaynalarından kaynaklanıyorsa onu bulacağım, bulunmazsa da sorun değil, onu böyle kabul ederim. Ona göre doğru davranış biçimlerini öğrenirim ve oğlumla mutlu olmayı başarırım. BEN ANNEYİM VE BEN BUNU YAPARIM!!!!! HİÇ İLAÇSIZ…

    • merhaba.1./.çocuğunuzda tsh t3 t4 b12 akş gibi bir takım hormon tahlilleri istendi mi? istenmediyse önce bunları yaptırmanızı öneririm..
      2/ zaman zaman kaygı ile hiperaktivite birbirine karışabilir belki bu açıdan da bakılmasında fayda olabilir.,3/ dikkat eksikliğinde illaki ilaç kullanımı gerekmez dikkatini arttırıcı dikkat süresini uzatıcı oyunlar oynayabilirsiniz çocuğunuzla bu yaş çocukları telkine mütemadiyen açıktır hergün düzenli olarak çocuğunuzla basit dikkat oyunları oynamanız dahi sonuç verebilir. 4/ çocuğunuzu önce belli bir süre jimnastik ardından tekvando sporuna yazdırmanız çocuğunuza epey fayda sağlayacaktır.

      saygılarımla
      Psikolog Armağan Pınar Adanar

      • Sevgili Pınar hanım
        Yorumlarınızı dikkatle okudum.bana çok güven verdi.Benim oğlum 9 yaşında 6 yaşında 1.sınıfa başladı.2.sınıfdayken yaşadığımız dikkatle ilgili problemlerden dolayı Ankara Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümüne gittim.Yapılan testlerin sonucuna göre IQ çok normal fakat dikkat eksikliği çıktı.Doktorumuz az doz concerta ile dikkatini hafif dürtersek iyi olur dedi.Bende karşı çıkmadım.İlaç raporu için beklerken (bu arada eeg,kalp ekosu,kan tahlilleri yapıldı) doktora benim geçmişte Epilepsi hastası olduğumu temporal T4 lobectomi geçirdikten sonra iyileştiğimi anlattım.Doktor hanım oğlumun o kadar da ilaçlık olmadığını biribir eğitimle çözebileceğimi söyledi.Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım dedi.Epilepsiyi tetikleyebilir dedi.Benim hem anne tarafımda hem baba tarafımda var olan bir rahatsızlık.Üstelik benimki ilaca dirençli epilepsiydi.Ben ameliyatı 13 sene önce Amerikada oldum.O zaman Türkiyede yapılmıyordu.
        Birebir eğitime başladık ama yinede çok zorlanıyorum.Bu gün ev temizlerken yatağın altına gizlediği ödev kağıtlarını buldum.Büyüdükçe iş zorlaşıyor.İşin içine yalan da girdi.Acaba ilaca başlasamıydım sizde bir doktor olarak bizim doktorumuz gibi mi davranırdınız.Benim için yorumunuz çok önemli.Bu arada ben Epilepsiye üniversite 2.sınıfta yaşadığım aşırı stresten sonra çıktı.25 yaşında ameliyat oldum.Günde en az 3 en fazla12 nöbet geçiriyordum.Ameliyattan sonra hiç nöbet olmadı ama ameliyatın yan etkisi OKB oldum.Konrol altına alındı. Şimdiden çok teşekkür ederim.

  110. Benim 16 yaşında bir kızım var ve 8 yaşından beri uyurken yutkunmayıp tükrük sıvısını ağzında bekletiyor uyandıında dişlerini fırçalıyor fakat 8 yılDır sebebini anlayamadık bu durumdan çok rahatsız. psikolojik mi yoksa bu bir tür hastalıkların belirtisimi ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz lütfen yardımcı olursanız çok sevinirim.sevgiler.

  111. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite tedavisinde Dünya Lideri

    Play Attention, sınıfta yada işyerinde mutlu ve başarılı olabilmek için gerekli becerileri geliştirir.

    Başarısı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış olan program edufeedback teknolojisiyle geliştirilmiştir.

    Play Attention, 1996’dan beri Amerika’da 600’den fazla okulda, binlerce evde, öğrenme merkezlerinde, hastanelerde ve psikolojik danışmanlık ofislerinde uzman bir eğitmen tarafından geliştirilmiştir. Play Attention, erişilebilen bütün dikkat,hafıza eğitim sistemlerinden, daha uzun süre ve daha fazla insan tarafından kullanılmıştır. Amerika’nın ünlü haber programları olan Good Morning America, NBC News, Woman’s World, the Boston Globe ve daha bir çok ulusal ve uluslararası medya programında konu edilmiştir

    Gelişmiş Odaklanma. Dikkatinizi şu anda görebilseydiniz nasıl olurdu? Dikkatinizi ekranda görmek konsantrasyonu öğrenmeyi ne kadar kolaylaştırırdı? İşte Play Attention tam olarak bunu yapar.İşin sırrı programın beyin aktivitelerini izleyen algılayıcılı cihazda gizli. Eğlenceli video oyunlarını kontrol etmek için cihazla beyin gücünüzü kullanırsınız. Harry Potter veya Star Wars’daki Luke Skywalker gibi düşünce gücünüz ile nesneleri oynatabildiğinizi hayal edin. Programımız ile gerekli becerileri öğreten ve davranışları geliştiren oyunları oynarken, beyniniz mouse ve joystick yerine geçer. Eğlenceli oyunlarımız temel becerileri öğrenmeyi kolaylaştırır.Sistem odaklanmayı ve konsantrasyonu artırmakla beraber fazlasını da sağlar. Dikkat dağıtıcıları yok saymak, hafızayı arttırmak, görsel organizasyon becerisini artırmak, görevi bitirmek ve yönergeleri takip etmek gibi esas becerileri geliştirir. Devamını oku
    Gelişmiş Davranış. Hiperaktivite ve impulsivite (dürtüsellik) okulda evde sık karşılaşılan sorunlardandır. Sistem çocuğunuzun kendini kontrol etme davranışlarını güçlendirir. Doğru davranışları öğretir. Daha çok odaklanma, daha az kıpırdanma davranışları bir kere kontrol edildikten sonra çocuğunuz daha rahat arkadaş edinebilecek ve okulda daha başarılı olacaktır.Kıpırdanmalar, mırıldanmalar,hayallere gitmeler ve dürtüsel davranışlar,bağırma ve cezalandırma olmadan şimdi kolayca geliştirilebiliyor.Gelişmiş odaklanma ve dikkat,gelişmiş davranışlara giden yolu açmaktadır. Devamını oku
    Gelişmiş Akademik Başarı. Çocuğunuzun zeki olduğunu biliyorsunuz. DEHB akademik performansı etkileyebilir. Çoğu ebeveynde bunun için kaygılanır. Odaklanma eksikliği, bilgiyi öğrenmeyi güçleştirir ve DEHB’li çocukların okulda arkadaşlarıyla aynı seviyede öğrenmesini engelleyebilir.Programımız sınavlarda dikkati toplamayı, sınıfta öğretmeni dinlemeyi ve düzenli çalışmayı öğretir. Okuduğunu anlamayı artırır.Hafızayı güçlendirerek öğrenmeyi kolaylaştırır.Eğer çocuğunuzun okulda zorlanmasını görmekten yorulduysanız bu sistem tam size göre. Çünkü sistem sınıfta başarılı olmak için gerekli becerileri geliştirir. NASA tarafından Dikkat Eksikliği Hiperaktivite bozukluğu ve Öğrenme Güçlüğü olan bireylere yardım için geliştirilen sistem kendi alanında Dünya lideridir. Devamını oku
    Gelişmiş Sosyal İlişkiler. Çocuğunuz okulda öğretmenleri ve arkadaşları ile nasıl geçiniyor? DEHB’li bir çocuğun ebeveynleri olarak, çocuğunuzun sınıfta odaklanmasını,ödevlerini zamanında bitirmesini ve dikkati dağılmadan öğretmenini dinlemesini istersiniz. Ayrıca arkadaşlar edinmesini, oyunlara ve faaliyetlere katılmasını da istersiniz. Çocuklar evde, aile kurallarına uymalı, ev ödevlerini yapmalı, ev işlerine yardımcı olmalılar. Devamını oku

    Programımız bu becerileri öğretmede uluslararası liderdir.Sistem 1996’dan beri tüm dünyada DEHB’li çocuklara şunları öğretmektedir:

    Okulda

    Verilen görevi bitirmek

    Yönergeleri takip etmek

    Okul kurallarına uymak

    Gününü ve işini planlamak

    Arkadaşlar edinmek ve diğerleriyle iyi geçinmek

    Evde

    Ev işlerine yardımcı olmak

    Aile kurallarına uymak

    Ev ödevlerini bitirmek

    Kardeşleriyle iyi geçinmek

    Sistem kardeşler arası ve okuldaki çocuklar arası ilişkileri geliştirmeye yardımcı olur. Aynı zamanda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite problemi olan çocuklarla ebeveynleri arasındaki ilişkiyi de geliştirir. Çocuğunuz dışlanmış ve farklı hissetmek zorunda değildir. Sistem çocuğunuza arkadaş edinme ve onlarla arkadaş kalma becerilerini öğretebilir.

    Gelin uzmanlarımız ile görüşün ve size nasıl yardımcı olabileceğimizi konuşalım.

    Dikkat Eksikliği bir çile olmak zorunda değil, size ciddi ve uygulanabilir çözümler sunuyoruz.

    • merhaba ben hollandada yasiyorum ve bu konuda bayagi arastirma yaptim kesinlikle denenmeye deyer bir yontem burada %80 garanti veriyorlar ama oldukca pahali turkiyede ucretler nasil bilemiyorum ama burda 5000 eu tutuyor vede belli araliklarla tekrarlamak gerekiyor bizim evde tam uc kisi dikkat eksikligi problemi yasadigi icin benim maalesef deneyemedigim tek yontem.

  112. dikkat eksikligi teşhisi kondu bakırköy ruh sinir hastanesinde oglum 6 yaşında ve 1.sınıfa gidiyor okulda çok sorun yaşıyoruz dr ritalin verdi zaten çok zayıf ilacıda kullanırsam nasıl olur çok çaresizim sorunların üstesinden gelemiyorum ogluma nasıl yardımcı olabilirim lütfen yardım edin

  113. Merhaba, aritmetik disleksi ile ilgili bilgiye ihtiyacım var, beni nerelerde arastirma yapabilecegim konusunda yonlendirebilir misiniz?

  114. Merhabalar. 8 yaşındaki oğluma bu gün dehb tanısı kondu. Zeka testi yapıldı ve ıq’su 140 çıktı. Doktor ritalin verdi. Bende eve gelip araştırmak istedim nedir bu ilaç diye. Sonuçta oğlum duvarlara tırmanan, öğrenme zorluğu çeken bir çocuk değil. Dikkat dağınıklığı var ve bazen arkadaşlarıyla ufak problemler yaşıyor. Bunun için bu kadar kuvvetli ve yan etkileri olan bir ilaç vermek ne derece doğru bilemiyorum. Bir karar vermem gerekiyor ve çok çaresizim şu an. Başka bir yol yokmu varsa bu yol nedir? Lütfen bize yardım edin.

    • meltem hanım; zeka testi sonucu size neden verilmiş anlamadım? genelde aileye verilmesi uygun değildir. ilaca gelirsek; adhd nin tedavi seçenekleri vardır; terapi, ilaç gibi..bunlardan bir tanesi olan ilaç tedavisi oğlunuza önerilmiş. siz ne için psikiyatriste gitmiştiniz? neden zeka testine gerek duyuldu? tsh,t3,t4 vb hormon testlerine bakıldı mı? elbette ritalin kullanmmasını istemiyor olabilirsiniz çocuğunuzun bir başka ebeveyn de terapi istemez ilaç ister dediğim gibi bunlar seçenekler..siz sonucu söylediniz ve kararınızı kolaylaştımamızı istediniz farklı yollar istediniz ama öykü bilinmeden seçenek sunma uygun olmaz. saygılarımla..psikolog armağan adanar

      • bu arada sitedeki tüm arkadaşlara bilgi vermek isterim ki; ritalin ve concerta kullanımından önce bir çocuk nöroloğuna da danışınız..saygılarımla. psikolog armağan adanar

  115. testler yapıldı t3 t4 ve tsh normal çıktı. oğlumda sadece demir eksikliği tespit edildi ve çocuk doktoruna gitmem söylendi bu konuda. Yarın oğlumu götüreceğim. psikiyatriste gitme sebebim ise oğlumun sınavlardaki sonuçları ve bazen arkadaşlarıyla problemler yaşaması. Daha çok 1. sınıftayken oluyor du ama bu sene daha uyumlu arkadaşlarıyla. Sınavlarda ise normalde gözü kapalı yaptığı soruları doğru düzgün okumamasından kaynaklı yanlış yapması ve ders sırasında çok konuşması. Test sonucunu doktor bana neden söyledi bilmiyorum. gittiğimiz doktor izmirde bu konuda isim yapmış biri ve bana oğlumun zekasından dolayı özel okula gidebilecek seviyede olduğunu söyledi. Ama bu akşam ilaç hakkında okadar çok olumsuz şey okudum ki açıkcası ne yapmam gerektiğini şaşırmış durumdayım.

    • lisanslı bir wisc-r zeka testi uygulayıcısı olarak diyebilirim ki test sonucu aileye verilmez herneyse..eğer isterseniz http://www.armaganpinaradanar.com benim adresim dikkat eksikliği ve hiperaktivite bölümünü okuyunuz. ilaç konusunda buradaki yorumlara fazla takılmayınız. sonuçta ben ilaç alan çocuklarla da almayan çocuklarla da çalışıyorum. altta yatan riskleri bertaraf edince ilaç kullanmak ağır vakalarda gerekebebiliyor ama hafif vakalarda gerekmeyebiliyor. buna da gittiğiniz hekim karar verir. siz ilaç kullanmayacağım diyorsanız başka bir uzmanın daha görüşünü alabilirsiniz. yorumlara şaşırmanızı anlıyorum ama dünyada pek çok ilaç için bu tür yorumlar yapılıyor siz bu yorumlara bakmadan tedavinizin seçeneklerini öğrenip oğlunuz için en doğru olanı güven duyduğunuz bir uzmanla beraber seçin. iyi akşamlar. bana adhd ile ilgili sormak istediğiniz bir şey olursa 05336134757 numaralı telefondan veya muayehane no: 02324651385 den ulaşabilirsiniz. psikolog armağan pınar adanar

  116. Armağan Bey ilgi gösterip cevap yazdığınız için teşekkür ederim. Eğer oğluma ilça dışında başka bir yolla yardım edebilme şansım varsa gereken zamanı ve sabrı gösterip elimden geleni yaparım. Sadece böyle bir yol olup olmadığını öğrenmek istiyorum.

  117. teşekkür ederim Armağan Hanım. Sizinle bu konuda irtibata geçeceğim. İyi akşamlar dilerim

  118. Merhabalar,oglum 12 yasinda ADHD teshisi konuldu ritalin kullanmaya basladi 3/4 yil kadar ve hic sinirli olmayan cocugum suan cok kotu durumda asiri sinirli simdi baska bir ilac verildi concerta xl oglum sinirlenince bana vuruyor ne yapacagimi bilmiyorum ilaclarin sinirli yaptigini doktora soledigimde sinir yapmadigini soledi ama ben artik oyle dusunmuyorum ilaci tamamen doktora soleyip kesmeyi dusunuyorum.

    • merhabalar benimde iki oglumda ve esimde add var 20 yildir her gun yasiyorum bu stresi her yolu denedim sonuc hep ayni gunlerce yazabilirim bu konu hakkinda ama hicbirsey degismiyor ritaline gelince kesinlikle sinir yapiyor yapmiyor diyen doktorun ancak doktorlugundan suphe duyarim tutun cocugun kolundan doktorun yaninda verin ilaci yarim saat sonra kendi gozleriyle gorsun. ilac kullanildigi sure icinde kesinlikle yardimci oluyor ama tedavi etmedigi icin nereye kadar kullanacaksiniz ben kisa bir sure sonra biraktim en dogrusu cocugu oldugu gibi kabul edip ona alismaktir baskada yapacak bisey yok madem cocugunuz fazla aktif sizde spora baslatin enerjisini orda harcasin sizde fazla beklentiye girmeyin ki hayal kirikligina ugramayin .allah hepimize sabir versin

  119. merhaba;
    ben psikiyatriye gittim ve bende dikkat eksikligi olduğumu söyledi ve concerta ilacını yazdı bugün ilk kez kllandım ve akşam üzeri bana bir sersemlik çöktü.
    tesadüfen bir haber kanalı açtığımda ise concerta ve ritalinin içeriginde kokain olduğunu ve gelecekte madde bağımlılıgı olacağı söylendi bu dogru mu?

  120. Hülya Hanımcım merhabalar,
    Öncelikle sitenizi yeni keşfettim. Ve şuan için kısa süreli de olsa gözatabildim. Ancak mailimden hemen sonra yazılarınızı büyük dikkatle okuyacağıma eminim.
    Benim 8 yaşında, ikiz, oğullarım var. Geçen yıl (1.sınıfta), öğretmenimiz çocuklarımdan birine özellikle zeka testi yaptırmamı (zekasının yüksek olduğundan) aynı zamanda aynı çocuğum için, dikkat eksikliği gözlemlendiğini belirtti. Ben çok üzerinde durmadım bu konunun. Çünkü Türkiye de maalesef, zeka testi, terapi yöntemli psikologlarımız, tekrar belirtiyorum maalesef ki, çok yüksek miktarlarda.
    Akabinde, 2.sınıfta çok ısrar etmesi üzerine, devlet hastanelerinin birinde hem zeka testi yaptırarak (her iki çocuğumda da çok yüksek), hem de psikolog doktora, benim ve öğretmenimizin doldurduğu formları götürmem neticesinde, ritalin kullanımına başladık.
    İlk zamanlar ilaç ile beraber, okul içerisindeki şikayetlerimiz azaldı. Ancak iştahsızlık, karın ağrısı ve mide bulantısı sorunlarını keşfedince, ilaca kendimce öğretmenimize çaktırmadan, ilacı kestim.
    İlacı kestiğim zamandan kısa süre sonra, çocuğum tanıyamadığım daha büyük tepkiler vermeye başladı.
    İnanın şuan satırlarımı gözyaşlarımı tutamadan yazıyorum.
    Çünkü kısa süre önce bir de etüt öğretmenimizin, ilacı kestiniz sanırım, çocuğunuz yine diğer çocuklarla sıkıntı yaşıyor demesi üzerine ilaca yeniden başladım.
    Ancak arkadaşlarımın birinin uyarısı üzerine, internetten ilacın yan etkileri hakkında, gözlerime inanamadığım tepkiler yazılar okumaya başladım.
    Ve tekrar kestim :(
    Bugün ilacı kesmemin yaklaşık 15. günlerinde. Ve inanın bugün yine kriz günlerimizden biriydi.
    Çocuklarımın ikiz ve aynı zamanda erkek olmasının yanı sıra, eşimin de sinirli yapıya sahip olması bu durumu tetikliyor diye düşünüyorum.
    Ve çaresizliğimi çok yoğun bir şekilde hissettğim şu anda, çok uzun bir yazı haline dönüştürdüğüm için öncelikle özür diliyorum.
    Ancak yazmak bile belki şuan bir nebze olsun sanırım beni rahatlatmış durumda.
    Bu gerginlik anlarında, elimden geldiğince anlayışlı anne şekli ile sabırlı olmaya çalışıyorum. Ama bir süre sonra, bilmiyorum geçerli bir sebep midir bir anne olarak, ama ben de insanım ve sabrımın bitip tükendiği noktalar söz konusu oluyor.
    Size şimdiden teşekkür ediyorum,
    Sevgiler…

  121. BENIM SIZE SORMAK ISTEDIGIM BIR SEY VAR BNEIM 4 YASINDA OTIZM ‘LI OLAN BIR OGLUM VAR VE BIR TAKIM DAVRANIS BOZUKLUKLARI VAR VE AYNI ZMANDA COK FAZLA HAREKETLI SIZCE PSIKOLOG ILAC TEDAVISI ONERSE KULLANMALI MIYIM

  122. bir film izlemiştim aksiyon filim de hükümet insanları tek notürleşmiş ve donuk yürüyen tüm duygulardan arınmış insanlar ordusu yaratmaya çalışıyorlardı , vucutları yeşil bir jel gibi bir akıntı üretiyor, hepsi mal gibi sokaklarde geziyordu, ve normal isanlarıda tesbit edip bu sıvıyı onlarada bulaştırıyorlardı sonunda insanlar belli bir güce ait olarak yaşıyacak, o güç ne derse onu yapacaklardı, benim oğlumun öğretmeni tam bir hasta kadın 55 yaşında kulağı ses götürmüyor, smetri hastası diye biz ilaçmı kulanacağız, asıl kendi hasta , benim oğlumada şıp diye koydu teşhisi dikkat eksikliği hiperakitivite diye, hocam bu teşhisiniz için teşekür ederim dedim, ben zaten 3 yıldır araştırıyorum bunu sen benim oğlumu benden iyimi tanıyacaksın, oğluma ilaç vercem kendi rahat edecek, yok öyle yağma kendi alsın ilacı rahat etsin kafası, psikolok bir arkladaşım var oğlumuda iyi tanıyor ne yapıyım dedim, aynen şöyle söyle dedi, hocayı kırmadan oğlumu götürdüm bişeyi olmadığını söylediler biraz daha ilgi istediğini, zeka seviyesi yüksek bir çocuk olduğunu ve hatta ilaca gerek olmadığınıda söylediler dersin , hatta psikoloğumuz dersinize girip gözlemlemek istiyor müsade ederseniz, dediğimi de söyle dedi, bende dedim ama tabi derse girmesine müsade etmedi , hım öylemi dedi geçiştirdi, bizim çocuklarımız özel çocuklar çoğunun zeka seviyesi 140 ve üzeri , kesinlikle doktorlara götürüp çocuklarınızın psikolojileriyle oynamayın, onları santranç, mental aritmatik gibi dikkat eksikliğini giderici beyin geliştirme metodlarına yönlendirin, bnimki mental aritmatik ve santrança gidiyor, biraz hareketli kobul ediyorum, ben çocuğuma ilacı verip susturacağıma, döverim daha iyi bir iki vururum , 1 saat küserim , neyapıyım o benim canım göz göre göre ona bunu yapamam, isterse okuldan atsınlar, o kadını yolarım genede çocuğumu yedirtmem , varsın doktor mühendist olmasın, yan etkilerinden müzdarip bir birey yetiştireceğime cin gibi hareketli neşe dolu sevecen bir otobüs şoförü olsun, annesinin minik oğlu o asla kıyamam,

  123. concerta yı nasıl bırakmalıyım 4 aydır kullanıyorum sonrasından korkuyorum

  124. concerta yı nasıl bırakmalıyım 4 aydır kullanıyorum sonrasından korkuyorum nasıl kullanmadan tedavi ederim doktora tatilde bıraktırmak istediğimi söyledim hayır dedi .Kullanmasam hayat zorlaşıyor .Yardım istiyorum

  125. Merhaba sayfanın sonuna kadar okuyup geldimm gerçekten güzel bilgiler mevcut şahsen ben herzaman şu yönde bakıyorum olaylara fikirlere düşüncelere(BANA ATTAN DÜŞENİ GETİRİN) çünkü bunu yaşamayan görmeyen tam olarak algıyalamaz olarak algılıyorum tabi bu da benim görüşüşüm benim sorunuma gelirsek eger benim 7yaşında oglum var 3 yaşında epilepsi tanısı kondu ve tedvisi devam ediyor şuana kadar hiper aktive dikkat eksiklisi algılama güçlük hafif mentaal gerilik kondu biz bu sene okula başladık herşey okula başlayınca başlıyo tabi okula başlmadan önce annne ve baba olarak bunları bir şekilde aşabiliyorduk okul zamanı ise zorlaşmaya başladı sınıfta oturmama ders yapamam ögrenmeme çocuklara karsı hırçınlık devamlı isteklerii tabi buda zamanla şikayetler şikayetlerr :=)) tabi bunlara da kulak asmamak olmuyo risperdal vermeye başladıkk günde 0,25 sabah 0,25 ögleden sonra öncekilere az da olsa etkisini gördükk ama çokkkk kararsızdıkk nöbetlerini tetiklermi nöbeti olurmu diye çok şükür olmadıı diyoruzz(gizli nöbet oldu ise) bilemiyoruz tabikide bugun piskiyatriye gitttigimizde öncesinde çocuk gelişimcisine yönlerdinmişti onun raporu ile bugun risperdala ek olaak ritslin verdi sabah akşam yarım olmak üzere tabi anne ba olarak ilk araştırmak görevimiz dedim ya aatan düşeni getirin bir bakayım dedim nasıl yorumlar kullnanlar arasındaa kulllannlar olumlu sonuc alıyortlarr FAKAT zararlarınıda göz ardı etmemkk gerekiyor burda kendi nöröloji doktorumuza sordum kullanalım mmı diye oda nöbetleri tetikleme riski varr dediii (risperdal içinde demişti) ama şuan oglum yaşıtlarından çokkkkk geride bence onun için hale 2 lemdeyim helede hülya hanımın yazdıklarını okuduktan sonra (fakat) egerki vermez isekk bu böyle devamedicekk hep geride kalıcakkk özel egitime gidiyor haftada 2 kere birde şunu sormak istiyoru sadece deb Deilde alltında yatan nörolojik bir vaka olanlar varmı kulllanan bu ritalini varsa ne gibi etkileri var olumlu olumsuz bunu merak ediyorum tekrardan çok teşekürlerr yorumlarınız için en çokta size hülya hanımmm bu ilginiz için

  126. Dikkat eksikliği ile ilgili güncel bilgiler almak istiyorsanız http://www.dikkatsizlik.net
    tavsiye ederim.

  127. merhabalar bende bütün yazıları hemen hemen okudum 6 yaşında bir oğlum var kilomuz biraz fazla allerjik rinit var diğer bütün tahlillerini yaptırdık derste öğretmeni kıpır kıpır olduğunu dikkatinin dağınık ve özellikle aynı kişilerle oyun ve diğer etkinliklerde problen yaşadığını itip kaktığını bazan vurduğunu görmüş doktora götürün dediler psikologa gittik wisc-r testi uygulandı zeka seviyesinde problem yok ,psikolog bu yaşta bir çocuğa DEHB teşhisinin hemen konulamayacağını bunun gözlemler sonucunda konulabilecek bir teşhis olduğunu söyledi ve bize DEHB ile ilgili set halinde kitaplar verdi bu kitaplardaki her bir bölüm yaklaşık 1 saat sürüyor her sayfada farklı oyunlar var soru şeklişnde hepsine ayrı ayrı süreler veriliyor ,ğolum 1 saat boyunca hiç kıpırdamandan bunları zamanından önce tamamlayıp bitirebiliyor, dersleride daha iyi olmaya başladı fakadt okuldaki hareketliliği ve arkadaş problemleri devam ediyor ,öğretmen tekrar doktora gidin dedi,evde bu kadar hareketli değil,dans kursuna verdik ,diğer çocuklara kıyasla zor öğreniyor fakat zevk alıyor,okumayıda çabuk söktü fakat yazı yazmayı sevmiyor,ben şimdi tekrar doktora götürmek istemiyorum psikoloğumuz aradaım oda kural ,ödül ve ceza yani istenmeyen bir hareketi tekrar ettiğinde sevdiği bir şeyden mahrum etme yöntemini uygulamamı istedi şimdi öyle yapıcaz,fakat allerjik nezlemiz okula başladıktan sonra başladı bunuda belirtmek istedim

  128. merhabalar yazılanları okudum çok etkilendim,benim merak ettiğim nerufeedback yöntemi,bu yöntemi yapan ünlü bir dr.var istanbulda bu doktorla ilgili bilgisi olan varmı?bu yöntemin maliyeti ne kadardır?Seansları nekdar?bu yöntemden sonuç alanlar varmı?Dr.tanju SÜRMELİ İSATANBULDA YAŞAMPIOLİKLİNİĞİ,bilen varsa ve paylaşırsa çok sevinirim,kliniği aradım fakat ücret söylemiyorlar

  129. çocuğumda tourette denilen bir sendrom başladı,dünyada nadir görülen genetik bir rahatsızlıkmış,buna çare arıyoruz,drumuz ergenlikte geçebilir diyor risperdal kullanıyoruz ama çocukda unutkanlık başladı ,önceden süper bir hafızası oaln çocuk unutkan oldu matematikte zayıf okuması yavaş,bu çocuğa daha önce üstün zekalı tanısı konulmuştu risperdal ilç ve nerufeedback yöntemi hakkında maliyeti hakkında ve işe yararyıp yaramadığı hakkında bilgi paylaşımı yapmanızı rica ediyorum,nfback yöntemi acaba bir para tuzağı mı yan etkileri var mı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: